Danıştay Kararı 5. Daire 2018/4909 E. 2022/7442 K. 24.10.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2018/4909 E.  ,  2022/7442 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/4909
Karar No : 2022/7442

Temyiz Eden (Davacı) : …
Vekili : Av. ..

Karşı Taraf (Davalı) : … Üniversitesi Rektörlüğü
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Davacı tarafından, İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsünde uzman doktor olarak görev yapmakta iken 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4/1-(d) ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4/8-(f) maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarihli ve … sayılı Üniversite Yönetim Kurulu işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle uğradığı zararın tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen …. İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarihli ve E:…., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, savunma hakkı kullandırılmaksızın işlem tesis edildiği, Bank Asya’da bulunan hesabına ait işlemlerde şüpheli bir durumun söz konusu olmadığı, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturacak herhangi bir delil veya belgenin ortaya konulmadığı, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Anayasa’ya aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyize konu kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi Bölge İdare Mahkemesince kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatının bulunup bulunmadığının, bu hususa ilişkin tespitler üzerinden değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Oysa İdare Mahkemesi tarafından davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatına yönelik tespitler üzerinden değerlendirme yapılmadan ”…davalı idare tarafından yukarıda yer verilen mevzuat kapsamında yapılan değerlendirme sonucu FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı olduğu kanaatine ulaşılan davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamıştır…” gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bununla birlikte davacı, 06/01/2017 tarihli ve 29940 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 679 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle de kamu görevinden çıkarılmış olup; davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarihli ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın, … İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararıyla, ”…. Ağır Ceza Mahkemesi’nin E…, K… sayılı kararı ile davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle hapis cezası ile cezalandırıldığı ve davanın istinaf aşamasında olduğu… …Anılan Mahkeme kararının tetkikinden, davacının, … numaralı GSM hattı ile FETÖ/PDY terör örgütünün örgüt içi kriptolu haberleşme sistemi olarak kullanılan ByLock programına 12/08/2014 ile 28/01/2015 tarihleri arasında 3527 kez girdiğinin tespit edildiği… …FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığı… …çocuğunun FETÖ/PDY ile iltisaklı özel okulda kaydının olduğu…” gerekçeleriyle reddine karar verildiği ve anılan kararın Dairemizin 24/10/2022 tarihli ve E:2022/9872, K:2022/7437 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği görülmüştür.
Ayrıca, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen …. Ağır Ceza Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararında, “… BTK’dan gelen internet HTS (CGNAT) içeriklerine göre, ilk tespitin yapıldığı 12/08/2014 tarihinden son tespitin yapıldığı 28/01/2015 tarihine kadar … IMEI numaralı cihaz ile Bylock için kiralandığı belirlenen … numaralı hedef IP’ye toplamda 3527 kez sinyal alıp vermek suretiyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerinin bir kısmı tarafından kullanılan Bylock isimli programa örgütün talimatıyla dahil olup kullandığının tespit edildiği, kullanıcıya ait Bylock kimlik tespit ve değerlendirme tutanağına göre, … ID sayılı kullanıcı olduğu anlaşılan sanığın Bylock kullanıcı adının ismi ile uyumlu olarak “…”, uygulama giriş şifresinin “…” olduğunun tespit edildiği, … User ID’nin kullandığı … nolu GSM hattının sanık tarafından çeşitli kurumlara irtibat numarası olarak verildiği, diğer yandan dosya kapsamındaki 06/02/2019 tarihli MASAK raporuna göre sanığın örgütün finans kurumu olan Bank Asya nezdinde hesaplarının bulunup bu hesaplarını yüksek bakiye tutarları ile kullandığı…” yönünde tespitlere yer verildiği görülmüştür.
Bu durumda, … İdare Mahkemesi ile … Ağır Ceza Mahkemesi kararlarındaki yukarıda yer verilen tespitler değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/10/2022 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.