Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2018/2921 E. , 2021/2286 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/2921
Karar No : 2021/2286
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, Kocaeli Kadastro Mahkemesi hakimi olarak görev yapmakta iken 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı nedeniyle işlem tarihinden yaş haddinden emekliye ayrılması gereken tarihe kadar yoksun kaldığı maaşları tutarında maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı sonrası avukatlık mesleğini yapabilmek amacıyla istifa etmek zorunda kaldığı, istifa dilekçesi verilmemesi halinde hakkındaki ihraç kararının kesinleşeceği söylendiği için manevi olarak baskı altında istifa dilekçesi vermek zorunda bırakıldığı, istifa dilekçesi verdiği zaman diliminde yüzden fazla hâkim ve savcının istifa etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davacının yeniden inceleme talebi … tarih ve … sayılı kararla kabul edilerek hakkındaki meslekten çıkarma kararı kaldırıldığından ve meslekten çıkarma kararı kesinleşmeden istifa eden davacı kendi isteğiyle meslekten ayrıldığından ortada tazminat istemine dayanak teşkil edecek bir idari işlem bulunmadığı, davacının istifaya zorlandığı iddiasının gerçek dışı olduğu ve işbu davayı ilgilendiren bir yönünün bulunmadığı, kişilerin istifa etmelerinin kendi iradelerinin bir sonucu olduğu ve bu tercihin idareden tazminat talep etme gerekçesi yapılamayacağı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Davacının istifa talebinin kabul edildiği 16/05/2017 tarihinden yaş haddinden emekliye ayrılması gereken tarihe kadar maaşları tutarında maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden davanın reddi gerektiği, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına karar verilerek meslekten çıkarıldığı 03/04/2017 tarihi ile çekilme talebinin kabul edildiği 16/05/2017 tarihi arasındaki döneme ilişkin yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …’NUN DÜŞÜNCESİ : Dava, davacının Kocaeli Kadastro Mahkemesi hakimi olarak görev yapmakta iken 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin (6749 sayılı Kanun ile kanunlaşmıştır) 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilşkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakları ile 30.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin süre itirazı yerinde görülmemiştir
6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu’nun “Yeniden inceleme, itiraz ve yargı yolu” başlıklı 33. maddesinin 1. fıkrasında; “Genel Kurulun ilk defa aldığı kararlara karşı, Başkan veya ilgililer, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde, Genel Kuruldan yeniden inceleme talebinde bulunabilir, yeniden inceleme talebi üzerine verilen kararlar kesindir.” hükmüne yer verilmiştir.
08/03/2018 tarih ve 30354 sayılı (mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanan 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kabul edilen 23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ”Yargı Denetimi” başlıklı 11. maddesinin 2. fıkrasında ise; ”22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilenler, kararın kesinleşmesinden itibaren altmış gün içinde ilk derece mahkemesi olarak Danıştaya dava açabilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte incelenmesinden, yargı mensuplarının meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına ilişkin kararlara karşı dava açılabilmesi için bu kararların kesinleşmesi gerekmektedir. Kesinleşme ise on gün içinde yeniden inceleme talebinde bulunulması halinde HSK Genel Kurulunca yeniden inceleme talepleri hakkında bir karar verilmesiyle, ya da on gün içinde yeniden inceleme talebinde bulunulmaması halinde olacaktır. Dolayısıyla yargı mensuplarının, meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına ilişkin kararlara yönelik yeniden inceleme talebinde bulunmaları halinde, HSK Genel Kurulunca bu istem hakkında bir karar verilmesinin beklenmesi ve bu kararla kesinleşen meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karara karşı iptal davası veya iptal üzerine tam yargı davası açılması gerekmektedir.
Olayda, … tarih ve … sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla, yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebide anılan Kurul tarafından 31/05/2017 tarih ve 2017/684 sayılı kararla kabul edilerek meslekten çıkarma kararının kaldırıldığı, böylece kesinleşmiş bir meslekten çıkarma kararı bulunmadığından uğranılan bir zarardan da sözedilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Diğer yandan, davacı tarafından meslekten çekilme talebinde bulunulması üzerine bu talebi Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilmiştir.
