Danıştay Kararı 5. Daire 2020/1858 E. 2021/4037 K. 24.11.2021 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2020/1858 E.  ,  2021/4037 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1858
Karar No : 2021/4037

DAVACI : …

DAVALI : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : … (kapatılan CMK 250. madde ile görevli) … Ağır Ceza Mahkemesi üyesi olarak görev yapmakta iken HSK Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin anılan Dairenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ve yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddine dair Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu kararların yargısal faaliyet kapsamında yerine getirdiği görevler nedeniyle verildiği, bu durumun Anayasa ve kanunlara aykırı olduğu, soruşturma açılmasına sebep olan şikayetin yasal süresi içerisinde yapılmadığı, savunma hakkı tanınmadan dava konusu işlemlerin tesis edildiği, hakkında herhangi bir şikayet olmadığı halde kastının bulunup bulunmadığı araştırılmadan örgüt mensubu olduğu varsayımına dayanılarak soruşturmaya dahil edildiği, aynı soruşturma kapsamında eşitlik ilkesinin ihlal edilerek kişiler hakkında farklı kararlar verildiği, davalı idare işlemlerinin gerekçe içermediği, adil yargılanma hakkı ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinin ihlal edildiği ileri sürülerek, meslekten çıkarılmasına ilişkin dava konusu kararların hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.

