Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/10005 E. , 2022/1122 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10005
Karar No : 2022/1122
Temyiz Eden (Davacı) : …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / …
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Davacı tarafından, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlal edildiği, ilgili KHK’nın Meclis tarafından süresinde onaylanmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği darbe girişimiyle hiçbir ilgisinin olmadığı, Devlete sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine dair delil bulunmadığı, Bylock programını kullanmadığı, Bylock programı kullanıcısı olduğuna ilişkin iddianın somut ve şüpheye yer vermeyecek derecede ispatlanamadığı, Bylock tespitinin hukuka aykırı elde edildiği ve delil niteliğinin bulunmadığı, Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubunun, Bylock programını kullanmanın yasa dışı hiçbir niteliği olmadığını tespit ettiği, Bank Asya’da talimatla hesap açmadığı, para yatırmadığı, Bank Asya’nın faaliyetlerinin yasal olduğu, adli yardımdan yararlanmasına rağmen aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Diğer yandan, davacının silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 10 yıl hapis cezesaıyla cezalandırılmasına ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan;
”…TANIK … BEYANINDA: ‘Ben sanığı[davacıyı] … aracılığıyla tanımıştım. Sanık[Davacı] ile aynı toplantıda bulunmuştuk. Toplantıyı … organize etmekteydi. Sanık[Davacı] Malatya da evlendirme mesulü olan kişiydi. … 2012-2015 yılları arasında sanık[davacı] toplantılara katılmaktaydı. 2015 yılında da evlendirme mesullüğü görevini yapmıştı. Ayrıca sanığın[davacının] sorumlu olduğu öğretmen grubu da vardı. Sanığın[Davacının] sorumlu olduğu öğretmenlerde polislerden sorumlu olan kişilerdi. Aynı zamanda sanık[davacı] da polislerden sorumlu olan kişiydi. Zümre başkanı olarak nitelendirilmekteydi. Olayda görgüm ve bilgim bundan ibarettir.’ demiştir.
TANIK … BEYANINDA: ‘Benim hakkımda da FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olduğum iddiası ile mahkemenizde dosyam bulunmaktadır, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak tahliye oldum, ben … Anaokulu müdürü olarak görev yapıyordum, hali hazırda açıktayım, ben polislerden sorumlu mahrem imam olarak görev yapıyordum, benim kod adım yoktur kendi ismimi kullanıyordum, kapatılan …’nun anaokulu müdürü olan … isimli şahıs FETÖ PDY kapsamında benim üstüm oluyordu, Malatya’daki üç ayrı karakoldaki toplam 5-6 kişiden sorumluydum, himmet topluyordum, benim sorumlu olduğum …nin üstünde de … bölgesinde devlet okulunda din kültürü öğretmeni olarak görev yapan … isimli şahıs vardır, bu şahısla da ayda bir veya iki ayda bir genelde … isimli kapatılan kolejde toplanarak çalışmalara ilişkin toplanırdık bu kişi de yapılan toplantılarda …’ye ve bize sohbet verirdi, belirttiğim dönem 2012 yılı içerisidir, ben 2008 yılından beri polislerden sorumlu olarak görev yapmaya devam ediyorum, belirttiğim toplantılarda genellikle polislerden sorumlu sohbet abisi olarak toplanıyorduk, bu toplantıların çoğunda sanık …’ı da toplantı salonunda bulunurken gördüm kendisinin gizli sohbet abilerinin toplandığı toplantıya katılması nedeniyle FETÖ/PDY içerisinde yer aldığını düşünüyorum, çünkü gizlilik kuralları gereğince dışarıdan birinin bu toplantılara katılması mümkün değildir, bu toplantılarda sanık[davacı] ile tanışmıştım, ben sanığı[davacıyı] … ismi ile tanıyordum etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde ifade verirken fotoğrafından teşhis ettim, …’ şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK … BEYANINDA: ‘Ben polis memuruyum, … Malatya’ya geldiğimde … ile bağlantı kurdum ve aynı evde kalmaya başladım, evin FETÖ/PDY evi olduğunu sonradan öğrendim, çünkü evde devamlı sohbet toplantıları oluyordu, biz toplantıya katılmıyorduk ancak dışarıdan devamlı gelip gidenler vardı, … evde bulunan ve sohbet toplantısı yapan kişileri kovdum, bunlarında sivil olmalarına rağmen benim gibi polis olduklarını düşünüyorum, bu olay üzerine … isimli şahısla tartıştık, kendisi bana ‘Burası cemaat evi çıkmak istiyorsan çık’ tarzında konuştu, sonrasında akşam … ile sanık … geldiler ben …’a durumu anlattım ‘çıkmak istiyorsan sen bilirsin’ şeklinde konuştu ben sanık …’ın FETÖ/PDY içerisindeki konumunu durumunu bilmiyorum, bilgim ve görgüm bunlardan ibarettir, ben 2011 yılı sonu veya 2012 yılı başlarında bu evden ayrıldım.’ şeklinde beyanda bulunmuştur.” tespitleri dikkate alındığında; davacının örgüt içerisinde evlerdirme mesulü olarak görev aldığı, öğretmenlerden ve polislerden sorumlu olduğu, polislerden sorumlu sohbet abilerinin katıldığı toplantılara katıldığı anlaşılmıştır.
… Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/03/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.