Bu durumda, davacının yeniden inceleme talebinin Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilerek meslekten çıkarma kararının kaldırılmasına karar verilmiş olması karşısında, anılan karar nedeniyle yoksun kaldığı maddi haklarının davalı idare tarafından iade edilmesi gerektiği, iade edilmemesi halinde söz konusu parasal haklarının iadesi istemiyle ayrı bir dava açılabileceği de tabiidir.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 24/06/2021 tarihinde, davacı ve davacı vekili Av. … ile davalı idare vekili Av. …’nın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı, gelen taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmedi ve işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı Kocaeli Kadastro Mahkemesi hâkimi olarak görev yapmakta iken … tarih ve … sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir.
Diğer yandan, davacı tarafından 05/05/2017 tarihinde meslekten çekilme talebinde bulunulmuş ve davacının bu talebi Hâkimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilmiştir.
Öte yandan, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karşı 11/04/2017 tarihinde davacı tarafından yapılan yeniden inceleme talebi ise, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu tarafından … tarih ve … sayılı kararla kabul edilerek meslekten çıkarma kararı kaldırılmıştır.
Davacı tarafından, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı nedeniyle yoksun kaldığı işlem tarihinden yaş haddinden emekliye ayrılması gereken tarihe kadar maaşları tutarında maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun ‘Meslekten Çekilme’ başlıklı 51. maddesinde; “Hakim ve savcılar, Adalet Bakanlığına yazılı olarak başvurmak suretiyle mesleklerinden çekilme isteğinde bulunabilirler.
Çekilme isteğinde bulunan, isteğinin kabulüne kadar görevine devam eder; ancak, istem tarihinden itibaren bir ay içinde cevap gelmediği takdirde görevini bırakabilir.
Olağanüstü mazeretleri ile meslekten çekilenler, Adalet Bakanlığına bilgi vermek şartıyla bir ay kaydına tabi değildirler.
İzinsiz veya kabul edilir mazeretleri olmaksızın; görevlerini terkederek bu terki kesintisiz on gün devam ettirenler veya bir yılda toplam otuz gün göreve gelmeyenler meslekten çekilmiş sayılırlar.
Hakimler ve savcılar siyasi partilere giremezler, girenler meslekten çekilmiş sayılırlar.”, ‘Olağanüstü hallerde çekilmede usul ve genel olarak çekilmenin sonuçları’ başlıklı 52. maddesinde; “Olağanüstü hallerde, seferberlik ve savaş halinde o bölgelerde görevli hakim ve savcılar çekilme istekleri kabul edilmedikçe veya yerlerine atanacaklar gelip işe başlamadıkça görevlerini bırakamazlar.
Yukarıdaki fıkraya aykırı hareket edenler bir daha mesleğe alınmazlar ve kamu kurum ve kuruluşlarında görev alamazlar.”, hükümleri yer almıştır.
6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu’nun “Yeniden inceleme, itiraz ve yargı yolu” başlıklı 33. maddesinin 1. fıkrasında; “Genel Kurulun ilk defa aldığı kararlara karşı, Başkan veya ilgililer, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde, Genel Kuruldan yeniden inceleme talebinde bulunabilir, yeniden inceleme talebi üzerine verilen kararlar kesindir.” hükmüne yer verilmiştir.
667 sayılı KHK’nın değiştirilerek kabul edilmesine dair 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci fıkrası: “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen …hâkim ve savcılar hakkında hâkimler ve savcılar yüksek kurulu genel kurulunca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Bu kararlar, Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Görevden uzaklaştırılanlar veya görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir.” hükmü yer almıştır.
08/03/2018 tarih ve 30354 sayılı (mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanan 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kabul edilen 23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ”Yargı Denetimi” başlıklı 11. maddesinin 2. fıkrasında ise; ”22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilenler, kararın kesinleşmesinden itibaren altmış gün içinde ilk derece mahkemesi olarak Danıştaya dava açabilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte incelenmesinden, yargı mensuplarının meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına ilişkin kararlara karşı dava açılabilmesi için bu kararların kesinleşmesi gerekmektedir. Kesinleşme ise on gün içinde yeniden inceleme talebinde bulunulması halinde HSK Genel Kurulunca yeniden inceleme talepleri hakkında bir karar verilmesiyle, ya da on gün içinde yeniden inceleme talebinde bulunulmaması halinde olacaktır. Dolayısıyla yargı mensuplarının, meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına ilişkin kararlara yönelik yeniden inceleme talebinde bulunmaları halinde, HSK Genel Kurulunca bu istem hakkında bir karar verilmesinin beklenmesi ve bu kararla kesinleşen meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karara karşı iptal davası açılması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararına karşı 11/04/2017 tarihinde yeniden inceleme talebinde bulunulmuş, ancak yeniden inceleme talebinin sonuçlanması beklenmeden davacı tarafından 05/05/2017 tarihinde meslekten çekilme talebinde bulunulmuş ve davacının bu talebi Hâkimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilmiştir.
