Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/4400 E. , 2022/6692 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4400
Karar No : 2022/6692
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : Polis memuru olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile kamu görevinden çıkarılması nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Usulüne uygun bir disiplin süreci işletilmeden, soruşturma yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, tesis edilen işlemin niteliği itibarıyla ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararnamenin Anayasa’nın 15., 121. ve TBMM İç Tüzüğü’nün 128. maddelerine aykırı olduğu, 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, OHAL döneminde alınan kararların geçici nitelikte olması gerektiği ve kalıcı nitelikte karar alınamayacağı, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama ve suçlu ilan edip cezalandırma yetkisinin bulunmadığı, yürütme organının Anayasanın vermediği bir yetkiyi kullanmak suretiyle işlem tesis ettiği, MGK kararlarının tavsiye niteliğinde ve bağlayıcılığı olmayan kararlar olduğu, hiç kimsenin içeriğini bilmediği MGK kararlarına uymadığı gerekçesiyle cezalandırılamayacağı, söz konusu yapının terör örgütü olarak ilan edildiği tarihten önceki yasal olan faaliyetlerinden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı, işlendiği tarihte kanunen suç olarak sayılmayan eylemler nedeniyle cezalandırılmasının Anayasa’ya aykırı olduğu, işlem tarihinden sonra elde edilen delillerin ve mahkumiyet kararının önceki işlemi hukuka uygun hale getirmeyeceği, aynı eylem ve faaliyetler nedeniyle iki ayrı cezaya hükmedilemeyeceği, sadakat yükümlülüğünün ne şekilde yerine getirilmediği hususunun delillendirilmediği, mahkumiyetine ilişkin ceza mahkemesi kararının kesinleşmediği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, gerekçeli karar hakkının, hukuki güvenlik ilkesinin, silahların eşitliği ilkesinin, Anayasanın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkesinin, hakkın özüne dokunma yasağının, doğal hakim ilkesinin, ölçülülük ilkesinin, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin, kamu hizmetine girme hakkının, ayrımcılık yasağının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, örgütlenme özgürlüğünün, eğitim ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davalı idare tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi Bölge İdare Mahkemesince kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan;
“…Sanık adına kayıtlı 505…..01 nolu GSM hattının bylock IP’sine ilk erişim tarihinin “23.08.2014 21:12:47 ” olduğu, son erişim tarihinin ise “18.12.2014 22:31:34 ” olduğu ve toplam erişimin ise ” 7791″ sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Üyelerinin kendi aralarında gizli olarak görüşmek amacıyla kullandıkları bylock programını yüklediği…Van İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünden gönderilen Tespit ve Değerlendirme Tutanağı incelendiğinde; “… ID’ye bağlı istatistik tablosunda kullanıcı adının “musa65″ şifresinin ” …” olduğu, bu şifre ile bylock programını kullandığı…” yolundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde davacının örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.