Danıştay Kararı 5. Daire 2022/12775 E. 2022/7579 K. 25.10.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/12775 E.  ,  2022/7579 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/12775
Karar No : 2022/7579

DAVACI: …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Kurulu

İSTEMİN_KONUSU : Davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin anılan Dairenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Dava dilekçesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca dosya incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinin 1. fıkrasında; idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; 2. fıkrasının (b) bendinde, dilekçelerde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, (d) bendinde, vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği; 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde, dilekçeler üzerinde bu Kanun’un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden inceleme yapılacağı; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, bu yönlerden Kanuna aykırılık görülür ise otuz gün içinde 3. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; 15. maddesinin 5. fıkrasında ise, bu yönlerden dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 14. maddesinde, kısıtlıların fiil ehliyetinin bulunmadığı; 16. maddesinde, kısıtlıların, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremeyecekleri; 407. maddesinde, bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her erginin kısıtlanacağı, cezayı yerine getirmekle görevli makamın, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlü olduğu; 413. maddesinde, vesayet makamının, bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atayacağı; 448. maddesinde, vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasinin vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil edeceği; 471. maddesinde ise, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayetin, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı belirtilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 43. maddesinde; “Hukuki işlemden doğan temsil yetkisi, aksi taraflarca kararlaştırılmadıkça veya işin özelliğinden anlaşılmadıkça, temsil olunanın veya temsilcinin ölümü, gaipliğine karar verilmesi, fiil ehliyetini kaybetmesi veya iflas etmesi durumlarında sona erer.”, 513. maddesinde ise; “Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda metnine yer verilen madde hükümlerinin değerlendirilmesinden; vekalet ilişkisinin, gerek vekilin gerekse müvekkilin ehliyetinin ortadan kalkması ile son bulacağı sonucu çıkmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı hakkında silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma suçundan açılan kamu davasında Yargıtay … Ceza Dairesinin (ilk derece) … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının suçu sabit görülerek 13 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve mahkumiyet kararının 14/09/2021 tarihinde kesinleştiği; UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede ise, … Sulh Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla …’nın davacıya vasi olarak atandığı ve davacının, … Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu görülmüş olup, anılan mevzuat uyarınca, dava dilekçesinin, bizzat vasi tarafından veya vasinin usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletnameye dayanarak tayin edeceği vekil (avukat) tarafından verilmesi gerekirken, davacıyı temsil hakkı kalmayan Av. … tarafından 28/08/2022 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kayıtlarına giren dilekçe ile verildiği anlaşıldığından, bu haliyle dava dilekçesinin kabulüne olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin, aynı Kanun’un 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde yukarıdaki hususlar gözetilerek, yeniden dava açmakta serbest olmak üzere REDDİNE,
2. Dilekçenin yenilenmesi halinde harç alınmamasına, dilekçenin yenilenmemesi halinde aşağıda dökümü yapılan …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın davacıya iadesine,
3. Dilekçe ve eklerinin davacıya iadesine,
4. Yeniden verilecek dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde anılan Kanun’un 15. maddesinin beşinci fıkrası gereğince davanın reddedileceği hususunun davacıya bildirilmesine, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.