Danıştay Kararı 5. Daire 2021/8104 E. 2022/7914 K. 01.11.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/8104 E.  ,  2022/7914 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8104
Karar No : 2022/7914

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Davacı tarafından; hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, ByLock kullanımına ilişkin tespitin hukuk devletinde delil niteliğinin bulunmadığı, örgüt talimatı ile Bank Asya’ya para yatırılmadığı, yasal olarak Devletin denetimi ve gözetimi altında kurulan ve faaliyetine devam eden bir bankaya para yatırmanın terör örgütü üyeliğine gerekçe yapılmasına imkan bulunmadığı iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; “…Yozgat Emniyet Müdürlüğünce bilgi sahibi sıfatıyla ifadesi alınan O.K.’nın ifadesinde özetle; ‘ … polis okulundan üst devrem olan ve Yozgat ilinde çalışmakta olan C.G. isimli polis memuru ben mezun olduktan sonra benim kullanmış olduğum telefondan arayarak ev konusunda yardımcı olabileceğini söyledi. C. isimli polis memuru beni mezun olduğum gün aradı onun öncesinde bu şahısla benim herhangi bir telefon görüşmemolmadı. Ben polis okulu 2. Sınıfta okuduğum zamanda gelirdi ve toplu olarak polis okulundan arkadaşlarla muhabbet ettiğimiz esnada bize hitaben polis memurlarıyla aynı evde kaldığından bahsederdi…’ şeklinde beyanda bulunduğu, … Yozgat Emniyet Müdürlüğünce bilgi sahibi sıfatıyla ifadesi alınan A.T.’nin ifadesinde özetle; “…daha sonra Asayiş Şube Müdürlüğünde çalıştığım zamanlarda … isimli polis memuru benim yanıma gelerek yardım adı altında himmet parası istedi bende kendisine benim tanımış olduğu zor durumda olan memleketimde tanıdıklarım olduğunu yardım edecek….ederim beş bu gruba kesinle para vermem eşimden dolayı zaten bu grup tarafından mağdur edildiğimi söyledim ve yanımdan gönderdim. Ben … isimli polis memuruyla bu şekilde konuştuktan sonra beri bir örgütle alakalı hiç kimse aramadım…’ şeklinde beyanda bulunduğu, … Y.K. isimli şahsın Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğünde alınan ifadesinde; ‘7-25 Aralık Cemaat tarafından yapıan operasyondan sonra Şubemizde bir hareketlilik yaşanmaya başladı. Burada şubenin hemen hemen cemaatçi kesimin hepsi rahatszılanmaya başlandı ve cemaatçi polisler Şubeden çıkarılınca bekâr evlerinde de değişimler oldu…15.07.2016 günü ben, U.K., M.S. evde otururken televizyonda haberlere baktığımızda İstanbul’da Boğaziçi köprüsünde askerlerin olduğunu, bunun bir askeri kalkışma olduğundan bahsediyorlardı. Bu haberden yaklaşık yarım saat sonra benim telefonumda bulunan EAGLE program üzerinden bizlere “Askere zorluk çıkarmayın, gelirseler silahınızı teslim edin” şeklinde mesaj attı. Ben bu durumu V. kod adlı abiye sordum o da bana mesaj attı F.’nin gönderdiği mesajı dikkate almamızı, onun talimatlarını uygulamamızı istedi. Daha sonra biz kendi aramızda bu durumu istişare ettik. Her üçümüz telefonumuzdaki EAGLE programını silerek telefonlarımızı formatladık göreve gittik. F. ile evde olduğumuzda kendisine cemaatin darbeyi deslekliyor mu niye bize bu şekilde mesaj attınız diye sorduğumda bana abiler yanlış anlamış o yüzden mesaj attığını cemaatin darbeye destek vermediğini söyledi. 18.07.2016 günü sabah ben işe gittim, beni idari büroya çağırdılar ve açığa alındığımı tebliğ ettiler. Açığa alındıktan sonra silah ve kimliğimi teslim ederek eve gittim. F. evdeydi kendisine açığa alındığımı söyledim. Bundan sonra ne olacak diye sorduğumda bundan sonra kimseyle irtibatımız yok, herkes kendinden sorumlu olacak deyince onun da bu programı sildiğini anladım. O gün memlekete gitmemize izin verilmedi, gece Asayiş Şubeden polis arkadaşlar geldi beni alarak Kaçakçılık Şubeye götürdüler, burada cep telefonu ve sim kartımı teslim ederek salıverildim. 19.07.2016 günü simkart çıkarmak için çarşı merkezine gittiğimde yine bizim gibi açığa alınan ama cemaat ortamında görmediğim Z.E. isimli polis memuruyla karşılaştık. Birlikte Hakkari merkezde bulunan … Plaza isimli iş merkezinin önüne geldiğimizde F.A.’nın yanında …’ı gördüm. Dördümüz beraber iş merkezi içerisindeki simit sarayında oturduk. F. bizlere evleri halletmemiz lazım, evdeki cemaatle ilgili dökümanları çıkartalım, evde arama olabilir gözaltına alınabiliriz deyince ben, M.S., U.K. ile birlikte Tokiden lojman çıkan M.S.’nin evine gideceğiz, sizinle irtibatımız yok dedim. Bunun üzerine F. biz evleri spotçulara satalım, polisler gelirse sıkıntı olmasın, diyerek yanımızdan ayrıldı. Ben ve U.K. ile birlikte cemaat evindeki kişisel eşyalarımızı alarak bir ticari taksi ile M.’nin evine yerleştik. Benim gibi açığa alınan Z.E. ile görüştüğümde açığa alınan polislerin il dışına çıkabileceklerini söylemesi üzerine bende personel şubeye dilekçe yazarak izin aldım. Bir sonraki günde Z. ve O.K. isimli arkadaşlarımla (bu şahısların cemaatle ilişkilerini görmedim) ticari taksi ayarlayarak M.’nin evine gittim. Yola çıkmak üzere küçük bir valiz hazırladığım esnada M.S.’nin laptopu ile benim bornozumun cemaat evinde kaldığını farkedince tekrardan buraya gitmek için yola çıktığımda toki polis lojmanlarının kapısında nöbet tutan E.K. bana F.ler bu akşam gidecek istersen onlarla bir görüş bende eve giderken … kaldığı binanın oradan geçtiğimde G.K. ( Bu şahsı bizim bulunduğumuz evlere gidip geldiğini görmüştüm) F.A. ve … eşyalarını evinin önüne indiriyorlardı. Kendilerine hayırdır bu saatte napıyorsunuz dediğimde F. bana KOM Şubede hareketlilik var gece operasyon olabilir bu yüzden yola çıkacaz sende yola çık dedi. Bende F. ile ben devletten kaçmıyorum, gözaltına alacaklarsa alsınlar varsa suçum cezasını çekerim benim veremiyeceğim herhangi bir hesabım yoktur diyerek oradan ayrıldım. 20.07.2016 günü saat:06.00 sıralarında Z. ve O. ile Hakkari ilinden ticari taksi ile Van’a giderek otobüsle Erzurum’a ailemin yanına gittim. Halen Hakkari Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde görev yapan yukarda ismini zikrettiğim F.A. 2016 yılı atama dönemi içerisinde Kocaeli Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne ataması yapılmıştır. Bu şahıs bizimle hareket eeden cemaat evlerinde kalan ve yine Hakkari Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Şube Müdürlüğü’nde çalışan İ.İ. isimli polisinde şu an görev yapmaktadır. Bu şahıslar cemaat mensubu kişilerdir.’ şeklinde beyanda bulunduğu, …” tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.