Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/11241 E. , 2022/9356 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/11241
Karar No : 2022/9356
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde jandarma astsubay olarak görev yapmakta iken, 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Dava konusu işlemle Anayasa ve AİHS’te güvence altına alınan birçok hakkın ihlal edildiği, fonksiyon gaspı yapıldığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında disiplin soruşturması yapılmadığı, savunma hakkının kısıtlandığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davalı idare tarafından; davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan; her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, … Ağır Ceza Mahkemesinin E:…, K:… sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davacının, “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilmiş ise de; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucunda … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile “…Sanığın tüm aşamalarda samimi şekilde vermiş olduğu savunmaları, dairemizce örgütün örgütlenme biçimi, sanığın örgüt yapılanmasındaki konumu ile örgütte geçirdiği süre ve katıldığı faaliyetler gibi kıstaslar gözönüne alınarak, konumu gereği bilmesi beklenen bilgiler kapsamında değerlendirilmiş ve sanığın bu bilgileri samimi olarak ortaya koyduğu kanaati oluşmuş, bu bilgilerin Yargıtay’ın yukarıda da değinildiği üzere yerleşik uygulamaları doğrultusunda her halükarda örgütte zaafiyet yaratacak, örgüt faaliyetlerini belli ölçüde sekteye uğratacak boyutta olduğu kabul edilmiş, bu nedenle de sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekmesine rağmen sanık lehine indirim yapılmaması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin istinaf nedenlerinin bu sebeplerle yerinde olduğu, ancak, bu aykırılığın olayın daha fazla aydınlatılmasına ihtiyaç duyulmadan CMK’nın 280/1-a, 303/1-a maddeleri gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğu görüldüğünden…” gerekçesiyle ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının kaldırıldığı, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve davacı hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.