Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2018/4360 E. , 2022/7848 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/4360
Karar No : 2022/7848
Temyiz Eden (Davacı) : …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Kurumu / …
Vekili : Hukuk Müşaviri …
İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde kamu denetçiliği uzmanı olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve E…. sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Mahkemelerce eksik incelemeyle hukuka ve hakkaniyete aykırı karar verildiği, 17/25 Aralık sürecinden sonra FETÖ/PDY ile ilişkisini kestiği, hakkında hiçbir ceza soruşturması yok iken Başsavcılığa müracaat ederek ilişkisi olduğu dönemle ilgili bildiklerini anlattığı, hakkındaki ceza soruşturmasının dava konusu işlem tarihinden sonra açılmış olması nedeniyle anılan soruşturmanın hükme esas alınamayacağı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, Devlet aleyhine hiçbir faaliyetinin bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan, İdare Mahkemesi kararında; ” … davacının durumunun incelenmesi üzerine … çocuklarının FETÖ/PDY terör örgütü finansmanı olan Asya Katılım Bankası’nda hesabının bulunduğu … ” şeklinde hüküm kurulmuş ise de, dava dosyası içeriğinde böyle bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından İdare Mahkemesince bu ifadenin sehven yazıldığı kanaatine varılmış olup bu husus bozma nedeni olarak görülmemiştir.
Diğer taraftan, İdare Mahkemesince davacı hakkında “FETÖ/PDY – İtiraf beyanı – silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan ceza soruşturmasının devam etmesi hususu ret kararına gerekçe olarak esas alınmış ise de, davacı hakkında anılan suçtan yürütülen ceza soruşturmasının sadece bu haliyle FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bunlarla birlikte, davacı hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen … tarihli ve Soruşturma No:…, Esas No:… ve İddianame No:… sayılı iddianamede yer alan; ” … Şüphelinin 17/11/2017 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına kendiliğinden gelerek beyanda bulunduğu, şüphelinin beyanında; 2004 yılında örgüt ile İzmir ilinde tanıştığını, 2014 yılında açık kimlik ve adres bilgilerini veremediği örgüt içerisinde yer alan H. isimli kişinin ikametinde bulunduğu sırada yine örgüt içerisinde bulunan R. isimli bir kadının, bylock uygulaması yüklediğini, toplantıları öğrenebilmek için kendisini bylock grubuna eklediklerini, 2015 yılından itibaren FETÖ/PDY silahlı terör örgütünden tamamen koptuğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. … ” tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.