Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2019/6415 E. , 2021/2256 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/6415
Karar No : 2021/2256
DAVACI : …
DAVALI : … Kurulu / …
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Davacının, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına karşı Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesine yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin …tarih ve K:…sayılı kararına karşı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kuruluna yapılan itirazın reddine ilişkin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından dava konusu karar tesis edilirken savunma hakkının kısıtlandığı, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan bilgi ve belgelerin devlet sırrı niteliğinde olmadığı, mükerrer soruşturma yapıldığı belirtilerek dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan bilgi ve belgelerin devlet sırrı niteliğinde olduğu, anılan belgelerde yer alan kişilerin deşifre olmaları durumunda can ve mal güvenliklerinin tehlikeye girebileceği, bu durumun terörle mücadelede zaafiyet yaratacağı, soruşturmanın usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı hakkında tesis edilen işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Davacının eyleminin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varılarak subuta eren eylemi nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …’İN DÜŞÜNCESİ : Dava; Zonguldak C. Savcısı iken Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılan ve bu karara yönelik yeniden inceleme talebi de aynı Dairenin 28/03/2019 tarih ve E:2017/225, K:2019/314 sayılı kararıyla reddedilen davacı tarafından, anılan karara ilişkin itirazının reddine dair Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararın iptali istemiyle açılmıştır.
2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun “Meslekten çıkarma cezası” başlıklı 69.maddesinin 1. fıkrasında “Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.” hükmü; anılan maddenin son fıkrasında da, “Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir.” hükümlerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, terör örgütü FETÖ/PDY ile mensubiyet, irtibat ve iltisakı olduğu tespit edilerek Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarihli ve …sayılı kararı ile meslekten ihraç edilen ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarihli ve …sayılı kararı ile ihraç kararı kesinleşen davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesince yapılan incelemede, ilgilinin Erzurum C. Başsavcı Vekili olarak görevli bulunduğu sırada …Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK 250. maddesi ile görevli) …sırasına kayden yürütülen soruşturma sonucunda düzenlenen …tarih ve …esas sayılı iddianame ekine, gizli kalması gereken “Devlet sırrı” niteliğini haiz bilgileri koymak suretiyle bunların ifşa olmasına ve bu suretle Devletin terörle mücadelesinin zafiyete uğramasına neden olduğunun tespit edildiği ve söz konusu fiili mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğünden, Hâkimler ve Savcılar Kurulu …Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla meslekten çıkarma cezası verildiği, bu karara yönelik yeniden inceleme talebinin de aynı Dairenin 28/03/2019 tarih ve E:2017/225, K:2019/314 sayılı kararıyla reddedildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazın ise Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla reddedildiği anlaşılmaktadır.
İncelenen olayda; Erzurum eski C. Savcısı …L tarafından Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK 250. maddesi ile görevli) …sırasına kayden yürütülen bir soruşturma sırasında dosya ekinde bulunan harddisk içerisinde yer alan ve bölgede görevli haber elemanlarının kimlik bilgileri, telefon bilgileri, otomobil plakaları, açık adresleri, eş ve çocukları ile ilgili bilgileri ve bağlı oldukları asker kişilerin isim, rütbe ve telefon numaralarını içeren muhbir listelerini ve jandarmanın bölgedeki istihbarat yapılanmasını gösterir belgelerin dosya arasında bırakıldığı; eylem tarihinde Erzurum C. Başsavcı Vekili sıfatıyla, ilgili C. Savcısı … üzerinde denetim ve gözetim yetkisini haiz bulunan davacı …’ın ise, soruşturmayı yürüten ilgili C. Savcısının açıkça hukuka aykırılık teşkil eden bu işlem veya eylemlerine göz yumduğu, adı geçenle eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ettiği, iddianamenin kabul edilmesiyle aleni hale geleceğini bilmesine rağmen muhbir listelerini ve jandarmanın bölgedeki istihbarat yapılanmasını gösterir belgeleri, söz konusu iddianamenin ekine koymak suretiyle, gizli kalması gereken bilgileri ifşa ettiği ve bu suretle Devletin terörle mücadelede zafiyete uğramasına neden olduğu dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır.
Hâkimlik ve savcılık mesleğini ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerektiği, toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebinin, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı ve güvenden de kaynaklandığı, yargı görevini yerine getiren kişilerin, adaleti gerçekleştirdikleri kadar bunu görüntü olarak da sağlamalarının icap ettiği, yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılı olduğu, hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarları olduğu, bu mesleğin saygınlığı ve onuru hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade ettiği, Hukuk Devletinin, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve saygınlığını korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumlu olduğu, bu nedenle, yasa koyucunun, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından, meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.
