Danıştay Kararı 5. Daire 2020/4372 E. 2022/10448 K. 21.12.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2020/4372 E.  ,  2022/10448 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/4372
Karar No : 2022/10448

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekilleri : Hukuk Müşaviri …
Hukuk Müşaviri …

İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Davacı tarafından, “suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz” hükmü ile ifade edilen masumiyet karinesinin olağanüstü hallerde dahi durdurulamayan çekirdek haklardan biri olduğu, hakkında ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilen bir mahkeme kararı bulunmadığı, mor beyin skandalı nedeniyle, idarenin işlemine gerekçe gösterdiği ByLock kullandığı yönündeki iddiasının güvenilir olmadığı, mevzuatımızda “ByLock kullanımına ilişkin” bir suç bulunmadığı, kıyas yoluyla ceza verildiği, yargılaması halen devam etmekte olup aleyhine kesinleşmiş bir mahkûmiyet ilamı bulunmadığı, Bank Asya’ya para yatırmanın mevzuatımızda açıkça suç olarak tanımlanmadığı, kaldı ki söz konusu Bankaya talimat üzerine para yatırdığına dair hiçbir verinin olmadığı, Cihan Medya Dağıtım A.Ş.’nin tüzel kişiliğini kanunlardan alarak kurulmuş bir şirket olup legal faaliyet gösterdiği, Temmuz 2016’dan sonra bu şirketin örgütle iltisaklı olduğunun değerlendirildiği, ancak bu şirkete para yatırdığı tarihte şirketin böyle bir niteliği bulunmadığı, Mahkemenin örgütle arasında bağ kurabilmesi için somut veriler ve delillere ihtiyaç olduğu, ancak örgüt ile hiçbir şekilde bağı bulunmadığı için bu delillerin ortada olmadığı, Mahkemenin gerekçeli kararında davacının örgütle bağının olduğu yönündeki değerlendirmesinin yerindelik denetimi yaptığını gösterdiği, ilk derece mahkemesi kararının usule, Anayasaya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ve hukukun evrensel ilkelerine aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/12/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.