DAVALININ SAVUNMASI : Davacının mevzuatın ve yargı yetki ve görevinin kendisi için çizdiği hukuki sınırların dışına çıkarak ve bağımsızlık ve tarafsızlık niteliklerini yitirerek hukuk dışı nedenlerle gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …’ÜN DÜŞÜNCESİ: Dava; davacı tarafından;2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin anılan Dairenin … tarih ve … sayılı kararı ve yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddine dair Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa’nın “Hakimlik ve Savcılık Teminatı” başlıklı 139. maddesinde, meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hariç, hakim ve savcıların azlolunamayacağı kurala bağlanarak, hâkimlik ve savcılık mesleğinin teminat altına alındığı, 140. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, hâkim ve savcıların atanmaları, hakları ve ödevleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ile diğer özlük işlerinin mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
Anayasa’nın 139. ve 140. maddeleri, hâkim ve savcıların, hangi fiilleri nedeniyle veya hangi suçlardan mahkum edildiklerinde meslekten çıkarma cezası verileceği konusunun düzenlemesini kanuna bırakmıştır.
Hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı, güvenden de kaynaklanmaktadır. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile eş orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin onur ve şerefi; hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder.
Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, kanun koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.
Kanun koyucu, Anayasa’nın verdiği bu yetkiye dayanarak, hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezasını gerektiren bir suçtan mahkum olma veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilme hâllerini, 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinde düzenlemiştir.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun “Meslekten çıkarma cezası” başlıklı 69. maddesinde;
“Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.
68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.
Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.
Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.
Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından Ankara 12.Ağır ceza mahkemesi üyesi olarak görev yaptığı dönemde yürütülen bir soruşturmada Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili’nin talepleri üzerine Ankara (Kapatılan TMK 10.maddesi ile görevli)1 ve 3 nolu Hakimi olarak 26.11.2012-04.02.2014 tarihleri arasında 17 ayrı kez,5271 Sayılı CMK nun 135.maddesi gereğince iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilebilmesi yönünde karar verdiği; 18.09.2012-07.02.2014 tarihleri arasında 31 ayrı kez 5271 Sayılı CMK nun 140.maddesi gereğince şüpheli şahısların kamuya açık yerlerdeki faaliyetlerinin ve işyerlerinin teknik araçlar ile izlenebilmesi,ses ve görüntü kaydı alınması için kararlar verdiği ;adı geçenin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile FETÖ Terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğundan bahisle meslekte kalmasının uygun olmadığı ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği hususu ile ilk kez teknik takibine başlanılan isimlerin neye göre tespit edildiğine ilişkin olarak herhangi bir tutanak veya belge olmamasına rağmen kararlar birlikte değerlendirildiğinde davacının,FETÖ adlı silahlı terör örgütünün amacı doğrultusunda planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak,mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte davrandığının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan; davacının FETÖ/PDY Terör örgütü üyeliği suçundan dolayı yapılan ceza yargılaması sonucunda Yargıtay …CezaDairesinin … Esas;… sayılı kararıyla suçu sabit görülerek 8 yıl,9 ay;Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek suçundan da 3 yıl 4 ay hapis cezaları ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
Olayda, soruşturma dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek meslekten çıkarılmasına ilişkin kararı birlikte incelendiğinde, davacının yargı yetkisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi kapsamında kötüye kullandığı ve “mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte” eylemler gerçekleştirdiğinin sabit olduğu görülmekle, davacı hakkında 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Müşteki E.B. tarafından, suç teşkil edebilecek herhangi bir söz ve eylemi bulunmamasına rağmen silahlı terör örgütü üyesi olduğu gerekçesiyle soruşturmaya dâhil edildiği ve iletişiminin teknik araçlarla tespit edilmesine ve fiziki takip kararları verilmesine sebep olunduğu iddiasıyla, ilgili Cumhuriyet savcısı ve hâkimlerden şikâyetçi olunmuştur.
E.B.’nin dahil edildiği söz konusu soruşturma kapsamında İstanbul (TMK’nın 10. maddesi ile görevli) eski Cumhuriyet savcıları ile aynı yer ilgili hâkimleri tarafından “Selam Tevhit Terör Örgütü” kurdukları iddiasıyla içlerinde siyasiler, bakanlar, gazeteciler, iş adamları, sanatçılar, bürokratlar ve sivil toplum yöneticilerinin bulunduğu en az yedi bin kişi hakkında iletişimin tespiti ve teknik takip kararları verilmiştir. Ancak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının … tarih ve K:… sayılı kararı ile müşteki E.B. ile soruşturma dosyasında teknik takibi yapılan yirmi sekiz kişi hakkında; “… söz konusu Selam (Kudüs Ordusu) Terör Örgütü üyesi oldukları, örgüt adına faaliyet yürüttükleri, bu terör örgütünün faaliyetleri doğrultusunda herhangi bir suç işlediklerine dair dosyada somut delil, belge, bilgi bulunmadığı gibi dosyada mevcut bulunan iletişimin tespiti tutanakları, fiziki takip tespit tutanakları ve tüm belgelerden, şahısların yaptıkları telefon görüşmelerinde, lokanta, kafe, kültür merkezi gibi yerlerde yaptıkları toplantılarda, katıldıkları cenaze törenlerinde suç teşkil eden herhangi bir söz ve eylemlerine rastlanmadığı…” gerekçeleriyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Bu nedenle, olay tarihinde Ankara (kapatılan TMK 10. madde ile görevli) 1 ve 3 No’lu Hâkimi olarak görev yapan davacı ile ilgili olarak; “Söz konusu soruşturmada Ankara (Kapatılan CMK 250. Madde ile Görevli ve Yetkili) eski Cumhuriyet Savcısı M.B. tarafından yapılan iletişimin tespitine, dinlenmesine, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine, kayda alınmasına, görüşme kayıtlarının çözülerek metin haline getirilmesi ile kamuya açık yerlerdeki faaliyetlerinin ve işyerlerinin teknik araçlar ile izlenebilmesi, ses veya görüntü kaydı alınması talepleri üzerine;
a) Ankara (Kapatılan TMK 10. maddesi ile görevli) 1 No’lu Hâkimi olarak;
-… Teknik Takip sayılı kararı ile Bila,
b) … (Kapatılan TMK 10. maddesi ile görevli) … No’lu Hâkimi olarak;
-…Teknik Takip sayılı kararı ile 26/11/2012,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile Bila,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 22/01/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 26/03/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 17/06/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile Bila,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 10/09/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 13/09/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 01/10/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 03/10/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 22/10/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 25/10/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 13/11/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 03/12/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 25/12/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 04/02/2014,
Tarihlerinde 5271 sayılı CMK’nın 135. maddesi gereğince iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilebilmesi yönünde kararlar verdiği,
c) … (Kapatılan TMK 10. maddesi ile görevli) … No’lu Hâkimi olarak;
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 14/05/2013,
d) … (Kapatılan TMK 10. maddesi ile görevli) … No’lu Hâkimi olarak;
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 18/09/2012,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 09/10/2012,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 16/10/2012,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 20/11/2012,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 11/12/2012,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile Bila,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 22/01/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 12/02/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 04/03/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 26/03/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 07/05/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 27/05/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile Bila,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 17/06/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 08/07/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 10/07/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 29/07/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 02/08/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 10/09/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 01/10/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 03/10/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 22/10/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 25/10/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 25/10/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 13/11/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 03/12/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 25/12/2013,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 14/01/2014,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 04/02/2014,
-… Teknik Takip sayılı kararı ile 07/02/2014,
Tarihlerinde 5271 sayılı CMK’nın 140. maddesi gereğince şüpheli şahısların kamuya açık yerlerdeki faaliyetlerinin ve işyerlerinin teknik araçlar ile izlenebilmesi, ses veya görüntü kaydı alınması için kararlar verdiği…” iddialarıyla disiplin soruşturması başlatılmıştır.
Anılan soruşturma neticesinde Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile; “söz soruşturmada Cumhuriyet Savcısı M.B.’nin yukarıda geçen talepleri üzerine, a)… (Kapatılan TMK 10. maddesi ile görevli) … ve … No’lu Hâkimi olarak; 26/11/2012-04/02/2014 tarihleri arasında 17 ayrı kez, 5271 sayılı CMK nın 135. maddesi gereğince iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilebilmesi yönünde karar verdiği, b)… (Kapatılan TMK 10. maddesi ile görevli) … ve … No’lu Hâkimi olarak; 18/9/2012-07/02/2014 tarihleri arasında 31 ayrı kez, 5271 sayılı CMK nın 140. maddesi, gereğince şüpheli şahısların kamuya açık yerlerdeki faaliyetlerinin ve işyerlerinin teknik araçlar ile izlenebilmesi, ses veya görüntü kaydı alınması için kararlar verdiği, adı geçenin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile 667 sayılı KHK’nın 3’üncü maddesinin (I) numaralı fıkrası kapsamında FETÖ örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu sabit görüldüğünden meslekte kalmasının uygun olmadığı ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği, hususu ile ilk kez teknik takibine başlanılan isimlerin neye göre tespit edildiğine ilişkin olarak herhangi bir tutanak veya belge olmamasına rağmen kararlar birlikte değerlendirildiğinde, …’ün, FETÖ adlı silahlı terör örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte davrandığı” gerekçesiyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi Hâkimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedilmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu 2. Dairesinin yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz ise Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedilerek uyuşmazlığa konu meslekten çıkarma cezasının kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin 20/11/2018 tarih ve E:2018/22, K:2018/720 sayılı kararının, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin anılan Dairenin 30/04/2019 tarih ve E:2018/22, K:2019/397 sayılı kararının ve yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddine dair Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun 18/12/2019 tarih ve E:2018/22, K:2019/572 sayılı kararının iptaline karar verilmesi talebiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

