Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2018/4332 E. , 2022/7398 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/4332
Karar No : 2022/7398
Temyiz Eden (Davacı) : …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Teşkilatı / …
Vekili : Hukuk Müşaviri …
İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde daire başkan yardımcısı olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile anılan işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İdare Mahkemesince somut delillere dayanmaksızın davanın reddine karar verildiği, genel ve soyut ibarelerle kamu görevinden çıkarıldığı, olağanüstü hal dönemi kanun hükmünde kararnameleri ile kalıcı düzenlemeler getirilemeyeceği, ölçülülük ve kanunilik ilkelerinin ihlal edildiği, dava konusu işlemin disiplin hukukunun temel ilkelerine aykırı şekilde tesis edildiği, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunmadığı, hakkındaki ceza yargılamasının bekletici mesele yapılmamasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, Anayasa’da ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde yer alan tüm hakların ihlaline sebebiyet verildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının sübut bulduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Diğer yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacının; “silahlı terör örgütü üyesi olma” ve “siyasal veya askeri casusluk” suçlarından anılan suçları işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2. ve 328/1. maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verildiği, söz konusu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine …Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görülmüştür.
Bununla birlikte, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; FETÖ/PDY … mahrem yapılanmasında … imamı, temsilcisi, öğretmen ve öğrenciden oluşan dört katmanlı bir hiyerarşinin benimsendiği belirtilmiş, … imamı, F.GÜLEN’e doğrudan bağlı, onunla yüz yüze görüşme imkanı bulunan kişi; temsilci, … imamına doğrudan bağlı çalışan merkez ve bölge yapılanmalarının en başındaki yönetici; öğretmen, … bünyesinde görevli FETÖ/PDY mensupları ile doğrudan temas kurarak onları sevk ve idare eden sorumlu kişi; öğrenci ise kısa tabiriyle … içerisindeki FETÖ/PDY mensupları olarak tanımlanmıştır. …mahrem yapılanmasında öğrenci ile öğretmen-temsilci arasındaki temasların başlangıç yıllarında yüz yüze kurulduğu, ilerleyen yıllarda genişleyen yapı ile birlikte öğrenci-öğretmen-temsilci arasındaki görüşme/buluşma organizasyonlarının operasyonel hat (no name gsm veya patates hat olarak da sıklıkla tabir edilmektedir.) (Dipnot:Kullanıcısı ile bağ kurulamayacak yerli/yabancı şahıslar adına veya sahte isme açılmış, örgütsel faaliyetlerde kullanılan genellikle fazla ve uzun süreli görüşmesi olmayan GSM hatlarıdır.) vasıtasıyla yapılmaya başlandığı belirtilmiştir.
Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığınca yayımlanan FETÖ/PDY Sözlüğünde “operasyonel hatlar”, “…; genel olarak başkası adına kayıtlı ya da örgüt kontrolündeki kurum/kuruluş adına kayıtlı olan, abone bilgilerinden gerçek kullanıcısına kolaylıkla ulaşılamayan hatlardır. Örgüt operasyonel hat kullanma yöntemine sıklıkla başvurmaktadır. Bu yöntemde; genellikle yaklaşık 3 ayda bir yeni GSM hattı temin edilmekte ve eski hatla birlikte telefon cihazı da değiştirilmektedir. Telefonların değiştirilmesi sürecinde, eski telefonlar imha edilmekte ve parçalanarak farklı bölgelerdeki çöp kutularına vb. atılmaktadır. Bu işlerin kamera olmayan yerlerde yapılmasına dikkat edilmektedir. Teknolojik gelişmeleri yakından takip eden, tedbir ve gizliliğe çok önem veren örgüt mensuplarından özellikle ‘imam’ diye tabir edilen yönetici pozisyonundaki sorumlu örgüt mensupları bu yöntemi kullanmakta ve talimatları örgüt mensuplarına bu hatlar üzerinden iletmektedir.” şeklinde; “hususi”, “Fetullahçı terör örgütünün mahrem yapılanmaları dahilinde Yargı, Mülkiye, Emniyet ve MİT’te çalışan örgüt mensupları ile ilgilenen örgüt sorumlularını tanımlamak için kullanılan bir ifadedir. Mahrem ile aynı anlama gelmektedir.” şeklinde açıklanmıştır.
Davalı idare tarafından; ” davacı tarafından kullanılan açık bilinen GSM hattı ile kendi adına kayıtlı olmayan ve aynı zamanda Teşkilata da bildirmediği GSM hattının, davacının sadece görevli olduğu şehirlerle sınırlı kalmayıp, izinlerine tekabül eden dönemlerde gittiği farklı şehir ve mahallerde de, mevcut baz istasyonlarından aynı tarih ve saatlere denk gelecek şekilde birlikte sinyal verdiği, İdareye bildirmediği gizli/operasyonel hat üzerinden FETÖ/PDY’nin ‘hususi’ abilerinden olan iki ayrı şahsa ait yine örgütsel amaçla kullanılan gizli/operasyonel hat arasında çok sayıda görüşme kaydının bulunduğu, yine bu hat üzerinden sağladığı irtibatları arasında görevden alınan FETÖ/PDY mensubu savcı, kaymakam gibi çeşitli meslek mensubu şahıslar ile anılan örgütün Teşkilatımız uzantılarından olan ve kamu görevinden çıkarılan diğer personelin bulunduğu” yönündeki tespitlerin davacının terör örgütü ile irtibat ve/veya iltisakı bulunduğunu gösterir delil niteliğinde olduğu ileri sürülmüştür.
Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; “… dosyaya kazandırılan HTS kayıtları, operasyonel/gizli hat konusuna ilişkin düzenlenen mezkur bilirkişi raporları ile … teftiş kurulu raporunda; sanığın …mahrem yapılanmasında faaliyet gösteren hususi abiler ile operasyonel/gizli hat üzerinden görüşmeleri olduğu yönünde … ayrıntılı tespitler, tüm dosya kapsamı ile birlikte nazara alındığında, sanığın Teşkilata bildirdiği … numaralı açık/bilinen GSM hattı ile bildirmeden kullandığı belirlenen … adına kayıtlı … numaralı GSM hattının birliktelik analizleri neticesinde, sanığın bahse konu gizli/operasyonel hat üzerinden ayrı bir iletişim ağı içerisinde hareket ederek …mahrem imamlarıyla örgütsel irtibat kurduğunun anlaşıldığı, belirtildiği üzere …teftiş kurulu raporunda, bu konudaki ayrıntılı teknik saptamanın, bilirkişi raporundaki tespitler ve tanık anlatımları ile de örtüştüğü … Sonuç olarak, mezkur tanıkların beyanları, teftiş kurulu raporu ile bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından sanığın, bahse konu gizli/operasyonel hattı kullandığı ve bu hat üzerinden … mahrem imamları ile ayrı bir temas kurmak suretiyle örgütsel iletişim içerisine girdiğinin anlaşıldığı …” tespitleri, “operasyonel hat”a ilişkin olarak yukarıda yer verilen açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu tespitlerin davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu değerlendirilmiştir.
Yine anılan Ağır Ceza Mahkemesi kararında; “… mahrem yapılanmasının teşkilinde rol alan sanığın, örgütün izlediği stratejik hedefler doğrultusunda teşkilata yerleştirildiği, Teşkilat bünyesine sızdırıldıktan sonra, yakalandığı tarihe kadar düzenli bir şekilde … mahrem imamlarıyla görüştüğü, bu cümleden olarak; dönemin … mahrem imamı …, …mahrem imamlarından … kod …, … kod … ve …kod … ile düzenli ve periyodik görüştüğü, iş bu görüşmelerin mahrem imamlarla yüz yüze, bazen de örgütsel iletişime tahsis edilen gizli/operasyonel hat üzerinden yapıldığı, sanığın görüşmelerde çalıştığı Teşkilat, çalışma konuları, Teşkilat personeli ve amirleri hakkında bildiği, öğrendiği her şeyi mahrem abilerine aktarmak amacıyla kurum bünyesinden temin ettiği, sanığın mahrem imamlarına bilgi aktarmasının yanında düzenli olarak himmet ödediği, örgütsel anlamda … kod adını kullandığı, bu suretle sanığın, örgütün mahrem imamlarına bağlı, mahrem yapılanma hiyerarşisinde ‘öğrenci’ konumunda faaliyette bulunduğu, örgütün ideolojisini benimseyerek dahil olduğu bu hiyerarşik yapısı içerisinde yine örgütün belirlediği olgunluğa ulaşması akabinde FETÖ/PDY mahrem hizmetler yapılanmasında öğrenci konumda üst konumlarda bulunan mahrem abileri ile bilgi aktarımı için görüşmeler yaptığı, bağlı olduğu hususi abiler arasında devredildiği … sanığın … önce mahrem imamlara aktarmak üzere Teşkilat, teşkilat çalışanlarının şahsi, ailevi bilgileri dahil olmak üzere kullandıkları araç plakaları, eğilimleri ve dünya görüşlerine varıncaya kadar tüm biyografik bilgilerin; müdür ve daire başkan vekilliği unvanlı görevlerinin sağladığı avantajı da kullanarak güvenlik istihbaratı konularında başta PKK olmak üzere teşkilatın sahip olduğu bilgileri, MİT’in gerek PKK, gerekse görev gereği takip ettiği diğer gruplar hakkındaki çalışmalarını, örgütlere, gruplara sızdırdığı elemanların bilgilerini bilhassa MİT’in, PKK içerisinde bilgi aldığı, irtibatlı olduğu şahısların isim, kod isim, yürüttükleri faaliyet şeklinde ulusal güvenliğimizi birebir ilgilendiren tüm gizli bilgileri mahrem imamlara aktarmak amacıyla temin ettiği …” gerekçesine yer verildiği görülmüştür.
Tüm bu anlatımlar ışığında, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler ile Ceza Mahkemesi kararında yer alan davacı hakkındaki yukarıdaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden bu aşamada yatırılması gerekmeyen ancak davacı tarafından yatırılan …-TL temyiz yoluna başvurma harcının davacı üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen …-TL temyiz karar harcı ile kullanılacak posta giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2022 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.