Danıştay Kararı 5. Daire 2021/5763 E. 2022/7467 K. 24.10.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/5763 E.  ,  2022/7467 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5763
Karar No : 2022/7467

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı /ANKARA
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair … tarihli ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Davacı tarafından; FETÖ/PDY örgütü ile herhangi bir ilişkisinin olmadığı, geçerli bir sebebe ve somut delile dayanmayan ve savunma alınmaksızın tesis edilen dava konusu işlemin Anayasaya ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesine aykırı olduğu, ihracına ilişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, mülkiyet hakkının, masumiyet karinesinin ve Anayasada düzenlenen haklarının ihlal edildiği, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı hareket edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve Bölge Adliye Mahkemesi ile Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle 15/05/2019 tarihinde kesinleşen … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan;
“…sanığın adına kayıtlı olduğu belirlenen ve kendi kullanımında olduğunu kabul ettiği … nolu GSM hattı ile 15.08.2014 ve 21.02.2015 tarihleri arasında … İMEİ numaralı cihaz üzerinden ByLock sunucuları/sistemlerine ait …, …., … nolu 3 farklı IP numarası ile toplamda 15459 kez bağlantı kurulduğu, belirtilen hat ile bylock programının yoğun bir şekilde kullanıldığı tespit edilmiştir. Sanığın adına kayıtlı ve kullanımında olan … nolu GSM hattı ile … ID numarası, “…” kullanıcı adı, “…” şifresi ile ByLock sunucuları/sistemlerine dahil olduğu, sanık …’ın bylock programı üzerinde Mahmut adını kullandığı, … ismine eklenen …. rakamlarının ise sanığın lise ve üniversite eğitimini aldığı ve uzun süre ikamet ettiği … ilinin plaka kodu olduğu, yine program üzerindeki şifre bilgisi olan “…” ibaresinin sanığın isminin ilk harfi olduğu, “..” harfine eklenen … rakamlarının ise yine … ilinin plaka kodu ile sanığın nüfusa kayıtlı olduğu … ilinin plaka kodu olduğu, ByLock kullanım detay kayıtlarına ait kullanım istatistiklerine göre … ID nolu kullanıcı olan sanık …’ın mesaj alma ve gönderme, mail alma ile sesli arama gibi aktif kullanımları bulunduğu, roster kayıtlarına göre kullanıcı bilgileri belirlenen …, …, …, …, … ve ID numaraları belirlenip kimlikleri belirlenemeyen bir çok şahıs ile ByLock programı içerisinden irtibatlı olduğu, sanığa ait … ID numarasının kişilerinde ekli olan kullanıcılardan tespiti yapılan … ve …ın da sanık gibi eski Emniyet Genel Müdürlüğünde rütbeli olarak görevli oldukları..” şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bıkarılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.