B) İLGİLİ MEVZUAT:
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 69. maddesinin 1. fıkrasında, “…Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.”; 2. fıkrasında, “Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.”; son fıkrasında ise, “Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir.
” hükmüne yer verilmiştir.
Diğer yandan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması” başlıklı 135. maddesinin birinci fıkrasında, “Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi (…)(3) dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Cumhuriyet savcısı kararını derhâl hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl kaldırılır. ” hükmüne; ikinci fıkrasında ise, “Talepte bulunulurken hakkında bu madde uyarınca tedbir kararı verilecek hattın veya iletişim aracının sahibini ve biliniyorsa kullanıcısını gösterir belge veya rapor eklenir.” hükmüne yer verilmiştir.

C) İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının, kolluktan ve cumhuriyet savcılığından gelen talep yazılarında haklı ve ikna edici bilgi veya belgeler sunulmadığı ve ilk kez teknik takibine başlanılan isimlerin neye göre tespit edildiğine ilişkin olarak herhangi bir tutanak veya belge olmadığı halde, başka surette delil elde etme imkânının bulunup bulunmadığını yeterince irdelemeksizin soyut delillere dayanarak, matbulaştırılan gerekçelerle, “iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilebilmesi ile kişilerin kamuya açık yerlerdeki faaliyetlerinin ve işyerlerinin teknik araçlar ile izlenebilmesi, ses veya görüntü kaydı alınması” yönündeki taleplerin kabulüne karar verdiği anlaşılmıştır.
Bununla birlikte, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Davacının Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açtığı davada, … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı kararı ile; “… davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği …” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu haliyle davacının örgütsel hiyerarşik ilişki içerisinde kendine verilen görevi yerine getirdiği ve söz konusu eyleminin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin anılan Dairenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ve yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddine dair Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında hukuka aykırılık görülmemiştir

D) KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile … tarih ve E:… K:… sayılı kararının ve Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.