Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2019/6633 E. , 2021/5056 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/6633
Karar No : 2021/5056
DAVACI :…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av.. …
2- … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, Denizli Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde hakkında iyi olarak düzenlenen 23/11/2007 tarihli hal kağıdının “Kişisel ve Sosyal Özellikleri” bölümünün 4.,5.,6.,7. ve 10. hanelerine takdir edilen notlar ile 24/01/2007 günlü, 26413 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin 89. maddesinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI:
Dava konusu hâl kağıdının ön yüzünde bulunan “Kişisel ve Sosyal Özellikleri” bölümünün 4, 5, 6 ve 7. hanelerine 9; 10. hanesine ise 8 not takdir edildiği, 2005 yılında hakkında düzenlenen hâl kağıdında ise aynı hanelere 10 ve 9 not takdir edildiği, hiçbir gerekçe gösterilmeksizin 2007 yılında söz konusu hanelere düşül not verildiği,, iki yıl içerisinde ilgili hanelere takdir edilen notun değişmesi için herhangi bir durum olmadığı, notun düşürülmesindeki tutarsızlığın delillendirilmesi gerektiği, hâl kağıdının “Kişisel ve Sosyal Özellikleri” bölümünün düzenlenmesinde maddi bilgi ve belgeden çok kişisel gözlemlerin değerlendirilmesine ihtiyaç duyulduğu, uygulanan notlu sisteme göre takdir olunan puanların hâkim ve Cumhuriyet savcılarını gözleme açısından her zaman sağlıklı sonuçlar doğurmadığı, puanlamada 10 puanın altında ve 7 puanın üzerinde hangi kritere göre not takdir edildiğinin hiçbir zaman anlaşılamadığı, bu durumun da Adalet Müfettişlerini subjektif davranmasına neden olabileceği, müfettişlerin tam puanın altında not takdir etmeleri halinde açıklayıcı gerekçelerini göstermeleri gerektiği, hakkında tanzim edilen 2007 yılı hâl kağıdının söz konusu hanelerinin objektiflikten uzak bir şekilde düzenlendiği, özellikle 20 yıllık meslek hayatında mesaisini aksattığına dair hiçbir bulgu yok iken tam notun altındaki takdirin gerekçesiz olduğu, Teftiş Tüzüğü’nde sadece hâl kağıdından bahsedildiğini, hâl kağıdının nasıl düzenleneceği hususunun ise Yönetmeliğe bırakıldığını ancak Teftiş Yönetmeliği’nde de takdire dayalı notların hangi kriterlere göre tespit edileceği hususunun yer almadığı, bu adaletsizliğin giderilmesinin tek yolunun ise Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin 89. maddesinin iptalinden geçtiği, hâl kağıdı tanziminde notlu sistemden vazgeçilerek yazılı açıklamalı hale dönülmesinin ve olumsuzluk içeren bilgilerin de kanaat bölümünde delilleriyle birlikte açıklanmasının en sağlıklı yöntem olacağı iddia edilerek hakkında düzenlenen 2007 yılı hâl kağıdının “Kişisel ve Sosyal Özellikleri” bölümünün 4, 5, 6, 7 ve 10 nolu hanelere verilen notlar ile Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin 89. maddesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
DAVALILARIN SAVUNMASI:
Hakimler ve Savcılar Kurulunun Savunmasının Özeti : Dava konusu düzenlemenin Anayasa’ya ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu hükümlerine uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Adalet Bakanlığının Savunmasının Özeti : Dava konusu düzenlemelerin Anayasa’ya ve 2802 sayılı Kanun hükümlerine uygun olduğu, bu nedenle davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin 89. maddesi yönünden davanın reddi, davacı hakkında düzenlenen 23.11.2007 tarihli müfettiş hal kağıdının dava konusu bölümlerinin iptali gerekeceği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI DANIŞTAY SAVCISI …’NIN DÜŞÜNCESİ :Dava; davacının, Denizli Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde hakkında iyi olarak düzenlenen 23/11/2007 tarihli hal kağıdının “Kişisel ve Sosyal Özellikleri” bölümünün 4.,5.,6.,7. ve 10. hanelerine takdir edilen notlar ile 24/01/2007 günlü, 26413 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin 89. