Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/7084 E. , 2022/6777 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7084
Karar No : 2022/6777
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararında; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile Mahkemelerinin 23/03/2021 tarihli ara kararına istinaden davalı idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucu, dava konusu OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararının, 05/08/2019 tarihinde, davacının vekilinin tebliğ adresinde bulunmaması sebebiyle Komisyon’a başvuru esnasında belirtilen adreste, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak davacı vekilinin kardeşi F.K.’ye tebliğ edildiği anlaşıldığından, davacı vekili tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca söz konusu işleme karşı tebliğ tarihi olan 05/08/2019 tarihinden itibaren 60 gün içerisinde, yani en son 04/10/2019 tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 12/03/2021 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi ve diğer ilgili mevzuat hükümleri uyarınca avukatın bağlı olduğu barodan güncel adresinin bildirilmesi istenerek avukatın bizzat kendisine veya çalışanına tebligat yapılması gerekirken, davacı vekilinin ikametgah adresinde davacı vekilinin kardeşine tebligat yapılması nedeniyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararın adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘İN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dava dosyası tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
15/03/2018 tarih ve 30361 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7101 sayılı İcra ve İflâs Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 48. maddesi ile 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesi, “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
…9. Baro levhasına yazılı avukatlar…
Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır.
Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
Bu Kanun uyarınca yapılan elektronik tebligat işlemleri, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi tarafından kurulan ve işletilen Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden yürütülür. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi, sistemin güvenliğini ve bu sistemde kayıtlı verilerin muhafazasını sağlayacak her türlü tedbiri alır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” şeklinde değiştirilmiş ve 7101 sayılı Kanun’un 66. maddesinde, “Bu Kanunun; a) 48 inci, 49 uncu ve 64 üncü maddeleri 1/1/2019 tarihinde, … yürürlüğe girer.” hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinde, “1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı…” kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun yukarıda yer verilen hükümlerine göre, baro levhasına yazılı olan avukatlara yapılacak tebligatların 01/01/2019 tarihi itibarıyla elektronik yolla yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; davacının 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılması üzerine, vekili tarafından 02/08/2017 tarihinde OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvuruda bulunulduğu, anılan Komisyon tarafından davacının başvurusunun … tarih ve … sayılı işlemle reddedildiği ve söz konusu işlemin, davalı idarece, davacı vekili tarafından başvuru dilekçesinde bildirilen adrese posta yoluyla tebligata çıkarılarak, aynı konutta sürekli birlikte ikamet ettiğini beyan eden, tebellüğe ehliyetli vekilin kardeşi F.K.’ye 05/08/2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun baro levhasına yazılı olan avukatlara yapılacak tebligatların elektronik yolla yapılmasını zorunlu kılan yukarıda yer verilen hükmünün 01/01/2019 tarihi itibarıyla yürürlüğe girdiği, dolayısıyla dava konusu işlemin davacı vekilinin kardeşine posta yoluyla tebliğ edildiği tarih (05/08/2019) itibarıyla anılan Kanun hükmünün yürürlükte olduğu dikkate alındığında, dava konusu işlemin tebliğinin davacı vekilinin elektronik tebligat adresine yapılması gerekmekte iken posta yoluyla yapılmasının anılan Kanun hükmüne aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davacı tarafından dava konusu işlemi öğrenme tarihi olarak bildirilen 08/03/2021 tarihini izleyen günden itibaren 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesinde öngörülen 60 günlük dava açma süresi içerisinde açılan davanın süresinde kabul edilerek esasına girilmesi gerekirken, süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, Dairemizin bozma kararı üzerine yeniden verilecek kararda, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi isteminin de “taleple bağlılık ilkesi” gereğince karara bağlanması gerektiği açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.