Danıştay Kararı 5. Daire 2018/5292 E. 2022/7242 K. 18.10.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2018/5292 E.  ,  2022/7242 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5292
Karar No : 2022/7242

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : … Başkanlığı / …
Vekili : …
İstemin Özeti : İstihbarat uzman yardımcısı olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İdari soruşturma esnasında da belirttiği üzere kendisine ait olmayan B.E. adına kayıtlı olduğu bildirilen GSM hattının kendisi tarafından kullanılmadığı, adı geçen şahsı tanımadığı, suçlamalara dayanak verilerin kendisine gösterilmediği, dava konusu işlemin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğu iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının sübut bulduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi Bölge İdare Mahkemesince kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra, davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Diğer yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla, davacının; “silahlı terör örgütü üyesi olma” ve “siyasal veya askeri casusluk” suçlarından anılan suçları işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2. ve 328/1. maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verildiği, söz konusu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görülmüştür.
Bununla birlikte, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararında; FETÖ/PDY MİT mahrem yapılanmasında MİT imamı, temsilcisi, öğretmen ve öğrenciden oluşan dört katmanlı bir hiyerarşinin benimsendiği belirtilmiş, MİT imamı, F.GÜLEN’e doğrudan bağlı, onunla yüz yüze görüşme imkanı bulunan kişi; temsilci, MİT imamına doğrudan bağlı çalışan merkez ve bölge yapılanmalarının en başındaki yönetici; öğretmen, MİT bünyesinde görevli FETÖ/PDY mensupları ile doğrudan temas kurarak onları sevk ve idare eden sorumlu kişi; öğrenci ise kısa tabiriyle MİT içerisindeki FETÖ/PDY mensupları olarak tanımlanmıştır. MİT mahrem yapılanmasında öğrenci ile öğretmen-temsilci arasındaki temasların başlangıç yıllarında yüz yüze kurulduğu, ilerleyen yıllarda genişleyen yapı ile birlikte öğrenci-öğretmen-temsilci arasındaki görüşme/buluşma organizasyonlarının operasyonel hat (no name gsm veya patates hat olarak da sıklıkla tabir edilmektedir.) (Dipnot:Kullanıcısı ile bağ kurulamayacak yerli/yabancı şahıslar adına veya sahte isme açılmış, örgütsel faaliyetlerde kullanılan genellikle fazla ve uzun süreli görüşmesi olmayan GSM hatlarıdır.) vasıtasıyla yapılmaya başlandığı belirtilmiştir.
Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığınca yayımlanan FETÖ/PDY Sözlüğünde “operasyonel hatlar”, “…; genel olarak başkası adına kayıtlı ya da örgüt kontrolündeki kurum/kuruluş adına kayıtlı olan, abone bilgilerinden gerçek kullanıcısına kolaylıkla ulaşılamayan hatlardır. Örgüt operasyonel hat kullanma yöntemine sıklıkla başvurmaktadır. Bu yöntemde; genellikle yaklaşık 3 ayda bir yeni GSM hattı temin edilmekte ve eski hatla birlikte telefon cihazı da değiştirilmektedir. Telefonların değiştirilmesi sürecinde, eski telefonlar imha edilmekte ve parçalanarak farklı bölgelerdeki çöp kutularına vb. atılmaktadır. Bu işlerin kamera olmayan yerlerde yapılmasına dikkat edilmektedir. Teknolojik gelişmeleri yakından takip eden, tedbir ve gizliliğe çok önem veren örgüt mensuplarından özellikle ‘imam’ diye tabir edilen yönetici pozisyonundaki sorumlu örgüt mensupları bu yöntemi kullanmakta ve talimatları örgüt mensuplarına bu hatlar üzerinden iletmektedir.” şeklinde; “hususi”, “Fetullahçı terör örgütünün mahrem yapılanmaları dahilinde Yargı, Mülkiye, Emniyet ve MİT’te çalışan örgüt mensupları ile ilgilenen örgüt sorumlularını tanımlamak için kullanılan bir ifadedir. Mahrem ile aynı anlama gelmektedir.” şeklinde açıklanmıştır.
Davalı idare tarafından; ” davacının Teşkilata bildirmediği gizli/operasyonel bir GSM hattı bulunduğu, açık/bilinen GSM hattı ile gizli/operasyonel hattının birlikte hareket ettiği ve aynı baz istasyonlarından beraber sinyal aldığı, tesadüfi olamayacak kadar yoğun olan bu birlikteliğin şahsın ikametinin bulunduğu yahut görevli olduğu mahallerin yanısıra, mazeret iznini ve yıllık izinlerini geçirdiği mahallerde de değişik tarihlerde sürdüğü, davacının bahse konu gizli/operasyonel GSM hattının FETÖ/PDY’nin hususi abilerinden olan “S.Z.” ile çok sayıda temas ve iletişimi bulunduğu” yönündeki tespitlerin davacının terör örgütü ile irtibat ve/veya iltisakı bulunduğunu gösterir delil niteliğinde olduğu ileri sürülmüştür.
Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararında yer alan; “…Bilirkişi … tarafından düzenlenen 27/01/2020 tarihli raporda “… … tarafından kullanıldığı belirtilen A.G. aboneliği … ve operasyonel hat olarak kullandığı belirtilen B.E. adına kayıtlı … ….. … numaralı GSM hatlarının 01.11.2011-30.06.2013 tarihleri arasında GSM hatlarının özellikle … numaralı hattın iletişim için açıldığı süre zarfında birlikte hareket ettiği, … numaralı GSM hattının iletişim dışında kapalı halde tutulduğu, hattın iletişim için açıldığı süre zarfında … … tarafından kullanıldığı belirtilen A.G. aboneliği … numaralı GSM hattı ile Ankara il ve ilçeleri, İstanbul ve Samsun illerinde birlikte hareket ederek ikincil bir hat olarak … tarafından kullanıldığı değerlendirilmiş ise de takdiri Sayın Mahkeme Başkanlığınıza aittir.” şeklinde hususların belirtildiği,
…Sanık hakkında FETÖ/PDY kapsamında Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığınca yürütülen idari soruşturma neticesinde düzenlenen mezkur teftiş kurulu raporunda da, operasyonel/gizli GSM hattı kullandığı, bu hat üzerinden örgüt MİT mahrem imamlarıyla müteaddit defalar irtibat kurduğu hususunun mütalaa edildiği, Mahkememizin talebi doğrultusunda düzenlenen bilirkişi raporunda, sanığın, teftiş kurulu raporuna konu … numaralı hattın operasyonel/gizli hat olarak sanık tarafından kullanıldığı yönünde teknik tespitlere varıldığı, nihayet; tanık S.Z.’nin aşamalarda alınan beyanlarında, örgütsel faaliyet içinde oldukları dönemde sanık ile irtibat kurmak amacıyla nomane(operasyonel hat), SHU ve VİBER SANAL numaraları verdiğini cihetindeki beyanları ile sanığın ikrar nitelikli ifadeleri birlikte nazara alındığında, sanığın, Teşkilatta görev yaptığı dönemde, MİT mahrem imamlarıyla irtibat kurmak amacıyla ayrıca kendisine verilen mezkur operasyonel/gizli GSM hattını kullandığı…” tespitleri, “operasyonel hat”a ilişkin olarak yukarıda yer verilen açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu tespitlerin davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu değerlendirilmiştir.
Yine anılan Ağır Ceza Mahkemesi kararında; “…Dosyada mevcut MİT Teftiş Kurulu raporu ve teşkilatın cevabi yazıları, bilirkişi raporu, tanıkların mezkur anlatımları ve sanığın ikrari nitelikli savunmaları, ile diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu Mahkememizce kabul edilen sanığın, örgüt ile temasının 2011 yılında bünyesine katıldığı MİT’ten önce lise yıllarında başladığı, münasebet içerisinde olduğu bu örgütün amaçları doğrultusunda 2011 yılında MİT’e katıldığı, eğitim dönemini müteakiben 2011-2016 yılları arasında Teşkilatın Ankara ünitesinde teknik istihbarat konularında ve diğer merkez ünitelerinde görev yaptığı, mezkur dönemde örgütün MİT mahrem yapılanması içerisinde “öğrenci” konumunda faaliyete bulunarak, örgüt hiyerarşisinde üstü konumunda olan mahrem abileri ile belirli periyotlar içerisinde yüz yüze bazen de örgütün gizli iletişim programları ve araçları (SHU, Viber, gizli/operasyonel hat) kurulan iletişim marifetiyle paylaşımda bulunmak amacıyla teşkilata ilişkin gizli bilgileri temin ettiği, …sanığın, 2011 yılında Teşkilatın eğitim ünitesinde (kurs evresi) 2011-2016 yılları arasında teşkilatın Ankara merkez üniletinde teknik istihbarat konularında ve diğer merkez ünitelerde görev yaptığı, MİT’e katılmadan önce BTK’da uzman olarak çalıştığı dönemde, MİT mahrem yapılanmasında MİT mahrem temsilcisi … kod S.Z.’nin altında öğretmen konumunda, örgüt mensubu MİT çalışanlarının takibini yaptığı onlarla düzenli olarak görüşüp teşkilat hakkında bilgi aldığı, daha sonra örgüt tarafından izlediği stratejik amaçlar doğrultusunda teşkilata sızdırıldığı, mahrem yapıda öğrenci konumunda faaliyete bulunduğu bu dönemde örgütün MİT mahrem yapılanmasında temsilci olarak nitelendirilen mahrem imamlar … kod A.Ö., … kod S.Z. ve öğretmen konumunda faaliyette bulunan … kod A.Ö. ile belirlemiş oldukları periyotlar içerisinde düzenli görüştüğü, bu kapsamda sanığın, Teşkilatın eğitim, eğitime katılan şahıslar şeklinde kurs evresine ilişkin bilgileri, bilahare atandığı teknik ünitedeki bilgileri, üzerinde çalıştığı konuları, teşkilat çalışanlarındaki bilgileri, düzenli ve periyodik takibi altında olduğu mezkur mahrem imamlara aktarmak amacıyla temin ettiği, yine dosya kapsamıyla açık bir şekilde anlaşıldığı üzere sanığın bu örgütsel faaliyetini yüz yüze görüşmenin yanında örgütün tahsis ettiği gizli haberleşme programları ve araçları (SHU,VİBER,gizli/operasyonel hat) üzerinden de yaptığı, …” gerekçesine yer verildiği görülmüştür.
Tüm bu anlatımlar ışığında, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler ile Ceza Mahkemesi kararında yer alan davacı hakkındaki yukarıdaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.