Davacının Erzurum C. Başsavcı Vekili olarak görevli bulunduğu sırada Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK 250. maddesi ile görevli) …sırasına kayden yürütülen soruşturma sonucunda düzenlenen …tarih ve …esas sayılı iddianame ekine, gizli kalması gereken “Devlet sırrı” niteliğini haiz bilgileri koymak suretiyle bunların ifşa olmasına ve bu suretle Devletin terörle mücadelesinin zafiyete uğramasına neden olduğu yönündeki tespitlerin, yürütmekte olduğu mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu açık olduğundan, davacının bu durum gözetilerek 2802 sayılı Yasanın 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin olarak Hâkimler ve Savcılar Kurulu …Dairesi’nce verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda, bu karara yönelik yeniden inceleme talebinin reddi yönünde aynı Dairece alınan 28/03/2019 tarih ve E:2017/225, K:2019/314 sayılı kararda ve anılan karara ilişkin itirazın reddine dair Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca verilen …tarih ve E:…, K:… sayılı kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacının yargı mensubu olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca Hâkimler ve Savcılar Kurulu …Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmıştır.
Anılan karara yapılan yeniden inceleme talebinin Hâkimler ve Savcılar Kurulu …Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine bu karara karşı yapılan itiraz Hâkimler ve Savcılar Genel Kurulu’nun …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Hâkimler ve Savcılar Genel Kurulu’nun …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Diğer yandan, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve yasaklanan gizli bilgilerin taksirle açıklanması suçlarından ceza davaları açıldığı ve …. Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, Yargıtay … Ceza Dairesinin (ilk derece) …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verilerek adli para cezasına çevrildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 68. maddesinde “Yer Değiştirme Cezası”, bulunulan bölgenin en az bir derece altındaki bir bölgeye o bölgedeki asgari hizmet süresi kadar kalmak üzere atanmak suretiyle görev yerinin değiştirilmesi olarak tanımlanmış olup, maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde, kusurlu ve uygunsuz hareket ve ilişkileri ile mesleğin şeref ve nüfuzu ile şahsi onur ve saygınlığını yitirmek; (b) bendinde, yaptıkları işler veya davranışlarıyla görevini doğru ve tarafsız yapamayacağı kanısını uyandırmak, (c) bendinde, hatır ve gönüle bakarak veya kişisel duygulara kapılarak görev yaptığı kanısını uyandırmak, (d) bendinde, göreve dokunacak surette ve kendi kusurlarından dolayı meslektaşlarıyla geçimsiz ve dirliksiz olmak, (e) bendinde, madde tayin ve deliller elde edilmemiş olsa bile, rüşvet aldığı veya irtikapta bulunduğu kanısını uyandırmak, (f) bendinde, doğrudan doğruya veya aracı eliyle hediye istemek ve görev sırasında olmasa dahi çıkar sağlamak amacı ile verilen hediyeyi kabul veya iş sahiplerinden borç istemek veya almak, yer değiştirme cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
Anılan Yasa’nın “Meslekten Çıkarma Cezası” başlıklı 69. maddesinin birinci fıkrasında; “Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.”, son fıkrasında; “Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 27/06/2006 tarih ve 315 sayılı kararıyla kabul edilip benimsenen ve tüm hakim ve savcılara duyurulan Bangalor Yargı Etiği İlkeleri’nin 2.1. maddesinde, “Hakim, yargısal görevlerini tarafsız, önyargısız ve iltimassız olarak yerine getirmelidir.”; 2.2. maddesinde, “Hâkim, mahkemede ve mahkeme dışında, yargı ve yargıç tarafsızlığı açısından kamuoyu, hukuk mesleği ve dava taraflarının güvenini sağlayacak ve artıracak davranışlar içerisinde olmalıdır.”; 3.2. maddesinde, “Hakimin hal ve davranış tarzı, yargının doğruluğuna ilişkin inancı kuvvetlendirici nitelikte olmalıdır. Adaletin gerçek anlamda sağlanması kadar gerçekleştirildiğinin görüntü olarak sağlanması da önemlidir.”, 4.2. maddesinde, “Kamunun sürekli denetim sujesi olarak hâkim, normal bir vatandaş tarafından sıkıntı verici olarak görülebilecek kişisel sınırlamaları kabullenmeli ve bunlara isteyerek ve özgürce uymalıdır. Hâkim, özellikle yargı mesleğinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranmalıdır.” şeklinde ilkelere yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun meslekten çıkarma cezası yaptırımını düzenleyen 69. maddesinin son fıkrasında yer alan “hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiiller” ibaresi ile kasdedilen eylem ve davranışların ne olduğu hususu, yoruma açık ve soyut olarak düzenlenmiştir.
