Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2019/5747 E. , 2022/10010 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5747
Karar No : 2022/10010
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı
Vekili : …
İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine, vekalet ücretine ilişkin davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye ödenmesine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa’nın 129. maddesine aykırı olarak savunma hakkı tanınmadan, soruşturma yürütülmeden ve adil yargılanma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, KHK eki listede ismine yer verilmek suretiyle somut hiçbir delil gösterilmeden terör örgütü üyesi olmakla suçlandığı, genel düzenleyici işlem görünümü altında bireysel işlem tesisine yol açan meslekten çıkarma kararının usulünce tebliği gerekirken bu hak ve yükümlülüğün ortadan kaldırılarak bireysel işlemden haberdar edilmemesinin hukuka aykırı olduğu, kamu görevinden çıkarılmaya ilişkin usul ve esasların Anayasa ve kanunlarda düzenlendiği, bu usul ve esaslara uyulmaksızın tesis edilen işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY ile bağını gösteren hiçbir somut delil bulunmadığı, savunma hakkının tam olarak kullanılabilmesi için aleyhindeki isnadı tam ve eksiksiz olarak bilmesi gerektiği, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararnamenin OHAL KHK’sı niteliğinin bulunmadığı, bu nedenle Anayasa’ya aykırı olduğu ve Anayasa Mahkemesi’ne götürülmesi gerektiği, disiplin cezalarının kanun hükmünde kararnameler ile belirlenemeyeceği, dava konusu işleminin ölçülü olmadığı, kanun hükmünde kararname metninde kamu görevinden çıkarılmasının gerekçesi olarak eylemlerinin örgüt ile üyelik, mensubiyet, iltisak ve irtibat şeklinde tarif edilen seçimlik durumlardan hangisine girdiğinin belirtilmediği, bu nedenle işlemin sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararında yer alan; “…Sanığın … numaralı hattı üzerinden, ele geçirilemeyen … İmei numaralı telefonla ve ”… ‘ kullanıcı adı, … İD ve yine ”…” şifre (dosya kapsamındaki sanığa ait nüfus kayıtlarından anlaşılacağı üzere sanığın 58 plaka numaralı Sivas ili nüfusuna kayıtlı olduğu, sanığın isim ve soyisminin ilk kısmının birleşiminin ”… ” olduğu, sanığın Ziraat Mühendisi olmadan önceki mesleğinin Laborantlık olduğu ve sanığın doğum tarihinin 1978 olduğu görülmüştür.) ile ayrıntıları … Ceza Dairesinin … tarih ve … Esas, … Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere teknik özellikleri, indirilmesi, dahil olunması ve kullanılması itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan kapalı devre kriptolu iletişim ve haberleşme programı olan ByLock adlı programı kullandığı ve bu pograma giriş yaptığının belirlendiği, bu hususun yukarıda belirtilen gerek BTİK kayıtları gerek KOM Daire Başkanlığından alınan Bylock kayıtlarıyla gerek BAZ bilgilerinin de örtüşmesi karşısında sabit bulunmuştur…” tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı tespit edilen davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.