Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/12717 E. , 2022/6463 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/12717
Karar No : 2022/6463
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … ‘ a vesayeten …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde görev yapmakta iken, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı iddia olunan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunması alınmadan, hakkında yürütülen yargılamanın sonucu beklenmeden Anayasa hükümlerine aykırı olarak kamu görevinden çıkarma işleminin gerçekleştirildiği, dava konusu idari işlem ile Anayasa tarafından güvence altına alınan masumiyet karinesinin, ayrımcılık yasağının, özel hayata saygı, adil yargılanma ve savunma hakkının ihlal edildiği, yargılamanın makul süre içerisinde bitirilmesi ilkesine aykırı davranıldığı, … İdare Mahkemesi’nce verilen kararın gerekçesinde, FETÖ/PDY terör örgütünün 15 Temmuz 2016 tarihinde darbe girişiminde bulunduğu, örgütün amacının devleti ele geçirmek ve totaliter bir sistem kurmak olduğu, bu amaçla başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere, mülki idare birimleri, yargı teşkilatı, kolluk birimleri ve eğitim kurumları gibi devletin her türlü kademesinde kadrolaşmak suretiyle örgütlenmeye gittikleri belirtilmiş ise de, yıllarca sürdüğü iddia edilen bu örgütlenmeden milli istihbarat teşkilatı dahil olmak üzere devletin yetkili birimlerinin haberdar olmamasının mümkün olmadığı, söz konusu örgüte üye oldukları iddia edilen kişilerin neye göre tespit edildiğinin ve hangi kriterlerin esas alındığının da belli ve öngörülebilir olmadığı, Anayasa ve 2935 sayılı Kanun gereğince ilan edilen Olağanüstü Hal KHK’larının Anayasaya tamamen aykırı olduğu ve hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, Kanun Hükmünde Kararnamelerle kamu görevinden çıkarılanlara, 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince kurulan Komisyona başvuru hakkı tanındığı belirtilmekte ise de, söz konusu Komisyonun darbe teşebbüsünün üzerinden 3 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra faaliyet göstermeye başladığı, objektif ve tarafsız bir çalışma sürdürmediği, başvurusunun hukuki olmayan gerekçelerle reddedildiği, Kara Harp Okulu’ndan mezun olduğu 2005 yılından kamu görevinden ihraç edildiği 2016 yılına kadar kendisine verilen görevlerde son derece başarılı olduğu, devletine ve milletine bağlı, sadık, başarılı ve özverili bir Türk subayı olarak görev yaptığı, hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda, görev yaptığı dönemde amirleri dışında başka birimlerden açık ya da üstü örtülü emir ve talimat aldığına dair en ufak bir iddia ve delilin ileri sürülemediği, Yargıtay kararlarında değinilen, gizlilik esasına dayanan ve kendine özgü organizasyon yapısı olan FETÖ/PDY’ye üye olduğu iddia edilen kişilerin hangi eylemleri nedeniyle bu örgüte üye olduklarının kabul edildiğinin objektif olarak açık ve net bir şekilde belirlenmesi gerektiği, iltisak yahut irtibat kavramları adı altında somut eylemi bulunmaksızın sadece hakkındaki söylentilere itibar edilerek işlem tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu, Mahkemece, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı bulunan kamu görevlisinin kamu görevinden çıkarılması işleminde, dokunulması yasak olan haklara herhangi bir müdahalede bulunulmadığı belirtilmiş ise de, bu tespitin tamamen gerçek dışı olduğu, üstlerinden aldığı emir neticesinde darbe gecesinde bir takım görevlere gönderilmesinin, kendisinin bilerek ve isteyerek darbe eylemine katıldığını göstermediği, ceza dava dosyasında örgüt üyeliğine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı iddia edilmektedir. Öte yandan dava konusu işlemin dayanağı olan 668 sayılı KHK’nın Anayasa’ya aykırı olduğu iddia edilerek, iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması talep edilmiştir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.