Danıştay Kararı 5. Daire 2021/5640 E. 2022/7048 K. 17.10.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/5640 E.  ,  2022/7048 K.
T.C.

D A N I Ş T A Y

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No : 2021/5640

Karar No : 2022/7048

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …

Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı /ANKARA

Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair … tarihli ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarihl ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Davacı tarafından;Anayasa uyarınca OHAL döneminde ve sadece OHAL’in gerektirdiği ölçüde geçici tedbirler alınabileceği, OHAL döneminde alınan tedbirler çerçevesinde kamu görevinden çıkarıldığı, OHAL uygulanmasına 19 Temmuz 2018 tarihinde son verildiğinden kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, masumiyet karinesinden yararlanma hakkının OHAL döneminde dahi ihlal edilemeyecek bir hak olduğu, kamu görevine girme ve kamu görevinde çalışmanın Anayasal bir hak olduğu, bu temel hak “hakkın özüne dokunulmaması kaydıyla” sınırlandırılabileceği ve bu sınırlandırmanın ölçülü olmak zorunda olduğu, hakkında verilen mahkumiyet kararının KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı tarihten çok sonra ortaya çıkmış bir durum olup sonradan ortaya çıkan bir hususun daha önce verilmiş olan kamu görevinde çalışmama cezasını hukuka uygun hale getirmediği, suçlamaların niteliği ve cezanın ağırlığı dikkate alındığında bu cezanın AİHS’in 6. maddesi anlamında (ceza hukuku anlamında) bir ceza olduğu, aynı suçlama ve faaliyetlere dayalı olarak ağır bir hapis cezasına mahkum edildiği bilinmesine ve non bis in idem ilkesinin ihlal edildiğinin açıkça belirtilmesine rağmen İdare Mahkemesinin bu nedenle dava konusu işlemi iptal etmesi gerekirken davayı reddettiği, Bylock’a ilişkin suçlamanın istihbarat raporuna dayandığı, istihbari verilerin delil olamayacağı, yasal olarak kurulmuş ve söz konusu para yatırıldığında da halen yasal olarak faaliyetlerine devam eden bir bankaya bir kişinin yatırım amacıyla para yatırmasının ve bu yatırımdan kar elde etmesinin mülkiyet hakkının kullanılması kapsamında olduğu, yine kar elde etme amaçlı bankacılık işlemlerinin mülkiyet hakkı kapsamında olduğunda da şüphe olmadığı, adli yardımdan yararlanan bir kişiye davayı kaybetmesi halinde tüm bu masrafları ödetmenin, hiçbir geliri olmayanlar açısından mahkemeye başvurma açısından caydırıcı bir etkisi bulunduğu ve mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …

Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi İdare Mahkemesince kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2022 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.