Danıştay Kararı 5. Daire 2021/5476 E. 2021/2555 K. 16.09.2021 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/5476 E.  ,  2021/2555 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5476
Karar No : 2021/2555

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN
(DAVACI) : …

DAVALI : … Kurulu / …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 23/11/2017 tarih ve E:2017/5547, K:2017/23368 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yargıtay Tetkik Hakimi olarak görev yapmakta iken, mesleğe kabul kararı kaldırılan davacı tarafından, mesleğe kabul kararının kaldırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve … sayılı kararına yapılan itirazın reddine dair Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile ilişiğinin kesildiği 01/07/2015 tarihinden itibaren yoksun kaldığı tüm mali ve özlük haklarının tarafına iadesine karar verilmesi istenilmektedir.

Daire kararının özeti: Dairemizin 23/11/2017 tarih ve E:2017/5547, K:2017/23368 sayılı kararında; Hakimler ve Savcılar Kurulunun meslekten çıkarma cezasına ilişkin kesinleşmiş kararlarına karşı yargı yolunun açık olduğu, diğer kararlarının yargı denetimi dışında olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın davacının görevden uzaklaştırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin kararından kaynaklandığı anlaşıldığından ve 6087 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen 33. maddesi’nde yer alan hüküm uyarınca, ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülebilecek bir uyuşmazlık bulunmadığından, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde idari yargıda genel görevli yargı yeri olan idare mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın görev yönünden reddine ve 2577 sayılı Yasa’nın değişik 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ve aynı Kanun’un 32/1. maddesi uyarınca dava dosyasının, davayı çözümlemeye görevli ve yetkili olan … İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, dava konusu işlemin hakimlik mesleğinden çıkarma niteliğinde olduğu, dolayısıyla Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak görevli olduğu, işlemde yetki gasbı, fonksiyon gasbı ve hukuka aykırılıklar mevcut olduğu, hakimlik ve savcılık teminatının ortadan kaldırıldığı, işleme dayanak yapılan sınav sonucuna göre mesleğe kabulünün yapılmadığı, 2802 sayılı Kanun’da davalı idareye mesleğe kabul kararını kaldırma yetkisi verilmediği ileri sürülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı Kanun’un 15 ve 48/6 maddeleri uyarınca temyiz incelemesi yapılmasına olanak bulunmadığından, temyiz isteminin incelenmeksizin reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İlk inceleme üzerine verilecek karar” başlıklı 15. maddesinde, “Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerince yukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hususlarda kanuna aykırılık görülürse, 14 üncü maddenin; 1. a) 3/a bendine göre adli (…) yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine; idari yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine, …..4. İlk inceleme üzerine Danıştay veya mahkemelerce verilen; bu maddenin 1/a bendinde belirtilen idari yargının görevli olduğu konularda davanın görev ve yetki yönünden reddine ilişkin kararlarla, 1/c bendinde yazılı gerçek hasma tebliğ ve 1/d bendindeki dilekçe red kararları dışında, ilgisine göre istinaf ya da temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmüne, “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde, “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir.” hükmüne, “Temyiz dilekçesi” başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, “Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren; merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, ilgili merci, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmüne, aynı maddenin 7. fıkrasında ise, ” Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, ilk inceleme üzerine Danıştay veya mahkemelerce verilen idari yargının görevli olduğu konularda davanın görev ve yetki yönünden reddine ilişkin kararlara karşı temyiz ya da istinaf başvurusunun incelenmesine kanunen imkan bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, mesleğe kabul kararının kaldırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve … sayılı kararına yapılan itirazın reddine dair Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile ilişiğinin kesildiği 01/07/2015 tarihinden itibaren yoksun kaldığı tüm mali ve özlük haklarının tarafına iadesine karar verilmesi istemiyle Danıştaya açılan davada; Dairemizin 23/11/2017 tarih ve E: 2017/5547, K: 2017/23368 sayılı kararıyla, davanın görev yönünden reddine, dosyanın davayı çözümlemekle görevli ve yetkili olan … İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği; anılan karara karşı davacı tarafından Danıştay Başkanlığına hitaben yazılan 17/07/2018 tarihli dilekçe ile temyiz yoluna başvurulduğu, bu arada dosyanın gönderildiği … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K…. sayılı kararı ile davanın incelenmeksizin reddine karar verildiği; anılan karar ve Dairemizin 23/11/2017 tarih ve E: 2017/5547, K: 2017/23368 sayılı kararına karşı temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 23/01/2020 tarih ve E:2018/4911, K:2020/258 sayılı kararı ile, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başladığı tarihten (20/07/2016) sonra verildiği dikkate alındığında, davacı tarafından yapılan kanun yolu başvurusunun istinaf başvurusu olduğu ve anılan bu başvurunun Kanun hükümleri uyarınca bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesine tabi olduğu anlaşıldığından, dosyanın görevli ve yetkili Ankara Bölge İdare Mahkemesine gönderilmek üzere, … İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, istinaf incelemesi için dosyanın gönderildiği … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile, İdare Mahkemesince davacının Danıştay 5. Dairesi kararına yönelik temyiz isteminin görüşülmesi için, dosyanın Danıştaya gönderilmesi gerekirken, işin esasına geçilerek karar verilmesinde usul hükümlerine uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının 2577 sayılı Kanun’un 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesinin ardından, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K…. sayılı kararı ile, Dairemizin 23/11/2017 tarih ve E: 2017/5547, K: 2017/23368 sayılı kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun incelenmesi için dosya esas kaydının kapatılarak dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından Dairemizin 23/11/2017 tarih ve E: 2017/5547, K: 2017/23368 sayılı kararına karşı temyiz isteminde bulunulmuş ise de; yukarıda yer verilen Kanun hükümleri uyarınca temyiz yolu açık olmayan göreve ilişkin kararın temyizen incelenmesine hukuken imkan bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Dairemizin 23/11/2017 tarih ve E: 2017/5547, K: 2017/23368 sayılı kararı temyize kabil olmadığından, bu karara yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Temyiz yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacının adli yardım istemi kabul edilmiş olduğundan kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan tahsili için ilgili merciine müzekkere yazılmasına,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 48. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 7 (yedi) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.