Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/1023 E. , 2022/9968 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1023
Karar No : 2022/9968
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL uygulamasına son verilmesi nedeniyle hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarma işleminin yasal dayanağının kalmadığı, Mahkeme kararında gerekçe gösterilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmemiş olması nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildiği, OHAL KHK’larının Resmi Gazetede yayımlandığı gün meclisin onayına sunulması ve 30 gün içinde onaylanması gerektiği, Anayasa’nın 121. ve TBMM İç Tüzüğü’nün 128. maddesinin ihlal edildiği, yasama ve yürütme organının kişileri yargılama ve cezalandırma yetkisinin bulunmadığı, FETÖ/PDY’nin terör örgütü olarak nitelendirilmesinin 16/07/2016 tarihinde gerçekleştiği, bu tarih öncesinde yapılanmanın bir terör örgütü olduğunun öngörülebilir olmadığı, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin ihlal edildiği, görev süresi boyunca sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, Bank Asya’da olağan bankacılık işlemleri gerçekleştirdiği, yasal bir sendikaya üye olunmasının kamu görevinden çıkarılmaya gerekçe yapılamayacağı, sonradan elde edilen delillerin daha önce verilen kamu görevinden çıkarma kararını hukuka uygun hale getirmeyeceği, OHAL Komisyonunun insan hakları ihlallerini inceleme ve giderme görevini yerine getirmediği, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karar kesinleştikten sonra davacıdan tahsil edilmesine ilişkin hükmün adli yardımdan yararlanan davacılar açısından mahkemeye başvuru noktasında caydırıcı nitelikte olduğu, bu nedenle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.