Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/5993 E. , 2021/5045 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5993
Karar No : 2021/5045
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Bakanlığı / …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Hv. Per. Asb. Üçvş. olarak görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının …tarih ve …sayılı işleminin iptali ve bu işlem nedeniyle uğradığı zararın tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında; 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. maddenin B bendi ile, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen personelin kamu görevinden çıkarılacağı yönünde yapılan düzenleme dikkate alındığında, davacının, öğrencilik yıllarından itibaren FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu, bu irtibat ve iltisakın davacı tarafından soruşturma ve kovuşturma aşamalarında ikrar edilerek etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediği, hakkında yürütülen ceza soruşturması aşamasında açığa alındığı, FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği iddiası ….Ağır Ceza Mahkemesi …Esas sayılı dosyasında yargılamasına devam edildiği, ceza yargılaması aşamasında istenen HTS kayıtlarından davacının örgüt üyeleriyle ankesörlü telefon ile 5-6 kez görüştüğünün tespit edildiği, davacı hakkında “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan cezalandırılmasına ilişkin yargılama sonuçlanmamış ise de, FETÖ/PDY terör örgütüne üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut irtibatı olduğu değerlendirilen, yapılan inceleme ile hakkındaki bu kanaatin belirginleşmesi nedeniyle Devlete karşı sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşılan davacının kamu görevinden çıkarılması işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Diğer yandan, dava konusu işlemin mahkemelerince yapılan yargılama sonucunda hukuka uygun olduğu ve dava konusu işlem nedeniyle davacının uğradığı ve tazmin edilecek herhangi bir zararının bulunmadığı anlaşıldığından, davacının parasal haklarına yönelik talebinin de reddine hükmedilmiştir.
Öte yandan, yukarıda anılan karara yönelik istinaf başvurusu üzerine, …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…sayılı kararında; davanın reddine ilişkin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararın davacıya 11/11/2020 tarihinde tebliğ edildiği görülmekte olup, bu tarihi izleyen günden itibaren otuz gün içerisinde istinaf talebinde bulunulması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 12/01/2021 havale tarihli dilekçeyle istinaf isteminde bulunulduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunun süre yönünden reddi gerektiği gerekçeleriyle istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunun süre aşımı yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunması üzerine …Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ikamet adresinin Temmuz ayında değiştiği, buna rağmen karar tebligatının eski adresine yapıldığı, usulüne uygun yapılmayan tebligatın itiraz süresini öğrendiği günden itibaren geçerli olacağı, kararı UYAP Vatandaş Portaldan öğrendiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuk ve usule uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, temyiz dilekçesiyle talep edilen adli yardım isteminin, daha önce kabulüne karar verilmiş olması olması ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 335. maddesinin üçüncü fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinin belirtilmesi karşısında, davacının temyiz dilekçesindeki adli yardım talebi hakkında yeniden bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Hv. Per. Asb. Üçvş. olarak görev yapmakta iken davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin …tarih ve …sayılı işlem tesis edilmiştir.
Anılan işlemin iptali istemiyle açılan dava, …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Söz konusu karar, davacının dava dilekçesinde belirttiği adrese tebligata çıkarılmış ve tebligat alındısından, tebligatın Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre yapıldığı ve bu adresin bağlı olduğu mahalle muhtarına 10/11/2020 tarihinde bırakıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından 12/01/2021 tarihinde bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine anılan Mahkemenin …tarih ve E:…sayılı kararıyla istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı da istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesince istinaf istemi reddedilmiştir.
Bunun üzerine, İdare Dava Dairesi kararının temyizi yoluna başvurulmuştur.
İLGİLİ MEVZUAT:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Bilinen adreste tebligat” başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasında, tebligatın tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı; ikinci fıkrasında, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı; aynı Kanun’un “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrasında, kendisine tebligat yapılacak kimse veya Kanun mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracağı, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildireceği, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri gereğince, bilinen adrese yapılacak tebligatlarda muhatabın adreste bulunmaması durumunda tebliğ memurunca muhatabın o adreste oturup oturmadığının araştırılması; şayet muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış ise tebligatın çıkış merciine iade edilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesi kararının davacının bilinen adresi olan “…Mah. …Sk. No:……” adresine tebligata çıkarıldığı, tebliğ mazbatasında komşusunun çarşıya gittiğini beyan ettiğine yönelik ibarenin yer aldığı, tebligat alındısından tebligatın Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre yapıldığı ve bu adresin bağlı olduğu mahalle muhtarına 10/11/2020 tarihinde bırakıldığının belirtildiği görülmüştür.
Her ne kadar 10/11/2020 tarihli tebliğ mazbatasında muhatabın çarşıda olduğuna yönelik ibare bulunsa da, UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davacının MERNİS adresini 27/07/2020 tarihinde “…Köyü …Sk. No:……” olarak değiştirdiği ve tebligata çıkarılan adresten sürekli olarak ayrıldığı anlaşıldığından, davacıya yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davacıya yapılan tebligatın usulsüz olması nedeniyle istinaf isteminin süresinde olduğunun kabulüyle istinaf isteminin esası hakkında karar verilmesi gerekirken “istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddi” yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. …Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, temyiz aşamasına ait yargılama giderinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesi Dairesine gönderilmesine, 30/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.