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır. Anayasa’nın dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 144. maddesinde, hakim ve savcıların görevlerini; kanun, tüzük, yönetmeliklere ve genelgelere (Hakimler için idari nitelikteki genelgelere) uygun olarak yapıp yapmadıklarını denetleme görev ve yetkisi Adalet Bakanlığının iznine bağlı olarak adalet müfettişlerine verilmiş bulunmaktadır.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 24. maddesinde de; adalet müfettişlerinin, denetimleri sırasında inceledikleri belgelere ve gözlemlerine dayanarak hakim ve savcılar hakkında düzenleyecekleri hal kağıtlarının ilgilinin gizli sicil dosyasına konulmak üzere Teftiş Kurulu Başkanlığına gönderileceği öngörülmüştür. Madde metnine göre, hal kağıtları adalet müfettişleri tarafından yapılan denetim sonucunda hakim ve Cumhuriyet savcıları hakkında düzenlenmekte olup, adalet müfettişinin denetim sırasında incelediği belgelere ve gözlemlerine dayanmaktadır.
24/01/2007 günlü, 26413 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin “Hal kağıdının düzenlenmesi” başlıklı 88. maddesinde; hal kağıtları düzenlenirken, objektif ölçüler içinde kalınarak gizliliğe riayet olunmasına özen gösterileceği, ilgililer hakkında sağlam ve güvenilir kaynaklara dayanılarak ciddi ve titiz inceleme yapılacağı, tefahhusatın olumsuzluk içermesi halinde bu durumun gerektiğinde hal kağıdının ilgili bölümünde mümkün olduğu kadar kaynak gösterilerek anlatılacağı belirtilmiş, “Hal kağıtları hakkındaki genel ilkeler” başlıklı 89. maddesinde de; hal kağıtlarının, kimlik bölümünün Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-3 sayılı formda yer alan açıklama, kalan kısımlar içinse Yönetmelik ekindeki ilgili formlar esas alınarak tanzim edileceği, hal kağıtlarının, ilgilinin kimliği, kişisel ve sosyal özellikleri, mesleki bilgi ve çalışması, gerekiyorsa açıklama, müfettişin kanaati ve sonuç bölümlerinden oluşacağı, hal kağıdı formlarının düzenlenmesinde kişisel ve sosyal özellikleri ve mesleki bilgi ve çalışması bölümlerinde ayrı ayrı 100 üzerinden not takdir edileceği, kişisel ve sosyal özellikleri bölümüne ait bütün hanelerinin değerlendirmeye tabi tutularak doldurulmasının zorunlu olduğu, mesleki bilgi ve çalışması bölümünde sıfat yetki ve iş bölümüne göre ilgilinin sadece baktığı işle ilgili olan hanelerin değerlendirmeye tabi tutulacağı, bu bölümdeki bütün hanelerin doldurulamaması halinde not dağılımının Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-4 sayılı formda gösterilen formüle göre yapılacağı, hal kağıtlarının kişisel ve sosyal özellikleri bölümünde verilen notun sonuç bölümünde sadece rakam ve yazı ile belirtileceği ve derece kısmında değerlendirmesinin yapılmayacağı, mesleki bilgi ve çalışması bölümünde belirtilen notların toplamının sonuç bölümünde rakam ve yazı ile yazılacağı, verilen bu nota göre derecelendirme yapılacağı, hal kağıdının müfettişlik mührü ile mühürlenerek imzalanacağı, mesleki çalışma ve başarısı bölümündeki notların ise, 49 ve aşağısının zayıf, 50-69 arasında olanın orta, 70-84 arasında olanın iyi, 85-100 arasında olanın da pekiyi kabul edilerek, ilgilinin mesleki bilgi ve çalışmasının belirleneceği ve bu hususun hal kağıdının sonuç bölümünün derece kısmına yazılacağı, müfettişin gerekli gördüğü izahat ve kanaatin, müfettişin kanaati ve sonuç, gerekiyorsa açıklama bölümünde belirtileceği, orta ve zayıf not takdir edilen hal kağıtlarında gerekli görülen açıklamalar yapılıp, dayanak belgelerin de ilave edileceği, eklerin hal kağıdının açıklama bölümünde gösterileceği, kuvvetli delil bulunmayan inceleme ve soruşturma konularına hal kağıdında değinilmeyeceği kurala bağlanmıştır.
