Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2018/5139 E. , 2022/7439 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5139
Karar No : 2022/7439
Temyiz Eden (Davacı) : …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalılar) : 1- … Bakanlığı / …
Vekili: Av. …
2- … Genel Müdürlüğü / …
Vekili: Hukuk Müşaviri …
İstemin Özeti : Davacı tarafından, Sultanbeyli Tapu Müdürlüğünde bilgisayar işletmeni olarak görev yapmakta iken 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4/1-(f) maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarihli ve … sayılı Bakanlık Olurunun iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hiçbir illegal yapı ve oluşum içerisinde olmadığı, dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturacak herhangi bir delil veya belgenin ortaya konulmadığı, savunma hakkı kullandırılmaksızın işlem tesis edildiği, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Anayasa’ya aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı … Bakanlığının Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı … Genel Müdürlüğünün Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım istemi kabul edilerek ve Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatının bulunup bulunmadığının, bu hususa ilişkin tespitler üzerinden değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Oysa İdare Mahkemesi tarafından davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatına yönelik tespitler üzerinden değerlendirme yapılmadan ”…davalı idare tarafından yukarıda yer verilen mevzuat kapsamında usulüne uygun olarak araştırma ve incelemenin yapıldığı, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı değerlendirilerek tesis edilen işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı…” gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bununla birlikte davacı, 01/09/2016 tarihli ve 29818 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle de kamu görevinden çıkarılmış olup; davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarihli ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın, … İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararıyla, ”…davacının; ceza mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verildiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt içi haberleşme programı olan ByLock iletişim sistemini kullandığı, örgütle iltisaklı Bankasya isimli bankadaki mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana getirdiği, bu verilerin yanı sıra örgütle irtibatlı yayın organına muhtelif ödemelerde bulunduğu…” gerekçeleriyle reddine karar verildiği ve anılan kararın Dairemizin 24/10/2022 tarihli ve E:2021/6336, K:2022/7436 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği görülmüştür.
Ayrıca, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararında, “…Dosyada mevcut teşhislere, teşhis beyanının ayrıntılı ve detaylı anlatımlara dayanmasına, kolluk araştırma tutanağına, Bylock bilgisine, diğer beyan ve delillere itibarla sanığın örgütün ceza infaz kurumu yapılanmasında faaliyetleri bulunduğu, örgüt üst yöneticileri ile sohbet adı altında örgüt toplantılarına katıldığı, örgütsel manada talimat doğrultusunda BYLOCK programını kullandığı, örgüt içerisinde üye konumunda olduğu,sanığın Bank Asya katılım bankasındaki hesabı kullandığı, örgüte müzahir yayın organlarına abone olduğu, örgüte ait dersanelerde ve yurtlarda çalıştığı, örgüte müzahir derneğe üye olduğu…” yönünde tespitlere yer verildiği görülmüştür.
Bu durumda, … İdare Mahkemesi ile … Ağır Ceza Mahkemesi kararlarındaki yukarıda yer verilen tespitler değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/10/2022 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.