Danıştay Kararı 5. Daire 2021/9706 E. 2022/8945 K. 21.11.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/9706 E.  ,  2022/8945 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9706
Karar No : 2022/8945

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili :Av….

İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Bakanlar Kurulu’nun Anayasa ve yasaların kendisine vermediği bir yetkiyi kullanmak suretiyle işlem tesis ettiği, kamu hizmetinden çıkarmanın usul ve esaslarının Anayasa ve kanunlarla belirlendiği ve bu usul ve esaslara uyulmadığı, hakkında soruşturma açılmadığı ve savunma hakkı tanınmadığı,ByLock kullanıcısı olmadığı, ByLock kullandığı iddiasının her türlü şüpheden uzak, kesin, net ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerektiği, dava konusu işlem ve kararların Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile tanınan haklara aykırı olduğu, istinaf kararının gerekçesiz olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; “…15 Temmuz 2016 tarihinde Van İl Emniyet Müdürlüğünde komiser yardımcısı olarak görev yapan sanık …’nın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait kriptolu haberleşme sistemini kullandığı, örgütün mali yapılanması içinde büyük önem arz eden ve örgüt liderinin talimatları doğrultusunda örgüt üyelerince maddi yönden desteklenmek suretiyle faaliyetini sürdüren bankada kendi adına bulunan hesabını 2014 yılı içinde olağan kabul edilemeyecek şekilde arttırdığı, tanık anlatımlarından anlaşıldığı üzere sanığın 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsünden önceden haberdar olduğu, o gece görev yaptığı … polis merkezinde görevli tüm polis memurlarının çağrılmaları üzerine görev yaptıkları birime gelmelerine karşın sanığın ertesi sabah görev yerine gittiği, darbe girişiminden 4 gün sonra 19/07/2016 tarihinde whatsapp isimli uygulamada “her yanlış bir yerden döner, kuralı bu. Ama 10 gün sonra ama 10 yıl…” şeklinde durum güncellemesi yaptığı, eylemlerinin gösterdiği süreklilik, çeşitlik ve yoğunluk dikkate alındığında, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye yönelik FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak hiyerarşik yapılanması içerisinde yer aldığı, böylece sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olduğu,….” tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/11//2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.