Danıştay Kararı 5. Daire 2019/6055 E. 2022/8754 K. 17.11.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2019/6055 E.  ,  2022/8754 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/6055
Karar No : 2022/8754

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Hukuk Müşaviri …

İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde komiser yardımcısı olarak görev yapmakta iken, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve …. sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile Danıştay Beşinci Dairesinin 30/05/2022 tarih ve E:2019/6055 sayılı Hakimin Reddi İsteminin Geri Çevrilmesine İlişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Disiplin mevzuatına uyulmadan ve savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, Devlete sadakat yükümlülüğüne aykırı davranmadığı, Bylock tespitinin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu, OHAL Komisyonunun etkili bir iç hukuk yolu olmadığı, Anayasa’da ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde düzenlenen çekirdek hakların, gerekçeli karar hakkının, ölçülülük ilkesinin, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Öte yandan Danıştay 5. Daire Başkan ve Üyelerinin karara katılmasının doğal hakim ilkesine aykırı olduğu, kararın tarafsız bir heyet tarafından verilmesi gerektiği öne sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Danıştay Beşinci Dairesinin Reddi Hakim İsteminin Geri Çevrilmesine Dair Kararının Temyiz İstemi Yönünden;
2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 25. maddesinde, ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülen davalarla ilgili nihai kararların Danıştayda temyiz yoluyla inceleneceği ve karara bağlanacağı kuralı yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, temyiz aşamasında Danıştay Beşinci Dairesi Başkanı ve Üyelerinin reddi istenilmiş ise de, söz konusu dilekçede 6100 sayılı Kanun’un 36. maddesinde sayılan hakimin reddi sebeplerinden hiçbirine yer verilmediği, dolayısıyla Danıştay Beşinci Dairesi Başkanı ve Üyelerinin reddini gerektirecek yasal sebeplerin bulunmadığı gerekçesiyle 30/05/2022 tarihli kararla reddi hakim talebinin geri çevrildiği, bu kararın davacı vekilince temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı Kanunun anılan hükmü uyarınca, ancak Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece olarak verdikleri nihaî kararları temyiz edilebileceğinden, hakimin reddi talebinin geri çevrilmesi yönündeki karara yönelik temyiz isteminin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.

Uyuşmazlığın Esasına Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesi
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Bu itibarla, İdare Mahkemesince verilen ret kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve Bölge Adliye Mahkemesi ile Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle 06/10/2022 tarihinde kesinleşen … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan;
“…hem By Lock’a tahsisli İP’lere erişim ve baz bilgilerini içerir BTK yazısı hem de 21/07/2017 tarihli Tespit ve Değerlendirme Tutanağı içeriğiyle sabit olduğu, sanığın İD numarasının … ,kullanıcı adının …, şifresinin … olduğu, … ibaresinin tam olarak ne anlama geldiği belirlenememiş ise de şifre olarak kendi adını kullandığı, By Lock listesinde yer alan şahıslardan … İD numaralı kimliği belirlenemeyen şahsın sanığın öğretmen iken meslek lisesinde metal öğretmeni olmasından mülhem “metal” adını verdiği, listesinde yer alan …’ın sanığa sanığın adı olan … adını verdiği, sohbet abisi olan …’ın, sorumlu olduğu sohbet gruplarına sayısal kodlar verdiği, sanığın da dahil olduğu gruba 13 kodunu verdiği, … İD numaralı sanık tarafından vefa, bir kısım kullanıcılar tarafından … rosterı (kullanıcı adı) verilen şahsın sanığı kendi adıyla … olarak adlandırdığı, 4.sayfada yer alan yazışmada sanığın …’a “devrem gelmişsin hiç haber vermiyon” “cihan abi senle görüşmek istiyormuş” “Eagle dan sana ulaşamadığı için söylememi istedi” ,”ben de bylocku açık dedim” şeklinde yazışmalarının bulunduğu görülmüştür …” tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı tespit edilen davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle,
1- Danıştay Beşinci Dairesinin reddi hakim isteminin geri çevrilmesine ilişkin 30/05/2022 tarih ve E:2019/6055 sayılı kararının temyiz istemi yönünden İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesi kararının temyiz istemi yönünden, yukarıda belirtilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından esasa ilişkin temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/11/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.