İstifa (çekilme) kişinin kendi isteği ile statüsünün sona erdirilmesi olarak tanımlanabilir. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun ‘Olağanüstü hallerde çekilmede usul ve genel olarak çekilmenin sonuçları’ başlıklı 52. maddesinde, olağanüstü hallerde hakim ve savcıların çekilme taleplerinin kabul edilmedikçe veya yerlerine atanacaklar gelip işe başlamadıkça görevlerini bırakamayacakları ve anılan hükme aykırı hareket edenlerin bir daha mesleğe alınmayacağı ve kamu kurum ve kuruluşlarında görev alamayacağı hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle hakim ve savcıların olağanüstü hallerde istifa talepleri, ancak çekilme taleplerinin kabulü halinde hüküm ve sonuç doğuracaktır.
Her ne kadar olayda, davacı tarafından istifa dilekçesi verilmemesi halinde hakkındaki ihraç kararının kesinleşeceği söylendiği için manevi olarak baskı altında istifa dilekçesi vermek zorunda bırakıldığı iddia edilmekte ise de, bu husus hukuken kabul edilebilir kanıtlarla ortaya konulamadığı gibi, sözkonusu istifa talebi sonrasında davacının bu talebinden vazgeçtiği yolunda davalı idareye herhangi bir başvurusunun da olmadığı, ayrıca görevinden ayrılma isteğine ilişkin dilekçenin davacı tarafından yazıldığı ve imzalandığı hususunun taraflar arasında çekişmesiz olduğu ve davacının kendi iradesi dışında düzenlediği yolunda bir kanıt bulunmadığı anlaşıldığından, davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.
Öte yandan, 11/04/2017 tarihinde davacı tarafından yapılan yeniden inceleme talebi ise, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu tarafından … tarih ve … sayılı kararla kabul edilerek meslekten çıkarma kararı kaldırılmış olup, davacı hakkında kesinleşmiş bir meslekten çıkarma kararı bulunmadığından, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı nedeniyle uğranılan bir zarardan da söz edilemeyecektir.
Bu nedenle, davacının istifa talebinin kabul edildiği 16/05/2017 tarihinden yaş haddinden emekliye ayrılması gereken tarihe kadar maaşları tutarında maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Diğer yandan, davacının yeniden inceleme talebinin Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilerek meslekten çıkarma kararının kaldırılmasına karar verilmiş olması karşısında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının 125. maddesinin son fıkrasında yer verilen “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür” hükmü uyarınca, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına karar verilerek meslekten çıkarıldığı 03/04/2017 tarihi ile çekilme talebinin kabul edildiği 16/05/2017 tarihi arasındaki döneme ilişkin yoksun kaldığı parasal haklarının davalı idare tarafından davacıya yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerekmektedir.
D) KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının istifa talebinin kabul edildiği 16/05/2017 tarihinden yaş haddinden emekliye ayrılması gereken tarihe kadar maaşları tutarında maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. … TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına karar verilerek meslekten çıkarıldığı 03/04/2017 tarihi ile çekilme talebinin kabul edildiği 16/05/2017 tarihi arasındaki döneme ilişkin yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden DAVANIN KABULÜ ile 03/04/2017 – 16/05/2017 tarihleri arasındaki döneme ilişkin yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine,
4. Davanın kısmen kabul kısmen ret ile sonuçlanması nedeniyle ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinden … TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, … TL’nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. … TL nispi harcın davacıya iadesine,
6. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işleri için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
8. Davacının manevi tazminat istemininde reddedilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesinin 4. fıkrası uyarınca duruşmalı işleri için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
9. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.