Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2018/4996 E. , 2022/6915 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/4996
Karar No : 2022/6915
Temyiz Eden (Davacı) : …
Vekili : Av…
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Hava Kuvvetleri Komutanlığının … tarih ve … sayılı ”resen kamu görevinden çıkarma” konulu emri ile bildirilen Milli Savunma Bakanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Herhangi bir terör örgütü ile ilgisinin bulunmadığı, istihbari verilere dayanılmasının Anayasa’nın ilgili hükümlerine aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan;
”…Sanık aşamalardaki savunmalarında örgüt ile bir bağının olmadığını, 2012-2013 tarihinde kendisini … olarak tanıtan kişinin kendisini arayarak iletişime geçmek istediğini sohbet adı verilen toplantılara çağırdığını, … ile bir kaç defa görüştüğünü ancak toplantılara gitmediğini, …’nün cep numarasından mı yoksa sabit hatlardan mı aradığını hatırlamadığını, ne iş yaptığını bilmediğini, sabit hatlardan yapılan aramaları açmadığı için diğer aramaların kimin tarafından yapıldığını bilmediğini beyan etmiş ise de sanığın telefon numarasının yukarıda belirtildiği şekilde örgüt mahrem hizmet sorumlusu tarafından hem şifrelenmek hem de perdelenmek suretiyle aranmış olmasının, sanığın savunmasının aksine arayan kişi ile sanığın örgütsel toplantıların yer ve zamanını belirlemek için görüştüklerine işaret ettiği, aramaların gizlenmesinin de bu görüşmeleri gizlemeye yönelik olduğu, diğer bir anlatımla sanığın örgüt toplantılarına katıldığı kanaatine varılarak suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmemiştir.
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün “mahrem hizmetler” adı altında Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde büyük bir gizlilik içerisinde yapılandığı, TSK da görevli asker şahıslardan sorumlu örgüt elemanlarının örgüt mensubu asker şahıslar ile yüz yüze, bakkal, market ve büfelerdeki kontörlü telefon ya da ankesörlü telefonlar vasıtasıyla örgütsel buluşma öncesi buluşma yapılacak yerin ve zamanının tespiti amacıyla irtibat kurdukları. sanığında Konya ilinde bulunan ankesör ve /veya kontörlü sabit hatlardan 2013-2015 ve 2016 yıllarında bir çok defa arandığı, 01.04.2015 tarihindeki aramanın … isimli asker ile ardışık şekilde olduğu, yine sanık arandıktan sonra Konya’nın alan kodu 332 numarasının arandığı ayrıca sanığın kullandığı telefon numarasının rakamlarına iki ilave edilmek suretiyle mahrem hizmet sorumlusu tarafından aramanın da yapıldığı ve bu uygulamaları örgütün gizliliği sağlamak adına perdeleme yöntemi olarak kullandığı…” tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan yürütmenin durdurulması istemine ilişkin harcın istemi halinde davacıya iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.