Danıştay Kararı 5. Daire 2021/1558 E. 2021/1189 K. 22.04.2021 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/1558 E.  ,  2021/1189 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1558
Karar No : 2021/1189

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1-… Kurulu
2- … Bakanlığı

DAVANIN KONUSU :
Davacının görevden uzaklaştırılmasına ilişkin … Kurulunun … tarihli kararı ile görevden uzaklaştırılma süresinin uzatılmasına ilişkin yine anılan Kurulca verilen kararın, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin … Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Kurulun … tarih ve .. sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle görevden uzaklaştırıldığı tarihten itibaren yoksun kaldığı maaşlarının görevden uzaklaştırma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu kararlar tesis edilirken, kanunilik ilkesinin, ölçülülük ilkesinin, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerinin ihlal edildiği, kararların gerekçesiz olduğu, kararlarda özel olarak şahsıyla ilgili kriter bulunmadığı, davalı idarenin anayasal ve yasal olarak tanımış olduğu güvenceleri yok saydığı, Anayasa’ya, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’na, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ve ilgili mevzuata aykırı olarak, usule ilişkin işlemlere riayet edilmediği, hâkimlik teminatı ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ileri sürülerek dava konusu kararların hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Dava dilekçesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. ve 337. maddeleri uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verildikten ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca dosya incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ”Hakimler ve Savcılar Kurulu” başlıklı 159. maddesinin onuncu fıkrasında, Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamayacağı; yine 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu’nun ”Yeniden inceleme, itiraz ve yargı yolu” başlıklı 33. maddesinin beşinci fıkrasında, Genel Kurulun veya dairelerin, meslekten çıkarma cezasına ilişkin kesinleşmiş kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulabileceği, diğer kararlarının yargı denetimi dışında olduğu, meslekten çıkarma kararlarına karşı açılan iptal davalarının ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görüleceği, bu davaların, acele işlerden sayılacağı belirtilmiştir.
7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 11. maddesinin ikinci fıkrasında, “22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilenler, kararın kesinleşmesinden itibaren altmış gün içinde ilk derece mahkemesi olarak Danıştaya dava açabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun ”İlk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülecek davalar” başlıklı 24. maddesinde, Danıştay ilk derece mahkemesi olarak; Cumhurbaşkanı kararlarına, Cumhurbaşkanınca çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri dışındaki düzenleyici işlemlere, Bakanlıklar ile kamu kurum kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere, Danıştay İdari Dairesince veya İdari İşler Kurulunca verilen kararlar üzerine uygulanan eylem ve işlemlere, birden çok idare veya vergi mahkemesinin yetki alanına giren işlere, Danıştay Yüksek Disiplin Kurulu kararları ile bu Kurulun görev alanı ile ilgili Danıştay Başkanlığı işlemlerine karşı açılacak iptal ve tam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülmeyen kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan idari davaları karara bağlayacağı kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde, dava dilekçeleri üzerinde 5. madde hükümlerine uygun olup olmadıkları yönünden ilk inceleme yapılacağı; 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, 14. maddenin 3/g bendinde yazılı halde otuz gün içinde 5. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, görevden uzaklaştırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulunun 30/12/2019 tarihli kararı ile görevden uzaklaştırılma süresinin uzatılmasına ilişkin yine anılan Kurulca verilen kararın, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin … Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle görevden uzaklaştırıldığı tarihten itibaren yoksun kaldığı maaşlarının görevden uzaklaştırma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle tek dilekçe ile dava açıldığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar, yargı mensubu olan davacının görevden uzaklaştırılmasına ilişkin kararlar ile meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına dair kararlar arasında sebep-sonuç ilişkisi bulunduğu görülse de, yukarıda anılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu kararlardan sadece meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına dair karar ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair karara karşı açılan davanın Danıştay’ın görev alanına girdiği, görevden uzaklaştırma kararlarının iptali isteminin ise Danıştay’ın görev alanına girmediği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava konusu kararlardan, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına dair karar ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair karara karşı ayrı, görevden uzaklaştırılmasına ve uzaklaştırma süresinin uzatılmasına dair kararlarına karşı ayrı dava açılması gerekirken, tek dilekçe ile dava açılmasında 2577 sayılı Kanun’un 5. maddesi hükmüne uyarlık bulunmamaktadır.
Diğer yandan, dava dilekçesinin 5. maddeye uygun şekilde düzenlenip tekrar dava açılması durumunda, hasın konumunda sadece davaya konu işlemi tesis eden idarenin gösterilmesinin yeterli olacağı açıktır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle,
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrasına uygun olmayan DAVA DİLEKÇESİNİN, aynı Kanun’un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereğince bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (30) gün içinde 5. maddeye uygun şekilde dava açılmak üzere REDDİNE,
2. 2577 sayılı Kanun’un 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlık yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacıya bildirilmesine,
3. Adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilmeyen, aşağıda dökümü yapılan … TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için vergi dairesine müzekkere yazılmasına,

4. Davanın yenilenmesi halinde yeniden harç alınmasına, 22/04/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.