Bu düzenlemelerden anlaşıldığı üzere, müfettiş hal kağıtları; her denetimden sonra düzenlenen, ilgili hakim-savcının o dönem içindeki kişisel ve sosyal özellikleri ile meslekî bilgi ve çalışmasını yansıtan ve tüm bu hususların müfettişlerce değerlendirilmesinden sonra oluşan hukuki bir belgedir. Hal kağıtlarında yer alan bölümler, ilgili hakim-savcının her türlü atama, yükselme ve sair özlük işlerinde esas alınmakta, ayrıca hakkında tesis edilecek idari tasarruflarda dayanak alınabilmektedir.
Dava konusu düzenleme, ilgililerin başarı durumları, ehliyet ve liyakatlarının, görev sırasında tutum ve davranışlarının, kişilik yapılarının değerlendirilmesinde tam not üzerinden derecelendirme sistemi benimsenmiş olup iş bölümüne göre ilgilinin sadece baktığı işle ilgili hanelerin değerlendirmeye tâbi tutulması nedeniyle doldurulmayan hane için öngörülen puanının diğer hanelere paylaştırılmak suretiyle tam puan üzerinden değerlendirmenin sağlandığı görülmekle,düzenlemenin objektif değerlendirme esasını zedeleyen ve sırf bu hesaplama şekli nedenle ilgili aleyhine sonuç yaratacak etkide olmadığı anlaşılmakla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Müfettiş hal kağıtlarında kanaatin oluşmasına etki eden hususların somut bilgi ve belgeye dayandırılma zorunluluğu ise, “idari işlemin objektifliği” ilkesinin sonucudur.
Davacının hal kağıdındaki dava konusu hanelerinde puan düşüklüğünü açıklar gerekçenin yer almadığı,mesleki bilgi ve çalışması yönünden yapılan değerlendirmenin dayanağı olan öneriler listesinde gösterilen eksiklerin hal kağıdına yansıyan etkisinin ölçülü olmadığı ve dava konusu hal kağıdı iyi düzeyde düzenlenmişken dava konusu hanelerin düşük olarak düzenlenmesini gerektirecek nitelikte bulunmadığı sonuç ve kanaatına varıldığından işlemin tesisinde objektiflik ilkesine uyulmadığı görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle,Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin 89. maddesi yönünden davanın reddi, davacı hakkında düzenlenen 23.11.2007 tarihli müfettiş hal kağıdının dava konusu bölümlerinin ise iptali gerekeceği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49/4. maddesi uyarınca, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/07/2019 günlü, E:2018/766, K:2019/3541 sayılı kararına uyulmak suretiyle gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacının Denizli Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde hakkında iyi olarak düzenlenen 23/11/2007 tarihli hal kağıdının “kişisel ve sosyal özellikleri” yönünden yapılan değerlendirmesi sonucunda 4., 5., 6. ve 7. hanelere 9 (dokuz) not, 10. haneye ise, 8 (sekiz) not takdir edildiğinden bahisle, söz konusu hanelere takdir edilen notlar ile 24/01/2007 günlü, 26413 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin 89. maddesinin iptali istemiyle açılan davada; Danıştay İkinci Dairesinin 18/12/2013 günlü, E:2009/5761, K:2013/11366 sayılı kararı ile “23/11/2007 tarihli hal kağıdının “Kişisel ve Sosyal Özellikleri” bölümünün 4.,5.,6.,7. ve 10. hanelerine takdir edilen notların iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine, Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin 89. maddesinin iptali istemi yönünden ise davanın süre aşımı nedeniyle reddine” karar verildiği, anılan kararın temyiz aşamasında Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/10/2017 günlü, E:2015/1026, K:2017/2887 sayılı kararı ile, ilgili hakim-savcının hukuksal durumunda değişiklik meydana getirecek nitelikte kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem olduğu kuşkusuz olan hal kağıtlarının kesin işlem olarak değerlendirilmesinin ön şartı, tamamının iptalinin istenilmesi olmadığı, davacı hakkında iyi olarak düzenlenen 23/11/2007 tarihli hal kağıdının “Kişisel ve Sosyal Özellikleri” bölümünün 4., 5., 6., 7. ve 10. hanelerine ilişkin kısım yönünden davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği, anılan işlemin kesin ve yürütülmesi zorunlu niteliğine bağlı olarak, aynı zamanda ilgili hakkında tesis edilmiş bir “uygulama işlemi” olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, uygulama işlemi ile birlikte dayanak Yönetmelik hükmünün iptali istemiyle açılan davanın da süresinde olduğu, gerekçesiyle bozulmasından sonra davalı idarelerden Adalet Bakanlığının karar düzeltme isteminin de Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/07/2019 günlü, E:2018/766, K:2019/3541 sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine Danıştay İkinci Dairesince yeniden esasa alınan dava dosyası Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 29/12/2016 tarih ve 2016/72 sayılı kararı uyarınca anılan Dairenin 14/11/2019 tarih ve E:2019/34/84, K:2019/6275 sayılı kararı ile Dairemize gönderilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili Mevzuat:
Anayasa’nın dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 144. maddesinde, hakim ve savcıların görevlerini; kanun, tüzük, yönetmeliklere ve genelgelere (Hakimler için idari nitelikteki genelgelere) uygun olarak yapıp yapmadıklarını denetleme görev ve yetkisi Adalet Bakanlığının iznine bağlı olarak adalet müfettişlerine verilmiş bulunmaktadır.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 24. maddesinde de; adalet müfettişlerinin, denetimleri sırasında inceledikleri belgelere ve gözlemlerine dayanarak hakim ve savcılar hakkında düzenleyecekleri hal kağıtlarının ilgilinin gizli sicil dosyasına konulmak üzere Teftiş Kurulu Başkanlığına gönderileceği öngörülmüştür. Madde metnine göre, hal kağıtları adalet müfettişleri tarafından yapılan denetim sonucunda hakim ve Cumhuriyet savcıları hakkında düzenlenmekte olup, adalet müfettişinin denetim sırasında incelediği belgelere ve gözlemlerine dayanmaktadır.
24/01/2007 günlü, 26413 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin “Hal kağıdının düzenlenmesi” başlıklı 88. maddesinde; hal kağıtları düzenlenirken, objektif ölçüler içinde kalınarak gizliliğe riayet olunmasına özen gösterileceği, ilgililer hakkında sağlam ve güvenilir kaynaklara dayanılarak ciddi ve titiz inceleme yapılacağı, tefahhusatın olumsuzluk içermesi halinde bu durumun gerektiğinde hal kağıdının ilgili bölümünde mümkün olduğu kadar kaynak gösterilerek anlatılacağı belirtilmiş, “Hal kağıtları hakkındaki genel ilkeler” başlıklı 89. maddesinde de; hal kağıtlarının, kimlik bölümünün Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-3 sayılı formda yer alan açıklama, kalan kısımlar için ise, Yönetmelik ekindeki ilgili formlar esas alınarak tanzim edileceği, hal kağıtlarının, ilgilinin kimliği, kişisel ve sosyal özellikleri, mesleki bilgi ve çalışması, gerekiyorsa açıklama, müfettişin kanaati ve sonuç bölümlerinden oluşacağı, hal kağıdı formlarının düzenlenmesinde kişisel ve sosyal özellikleri ve mesleki bilgi ve çalışması bölümlerinde ayrı ayrı 100 üzerinden not takdir edileceği, kişisel ve sosyal özellikleri bölümüne ait bütün hanelerinin değerlendirmeye tabi tutularak doldurulmasının zorunlu olduğu, mesleki bilgi ve çalışması bölümünde