Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2018/2788 E. , 2022/6436 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/2788
Karar No : 2022/6436
Temyiz Eden (Davacı) : …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Teşkilatı
Vekili : Hukuk Müşaviri …
İstemin Özeti : İstihbarat uzmanı olarak görev yapan davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 657 sayılı Kanun’un 127. maddesinde öngörülen iki yıllık ceza verme zamanaşımı süresinin geçtiği, hak düşürücü nitelikteki süreler geçirildikten sonra tesis edilen işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu, kullanmadığı bir GSM hattını teşkilata bildirmesinin mümkün olmadığı, hiçbir terör örgütüyle ya da yasa dışı oluşumla ilgisinin bulunmadığı, 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin ilgili bentlerinde yer alan herhangi bir eyleminin olmadığı, telefon baz birlikteliklerinden terör örgütü üyesi olduğu sonucuna ulaşılamayacağı, savunma hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ….
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; FETÖ/PDY MİT mahrem yapılanmasında MİT imamı, temsilcisi, öğretmen ve öğrenciden oluşan dört katmanlı bir hiyerarşinin benimsendiği belirtilmiş, MİT imamı, F.GÜLEN’e doğrudan bağlı, onunla yüz yüze görüşme imkanı bulunan kişi; temsilci, MİT imamına doğrudan bağlı çalışan merkez ve bölge yapılanmalarının en başındaki yönetici; öğretmen, MİT bünyesinde görevli FETÖ/PDY mensupları ile doğrudan temas kurarak onları sevk ve idare eden sorumlu kişi; öğrenci ise kısa tabiriyle MİT içerisindeki FETÖ/PDY mensupları olarak tanımlanmış, MİT mahrem yapılanmasında öğrenci ile öğretmen-temsilci arasındaki temasların başlangıç yıllarında yüz yüze kurulduğu, ilerleyen yıllarda genişleyen yapı ile birlikte öğrenci-öğretmen-temsilci arasındaki görüşme/buluşma organizasyonlarının operasyonel hat (no name gsm veya patates hat olarak da sıklıkla tabir edilmektedir.) (Dipnot:Kullanıcısı ile bağ kurulamayacak yerli/yabancı şahıslar adına veya sahte isme açılmış, örgütsel faaliyetlerde kullanılan genellikle fazla ve uzun süreli görüşmesi olmayan GSM hatlarıdır.) vasıtasıyla yapılmaya başlandığı belirtilmiştir.
Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığınca yayımlanan FETÖ/PDY Sözlüğünde “operasyonel hatlar”, “…; genel olarak başkası adına kayıtlı ya da örgüt kontrolündeki kurum/kuruluş adına kayıtlı olan, abone bilgilerinden gerçek kullanıcısına kolaylıkla ulaşılamayan hatlardır. Örgüt operasyonel hat kullanma yöntemine sıklıkla başvurmaktadır. Bu yöntemde; genellikle yaklaşık 3 ayda bir yeni GSM hattı temin edilmekte ve eski hatla birlikte telefon cihazı da değiştirilmektedir. Telefonların değiştirilmesi sürecinde, eski telefonlar imha edilmekte ve parçalanarak farklı bölgelerdeki çöp kutularına vb. atılmaktadır. Bu işlerin kamera olmayan yerlerde yapılmasına dikkat edilmektedir. Teknolojik gelişmeleri yakından takip eden, tedbir ve gizliliğe çok önem veren örgüt mensuplarından özellikle ‘imam’ diye tabir edilen yönetici pozisyonundaki sorumlu örgüt mensupları bu yöntemi kullanmakta ve talimatları örgüt mensuplarına bu hatlar üzerinden iletmektedir.” şeklinde; “hususi”, “Fetullahçı terör örgütünün mahrem yapılanmaları dahilinde Yargı, Mülkiye, Emniyet ve MİT’te çalışan örgüt mensupları ile ilgilenen örgüt sorumlularını tanımlamak için kullanılan bir ifadedir. Mahrem ile aynı anlama gelmektedir.” şeklinde açıklanmıştır.
Davalı idare tarafından; “davacının gizli/operasyonel GSM hatları ile açık/bilinen GSM hattının şüpheye mahal bırakmayacak şekilde; Ankara’da birden çok yerde, aynı zaman dilimi içerisinde, aynı bazlardan birlikte sinyal aldıkları, ayrıca hafta sonu ve yıllık izinleri sırasında değişik tarihlerde bulunduğu farklı şehirler olan Aydın Merkez/İlçeleri ve yol güzergahları ile Rize/Çamlıhemşin-Ayder’de de aynı tarihlerde ve aynı zaman dilimlerinde, aynı bazlardan birlikte sinyal aldıkları, bu gizli/operasyonel hatlarıyla, örgüt üyeleriyle örgütsel temas ve iletişim kurduğu” yolundaki tespitlerin davacının terör örgütü ile irtibat ve/veya iltisaklı olduğunu gösterir delil niteliğinde olduğu ileri sürülmüştür.
Davalı idare tarafından, birinci savunma dilekçesi ile ileri sürülen davacı hakkındaki yukarıda yer verilen tespitler, “operasyonel hat”a ilişkin olarak yukarıda yer verilen açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu tespitlerin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu değerlendirilmiştir.
Diğer taraftan, UYAP ortamında yapılan incelemede;
… Cumhuriyet Başsavcılığının … soruşturma sayılı dosyasında şüpheli olarak ifadesine başvurulan …’nin ifadesinde, “…2012 tarihinden yakalandığım tarihe (28/07/2019) kadar MİT Mahrem Yapılanmasında, Merkez Teşkilatında bilişim alanında faaliyet gösteren teknik elemanların tamamından sorumlu olarak örgüt tabiriyle TEMSİLCİ olarak faaliyet gösterdim. Temsilci kavramı, örgüt yapılanmasında doğrudan o yapının en tepesindeki kişiye bağlı olan anlamında kullanılmaktadır…Bildiğim kadarıyla örgütün Emniyet Mahrem yapılanması SHU isimli akıllı telefon iletişim programını geliştirmişti, ben de MİT’le ilgilenen mahrem abilere (öğretmenler, temsilciler) ve mensuplarına kullanmaları için şifre ve kullanıcı adı temin ettim ve kullandık. Ayrıca bana bağlı faaliyet gösteren …, ÖzViber programını geliştirdi. Sadece 2013-2014 yılları arasında MİT mahrem yapılanması içerisinde kullanıldı…” şeklinde beyanda bulunduğu,
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının … soruşturma sayılı dosyasında şüpheli olarak ifadesine başvurulan …’nin ifadesinde, “…MİT’te göreve başladıktan sonra … ile gruplandırıldım. Sırasıyla … Kod …, … Kod …, … Kod … benimle ve … ile ilgilenmiştir.
Ben MİT’te çalıştığım süreç içerisinde …, …, …’nın doğrudan FETÖ/PDY irtibatının olduğunu gördüm, biliyorum…” şeklinde beyanda bulunduğu,
… isimli şahsın yargılandığı …. Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında, “…MİT mensubu …’un mahrem abi olan … ve …. ile irtibatlı olduğunun, mahrem abi …’ün sorumluluğundaki diğer Mit çalışanlarının da …, …, …., …., …, … isimli şahıslar olduğunun bildirildiği,…” tespitine yer verildiği görülmüş ve yukarıdaki tespitlerin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu değerlendirilmiştir.
Tüm bu anlatımlar ışığında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.