Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2019/6348 E. , 2022/10019 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/6348
Karar No : 2022/10019
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : …
Vekili : Av….
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı
Vekili : …
İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak ve ek gerekçeyle reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: ByLock kullanıcısı olmadığı, ByLock verilerinin yasa dışı delil niteliğinin bulunması nedeniyle hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, iltisaklı basın kuruluşuna yapılan ödemenin hangi amaçla yapıldığının Mahkemelerce araştırılmadığı, yetkili makamların izinleri ile faaliyet gösteren bir bankaya para yatırmasının suç teşkil etmediği, yasal bir sendikaya üye olunmasının kamu görevinden çıkarılmaya gerekçe yapılamayacağı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı hareket edildiği, örgütle iltisak ve irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi tarafından, davacının (FETÖ/PDY) silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, böylece davacının kesinleşmiş mahkeme kararı ile anılan terör örgütüyle üyelik düzeyindeki ilişkisinin varlığı tespit edildiğinden, kesin hüküm nedeniyle kamu görevinden çıkarılmayı gerektiren diğer delillerin incelenmesine gerek kalmaksızın dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiş ise de, davalı idarece 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin gerekçesi olarak, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönündeki değerlendirme gösterilmiştir. Anılan komisyon tarafından yapılan bu değerlendirmenin, davalı idarece dosyaya sunulan tespitlerle birlikte ceza yargılamasında terör örgütüne üyelikten mahkumiyete esas alınan davacı hakkındaki maddi tespitler de birlikte dikkate alınarak idari yargı yerlerince incelenmesi gerektiği açıktır.
Bu bağlamda, Dairemiz tarafından yapılan temyiz incelemesi neticesinde, komisyon kararı ve idare mahkemesi kararında davacı hakkında yer verilen tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve Bölge Adliye Mahkemesi ile Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle 28/02/2019 tarihinde kesinleşen … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; “…Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğünün Bylock kaydı sorgu yazılarında sanığın fiilen kullandığı … ve … nolu GSM hatlarında bylock kaydı bulunduğunun belirtildiği, Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğünün ”bylock mesaj içerikleri, bylock IP bağlantı ve baz bilgilerine” ilişkin cevabi yazı ve eklerinden anlaşılacağı üzere bylock kullanıcı adının ”…”, şifrenin ” …” olduğu, ‘…” numaralı ID’nin ekli başka kullanıcılar tarafından ”… abi, … ” şeklinde kaydedildiği, bu anlamda bylock kullanımına ilişkin verilerin sanık ile uyumlu olduğu, yine Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğünün ”bylock mesaj içerikleri, bylock IP bağlantı ve baz bilgilerine” ilişkin cevabi yazı ve eklerinden anlaşılacağı üzere (… numaralı hatta ilişkin olarak) 13/01/2015-17/02/2016 tarihleri arasında Biga-Çan-Lapseki/Çanakkale adreslerinde toplamda 8240 defa; (… numaralı hatta ilişkin olarak) 03/10/2015-17/12/2015 tarihleri arasında Biga/Çanakkale adreslerinde toplamda 301 defa bylock IP adresi ile bağlantı kurulduğu, bu anlamda, sanığın bylock kullanımına ilişkin bağlantı tarihi, bağlantıyı yapan IP adresinin ve hangi tarihler arasında kaç kez bağlantı yapıldığının tespit edildiği, …. Ceza Dairesinin … tarih ve … Esas, … Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere bu bilgilerin sanığın özel bir iletişim sisteminin bir parçası olduğunun tespiti için yeterli olduğu, sanığın ”…2015-2016 yıllarında Çanakale’nin Biga ilçesinde oturuyordum…” şeklindeki beyanı dikkate alındığında bylock kullanımına ilişkin baz verilerinin sanık ile uyumlu olduğu, ayrıca bylock IP adresi ile 8240 ve 301 defa olmak üzere oldukça yüksek sayıda bağlantı kurulmuş olması dikkate alındığında bylock tespitinde teknik bir hata olması ihtimalinin ortadan kalktığı,…” tespitleri ile anılan ceza yargılamasında yer verilen diğer maddi tespitler birlikte değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varıldığından, Bölge İdare Mahkemesi tarafından davacının kesinleşmiş mahkeme kararıyla anılan terör örgütü ile üyelik düzeyindeki ilişkisinin varlığı tespit edildiğinden, kamu görevinden çıkarılmayı gerektiren diğer delillerin incelenmesine gerek kalmaksızın dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmesinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.