sıfat yetki ve iş bölümüne göre ilgilinin sadece baktığı işle ilgili olan hanelerin değerlendirmeye tabi tutulacağı, bu bölümdeki bütün hanelerin doldurulamaması halinde not dağılımının Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-4 sayılı formda gösterilen formüle göre yapılacağı, hal kağıtlarının kişisel ve sosyal özellikleri bölümünde verilen notun sonuç bölümünde sadece rakam ve yazı ile belirtileceği ve derece kısmında değerlendirmesinin yapılmayacağı, mesleki bilgi ve çalışması bölümünde belirtilen notların toplamının sonuç bölümünde rakam ve yazı ile yazılacağı, verilen bu nota göre derecelendirme yapılacağı, hal kağıdının müfettişlik mührü ile mühürlenerek imzalanacağı, mesleki çalışma ve başarısı bölümündeki notların ise, 49 ve aşağısının zayıf, 50-69 arasında olanın orta, 70-84 arasında olanın iyi, 85-100 arasında olanın da pekiyi kabul edilerek, ilgilinin mesleki bilgi ve çalışmasının belirleneceği ve bu hususun hal kağıdının sonuç bölümünün derece kısmına yazılacağı, müfettişin gerekli gördüğü izahat ve kanaatin, müfettişin kanaati ve sonuç, gerekiyorsa açıklama bölümünde belirtileceği, orta ve zayıf not takdir edilen hal kağıtlarında gerekli görülen açıklamalar yapılıp, dayanak belgelerin de ilave edileceği, eklerin hal kağıdının açıklama bölümünde gösterileceği, kuvvetli delil bulunmayan inceleme ve soruşturma konularına hal kağıdında değinilmeyeceği kurala bağlanmıştır.
Davanın, 24/01/2007 tarih ve 26413 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin 89. maddesinin iptali istemi yönünden incelenmesi;
Yukarıda yer verilen hukuki düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, müfettiş hal kağıtları; her denetimden sonra düzenlenen, ilgili hakim-savcının o dönem içindeki kişisel ve sosyal özellikleri ile meslekî bilgi ve çalışmasını yansıtan ve tüm bu hususların müfettişlerce değerlendirilmesinden sonra oluşan bir hukuki belge olduğu, dava konusu yönetmelik hükmü ile ilgililerin başarı durumları, ehliyet ve liyakatlarının, görev sırasında tutum ve davranışlarının, kişilik yapılarının değerlendirilmesinde tam not üzerinden derecelendirme sistemi benimsendiği, iş bölümüne göre ilgilinin sadece baktığı işle ilgili hanelerin değerlendirmeye tâbi tutulması nedeniyle doldurulmayan hane için öngörülen puanının diğer hanelere paylaştırılmak suretiyle tam puan üzerinden değerlendirmenin sağlandığı anlaşılmış olup, düzenlemenin objektif değerlendirme esasını zedeleyici ve sırf bu hesaplama şekli nedeniyle ilgili aleyhine sonuç yaratacak etkide olmadığı, dolayısyla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 24. maddesi hükmüne aykırılık oluşturmadığı sonucuna varıldığından anılan yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir
Davanın 23/11/2007 tarihli hal kağıdının “Kişisel ve Sosyal Özellikleri” bölümünün 4.,5.,6.,7. ve 10. Hanelerine takdir edilen notların iptal istemi yönünden incelenmesi;
Uyuşmazlığı konu 23/11/2007 tarihli hal kağıdının ” kişisel ve sosyal özellikleri” bölümünde yer alan 4 nolu “Dürüstlük ve tarafsızlığı ile mesleğin vakar ve haysiyetini koruması” hanesine, 5 nolu “Kötü alışkanlıklarının bulunmaması” hanesine, 6 nolu “Menfaatine düşkün olmaması” hanesine, 7 nolu “Şahsı ve ailesi itibariyla çevrede bıraktığı intiba” hanesine 10 tam not üzerinden 9’ar, 10 nolu “Mesaiye riayeti” hanesine 10 tam not üzerinden 8 not verildiği, 2005 yılında davacı hakkında pekiyi düzeyde 4, 5 ve 6 nolu hanelere 10 puan, 7 ve 10 nolu hanelere ise 9 puan takdir edildiği görülmüştür.
