Danıştay Kararı 5. Daire 2018/5269 E. 2022/7241 K. 18.10.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2018/5269 E.  ,  2022/7241 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5269
Karar No : 2022/7241

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : …
Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : … uzmanı olarak görev yapmakta iken 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … Bakanlığının 06/09/2016 tarihli işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında kamu görevinden çıkarma işlemi tesis edilmeden önce kendisine savunma hakkı tanınmadığı, idarece hakkında yapılan FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı olduğu yolundaki değerlendirmenin somutlaştırılmadığı, idari yargı mercilerince de anılan tespitlerin hukuka uygunluk yönünden değerlendirilmediği, davalı idare tarafından dosyaya sunulan belgelerde her ne kadar eşiyle ilgili tespitlere yer verilmiş ise de, suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince anılan hususların kendisi aleyhine kullanılamayacağı, yasal olarak faaliyet gösteren ve hatta Devlet teşviği sağlanan özel okula gitmenin suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesi gereği dava konusu işleme dayanak alınamayacağı, istihbari amaçlı toplanan bilgilerin yasalara uygun elde edilmiş olsalar dahi amaçları dışında kullanılamayacağı, OHAL Kanun Hükmünde Kararnameleri ile ancak OHAL dönemi ve konusu ile ilgili düzenlemeler yapılabilmesi mümkün olduğu halde OHAL süresini aşan tedbirler alınmasının hukuka aykırı olduğu, anılan KHK’nın TBMM tarafından süresinde onaylanmadığı, bu nedenle dava konusu işlemin hukuki dayanağının kalmadığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde güvence altına alınan birçok temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davalı idare tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan;
“…Gizli tanık …’un soruşturma aşamasında teslim ettiği Micro SD kart içeriğinin sanıkla ilgili kısmının yapılan incelemesinde; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün emniyet mahrem yapılanması içinde “…” kod adı ile … bölgesinde ÖĞRETMEN olarak görev yaptığı, elde edilen dijital materyallere göre C vasfında tanımlandığı… FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün emniyet mahrem yapılanması içerisinde “C” vasfıyla öğretmen olarak görev yapan mahrem imamların örgüt üyesi polis memurlarıyla birebir ilgilenen, toplantılar yapan ve örgütsel talimatları doğrudan ileten örgüt üyeleri olduğu ve sanığın da bu vasıf ve tanımlı görev kapsamında örgüt hiyerarşisi içerisinde emniyet teşkilatında görevli, kendisinin sorumluluğunda bulunan polis memurlarına sohbetler verdiği, toplantılar düzenlediği, örgütsel talimatları ilettiği anlaşılmıştır…. sanığın… ByLock programını, … numaralı gsm hattı ile “…,…” nolu IP adresleri üzerinden 01.01.2014 – 01/01/2017 tarihleri arasında 5542 kez aktif şekilde kullandığı, bu durumun CGNAT- HTS kayıtları, … ID nolu Bylock tespit ve değerlendirme tutanağı ve Bylock hakkında aldırılan bilirkişi raporu ile sabit olduğu anlaşılmıştır…gizli tanık …’dan ele geçen sd kart içeriğinde yapılan incelemede sanığın kod adının “…” olduğu, sanığa ait … ID nolu Bylock tespit ve değerlendirme tutanağında yapılan incelemede ise kullanıcı profil bilgileri kısmında adının “…” olarak yer aldığı anlaşılmakla elde edilen kayıtların birbiriyle örtüştüğü ve uyumlu olduğu…” yolundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde davacının örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı, örgütün emniyet mahrem yapılanması içinde polis memurlarından sorumlu öğretmen konumunda bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.