Yasa’nın 68. ve 69. maddesinde düzenlenen fiiller arasında önemli ölçüde benzerlikler, öngörülen cezalar arasında hukuki etki ve sonuçları bakımından önemli farklar bulunmaktadır. Her iki madde birlikte değerlendirildiğinde; 68. maddenin, yargı mensubunun kendi kişisel saygınlığını yitirmesi sonucunu doğuracak eylemleri cezalandırmayı, 69. maddenin ise, yargı mensubunun kendi kişisel – özel mesleki saygınlığını yitirmesi durumundan daha ağır bir şekilde kamuoyu nezdinde hakimlik-savcılık mesleğinin saygınlığını bozacak nitelikte eylem ve davranışları cezalandırmayı amaçladığı sonucuna varılmıştır.
Hâkimlik ve savcılık mesleği, kariyer bir meslek olup, bu görevi ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan güvenden de kaynaklanmaktadır. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile eş orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin onur ve şerefi; hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder.
Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, kanun koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.
Olayda, Erzurum eski C. Savcısı O.Ş. tarafından Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK 250. maddesi ile görevli) 2010/329 sırasına kayden yürütülen bir soruşturma sırasında dosya ekinde bulunan harddisk içerisinde yer alan ve bölgede görevli haber elemanlarının kimlik bilgileri, telefon bilgileri, otomobil plakaları, açık adresleri, eş ve çocukları ile ilgili bilgileri ve bağlı oldukları asker kişilerin isim, rütbe ve telefon numaralarını içeren muhbir listelerini ve jandarmanın bölgedeki istihbarat yapılanmasını gösterir belgelerin dosya arasında bırakıldığı; eylem tarihinde Erzurum C. Başsavcı Vekili sıfatıyla, ilgili C. Savcısı O.Ş’nin üzerinde denetim ve gözetim yetkisini haiz bulunan davacı …’ın ise, soruşturmayı yürüten ilgili C. Savcısının açıkça hukuka aykırılık teşkil eden bu işlem veya eylemlerine göz yumduğu, adı geçenle eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ettiği, iddianamenin kabul edilmesiyle aleni hale geleceğini bilmesine rağmen muhbir listelerini ve jandarmanın bölgedeki istihbarat yapılanmasını gösterir belgeleri, söz konusu iddianamenin ekine koymak suretiyle, gizli kalması gereken bilgileri ifşa ettiği ve bu suretle Devletin terörle mücadelede zafiyete uğramasına neden olduğu, yaptığı iş ve davranışlarıyla görevini doğru ve tarafsız yapamayacağı kanısını uyandırdığından bahisle düzenlenen soruşturma raporuna istinaden davacının, mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak şekilde davranışlarda bulunduğu kanaatine varılmak suretiyle hakkında meslekten çıkarma cezası verildiği anlaşılmıştır.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davacı hakkında yürütülmüş olan soruşturma kapsamında ortaya konulan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının Erzurum C. Başsavcı Vekili olarak görevli bulunduğu sırada Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK 250. maddesi ile görevli) …sırasına kayden yürütülen soruşturma sonucunda düzenlenen …tarih ve …esas sayılı iddianame ekine, gizli kalması gereken “Devlet sırrı” niteliğini haiz bilgileri koymak suretiyle bunların ifşa olmasına ve bu suretle Devletin terörle mücadelesinin zafiyete uğramasına neden olduğu yönündeki tespitlerin, yürütmekte olduğu mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu açık olduğundan, tarafsızlığının sorgulanmasına sebep olduğu, bu şekilde davacıya isnat edilen eylemin, kendi kişisel saygınlığını yitirmesi durumundan daha ağır bir şekilde kamuoyu nezdinde hakimlik-savcılık mesleğinin saygınlığını yitirmesi sonucunu doğuracak nitelik ve ağırlıkta olduğu, dolayısıyla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrasında belirtilen meslekten çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçuna uyduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davacının eylemi, “mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte” olduğundan, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca verilen meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu …Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin Hâkimler ve Savcılar Kurulu …Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Genel Kurulu’nun …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
D) KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Posta gideri avansından varsa artan tutarın, kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen …TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 23/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.