Adalet Müfettişlerinin denetimleri sırasında inceledikleri belgelere ve gözlemlerine dayanarak hakim ve savcılar hakkında düzenledikleri ve ilgilinin gizli sicil dosyasında muhafaza edilen “hâl kağıtları”nın hakimin ve savcıların kişisel, sosyal, mesleki performansının belirlendiği sicil niteliğinde olduğu, bu belgelerin derece yükselmesinde gözönünde tutulacak belgeler arasında sayıldığı, hakim ve savcıların atama nakil işlemlerinde dikkate alındığı ve bu sebeple de ilgili hakimler ve savcılar bakımından çalışma hayatını ve mesleki kariyerini etkileyecek subjektif sonuç doğurucu, menfaat ihlal edici nitelikte idari işlemler olduğunda duraksamaya yer bulunmamaktadır. Bu sebepledir ki, aynen sicil raporları gibi, hâl kağıtlarının düzenlenmesine etki eden unsurların muhakkak belgelendirilmesi gerektiği, sicil hukukunun genel ilkelerinden olup, yargısal içtihatlar da bu yöndedir.
Yukarıda belirtilen hukuki düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, müfettiş hâl kağıtları; her denetimden sonra düzenlenen, ilgili hakim-savcının o dönem içindeki kişisel ve sosyal özellikleri ile mesleki bilgi ve çalışmasını yansıtan ve tüm bu hususların müfettişlerce değerlendirilmesinden sonra oluşan bir hukuki belgedir. Müfettiş hâl kağıtlarında kanaatin oluşmasına etki eden hususların somut bilgi ve belgeye dayandırılma zorunluluğu ise, “idari işlemin objektifliği” ilkesinin sonucudur.
Uyuşmazlık konusu hal kağıdının “mesleki bilgi ve çalışması” bölümünde yer alan “Dürüstlük ve tarafsızlığı ile mesleğin vakar ve haysiyetini koruması”, “Kötü alışkanlıklarının bulunmaması”, “Menfaatine düşkün olmaması”, “Şahsı ve ailesi itibariyla çevrede bıraktığı intiba” hanesi ile “Mesaiye riayeti” haneleri hakkında yapılan değerlendirmelerin tespite dayandırılmadığı gibi teftiş dönemine ilişkin yapılan tavsiyelerdeki tespit ve önerilerle de örtüşmediği ve geçmiş yıl hal kağıdında aynı hanelere daha yüksek not verildiği de dikkate alındığında davacı hakkında düzenlenen hal kağıdının uyuşmazlık konusu hanelere takdir edilen notların hukuken geçerli somut bilgi ve belgeye dayanmadığı dolayısıyla işlemin tesisinde objektiflik ilkesine uyulmadığı sonucuna varıldığından,, 23/11/2007 tarihli müfettiş hal kağıdının dava konusu bölümlerinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacı hakkında düzenlenen 23/11/2007 tarihli hal kağıdının, “Kişisel ve Sosyal Özellikleri” bölümünün 4., 5., 6., 7. ve 10. hanelerine ilişkin kısım yönünden İPTALİNE,
2.24/01/2007 tarih ve 26413 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin 89. maddesinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Dava kısmen iptal, kısmen ret ile sonuçlandığından, aşağıda ayrıntısı gösterilen toplam TL yargılama giderinin haklılık oranına göre (1/2) hesaplanan … TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına yargılama giderinin kalan kısmı olan … TL’nin ise davalı idarelerce davacıya verilmesine
4. Dava konusu işlemin iptaline karar verilen kısım nedeniyle. karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, davanın reddine karar verilen kısım nedeniyle … TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5. Posta gideri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.