Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/5481 E. , 2021/2587 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5481
Karar No : 2021/2587
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde astsubay olarak görev yapan davacının, astsubaylıktan subaylığa geçiş işleminin 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6. maddesi uyarınca sonlandırılmasına ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının 31/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin yürürlüğe girdiği tarihte astsubaylıktan subaylığa geçiş aşamasında olan davacının durumunun 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında değerlendirilip astsubaylıktan subaylığa geçiş işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; adil yargılama hakkının ihlal edildiği, yargı kararı uyarınca işlem tesis edilmesi gerekirken yeni çıkan düzenleme uyarınca verilen Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında bulunmadığı, tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu ve temyiz isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, İdare ve Bölge İdare Mahkemeleri tarafından verilen kararların hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının uygulanmamasından kaynaklandığı anlaşılan uyuşmazlığa yönelik incelemenin bu yönüyle yapılması gerektiğinden bahisle davanın reddi yolunda verilen Mahkeme Kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde astsubay olarak görev yapan davacının, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın 2015 yılı astsubaylıktan subaylığa geçiş temin faaliyeti kapsamında 21/12/2014 tarihinde yapılan sınavda soru kitapçık türünü kodlamadığından bahisle yazılı sınavının değerlendirme dışı bırakıldığı, yazılı sınavının değerlendirme dışı bırakılması işleminin iptali istemiyle açtığı davada Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verilmesi üzerine yazılı sınavının değerlendirilmesi sonucu 72,6 puan alan davacıya sınavda başarılı olduğunun ve mülakat aşamasına katılması için çağrı yapılacağının 15/03/2016 tarihli yazıyla, 2017 yılı astsubaylıktan subaylığa geçiş mülakatı için gerekli evraklar ile mülakat tarihinin ise 06/02/2017 tarihli yazıyla bildirildiği ve 10/02/2017 tarihinde mülakata alındığı, mülakat sonrası davacının durumunun değerlendirilmesi aşamasında ise 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin yayımlandığı tarih itibariyle astsubaylıktan subaylığa geçiş aşamasında olması sebebiyle, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Kanun Hükmünde Kararname gereği uygulama kabiliyetinin kalmadığından bahisle astsubaylıktan subaylığa geçiş adaylık işlemleri sonlandırılmıştır.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinin son fıkrasında yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri Ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasında, iptal davaları, “idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu, maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar” olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun “Kararların sonuçları” başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında ise; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.” hükmü yer almaktadır.
Türkiye’de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı’nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa’nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK’nın anılan toplantısında “demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla” Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00’den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.
29/10/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 7082 sayılı Kanun ile kabul edilen 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin “İptal edilen geçiş işlemleri” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, “Kuvvet Komutanlıkları tarafından temin faaliyeti tamamlanmamış olan subay ve astsubay adayları ile sözleşmeli subay ve astsubay adayları hakkındaki işlemler iptal edilmiştir.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin genel gerekçesinde; Kanun Hükmünde Kararname ile terör örgütleri veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplardan kaynaklanan tehditlere karşı demokrasiyi, temel hak ve hürriyetleri ve kamu düzenini korumak amacıyla olağanüstü hal kapsamında alınması gereken tedbirlerin düzenlendiği, madde gerekçesinde ise; madde ile, nasıp süreci henüz sonuçlanmamış durumda olan subay ve astsubay adayları ile sözleşmeli subay ve astsubay adayları hakkındaki işlemler ile henüz tamamlanmamış durumda olan astsubaylıktan subaylığa ve uzman erbaşlıktan astsubaylığa geçiş işlemlerinin iptal edilmesinin öngörüldüğü hususları yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin genel gerekçesinde de açıklandığı üzere anılan kararnamenin asli amacının terör örgütleri veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplardan kaynaklanan tehditlere karşı demokrasiyi, temel hak ve hürriyetleri ve kamu düzenini korumak olduğu açıktır.
Bu kapsamda Olağanüstü Hal kapsamında bir dizi tedbir alındığı, nasıp süreci henüz sonuçlanmamış durumda olan subay ve astsubay adayları ile sözleşmeli subay ve astsubay adayları hakkındaki işlemler ile henüz tamamlanmamış durumda olan astsubaylıktan subaylığa ve uzman erbaşlıktan astsubaylığa geçiş işlemlerinin iptal edilmesine ilişkin tedbirin de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin FETÖ/PDY iltisaklı şahıslardan arındırma amacına hizmet ettiğinin kabulü gerekeceği tabiidir.
Bununla birlikte davacının yazılı sınavının değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada mahkemece verilen 24/12/2015 tarihli iptal kararının uygulanması amacıyla davalı idarece, davacının müteakip dönemde yapılması planlanan mülakat aşamasına katılması için çağrı yapılacağının 15/03/2016 tarihli yazıyla bildirildiği ve bu tarih itibarıyla 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin henüz yürürlüğe girmediği, dolayısıyla davacının anılan Kanun Hükmünde Kararname kapsamına girmesinin nedeninin davalı idarece yargı kararının uygulanmasının geciktirilmesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu uyuşmazlığın Kanun Hükmünde Kararname uyarınca tesis edilen işlemden değil mahkeme kararının uygulanmamasından kaynaklandığı açık olup, Bölge İdare mahkemesince uyuşmazlığın esasına girilmek suretiyle, mahkemece verilen iptal kararı uyarınca davacının durumunun birlikte sınava girdiği emsallerine göre değerlendirilmesi ve sonucuna göre işlem tesis edilmesi gerektiği hususları birlikte değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, davacının 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında değerlendirilip astsubaylıktan subaylığa geçiş işlemlerinin sonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 16/09/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X)KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerin hiçbirine uymadığından, istemin reddi ile temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.