Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/2251 E. , 2022/4594 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2251
Karar No : 2022/4594
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Davacının, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptaline ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından; terör örgütü üyeliği suçundan yargılandığı kamu davasında beraatine karar verildiği, soruşturma aşamasında savunma hakkının kısıtlanmaması için talep ettiği belgelerin davalı idarece gönderilmediği, asılsız ve soyut iddialara dayanılarak hakkında meslekten çıkarma cezası verildiği, masumiyet karinesi, eşitlik ilkesi ile ayrımcılık ve mükerrer soruşturma yasağının ihlal edildiği iddia edilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ: Davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla, davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafından, meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın iptaline ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talebiyle 10/02/2022 tarihinde bakılmakta olan dava açılmıştır.
Diğer yandan, Dairemizce yapılan 16/03/2022 tarihli ara kararına cevaben davalı idarece gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının, dava konusu meslekten çıkarma cezasına karşı 18/06/2021-14/10/2021 tarihli dilekçeler ile yeniden inceleme talebinde bulunduğu, bu talebi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin 18/01/2022 tarih ve 2022/84 sayılı kararı ile yeniden inceleme talebinin reddine karar verildiği, anılan karara karşı davacının 16/02/2022 tarihli dilekçe ile itiraz talebinde bulunduğu, davacının itiraz talebinin ise inceleme aşamasında olduğu ve henüz bir karar verilmediği görülmüştür.
B) İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden incelemeye tabi tutulacağı öngörülmüş; aynı Kanun’un “İlk inceleme üzerine verilecek karar” başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, 14. maddenin 3/d bendinde yazılı hallerde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu’nun “Yeniden inceleme, itiraz ve yargı yolu” başlıklı 33. maddesinin 2. fıkrasında; “Dairelerin kararlarına karşı, Başkan veya ilgililer, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde, kararı veren daireden yeniden inceleme talebinde bulunabilir.” hükmüne, 3. fıkrasında; “Dairelerin yeniden inceleme talebi üzerine verdiği kararlara karşı, Başkan veya ilgililer tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde, Genel Kurula itiraz edebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.”, aynı maddenin 5. fıkrasında da; “Genel Kurulun veya dairelerin, meslekten çıkarma cezasına ilişkin kesinleşmiş kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulabilir; diğer kararları yargı denetimi dışındadır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı açılan iptal davaları ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür. Bu davalar, acele işlerden sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
C) İNCELEME VE GEREKÇE:
İptal davası, idarenin kamu gücüne dayanarak, tek yanlı irade beyanıyla tesis ettiği, hukuk düzeninde değişiklik yapan, başka bir deyişle ilgililerin hukukunu etkileyen kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemlere karşı açılır. Dolayısıyla, ortada idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir bir idari işlem bulunmamasına rağmen iptal davası açılması halinde, ilgili yargı merciince 2577 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendi ile 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi hükümleri çerçevesinde davanın reddine karar verilecektir.
Yine yukarıda yer verilen 6087 sayılı Kanun hükümlerine göre, yargı mensuplarının meslekten çıkarma cezalarına ilişkin kararlara karşı dava açılabilmesi için bu kararların kesinleşmesi gerekmektedir. Kesinleşme ise on gün içinde yeniden inceleme ve/veya itiraz talebinde bulunulması halinde HSK ilgili Dairesi veya Genel Kurulunca bu talepler hakkında bir karar verilmesiyle ya da on gün içinde yeniden inceleme ve/veya itiraz talebinde bulunulmaması halinde olacaktır. Dolayısıyla yargı mensuplarının, meslekten çıkarma cezalarına ilişkin kararlara yönelik yeniden inceleme ve itiraz talebinde bulunmaları halinde, HSK ilgili Dairesi ve Genel Kurulunca bu istemler hakkında bir karar verilmesinin beklenmesi ve bu kararlarla kesinleşen meslekten çıkarma cezalarına ilişkin karara karşı iptal davası açılması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yeniden inceleme talebinde bulunulduğu, aynı Dairenin … tarih ve … sayılı kararı ile yeniden inceleme talebinin reddine karar verildiği, anılan karara karşı davacının bu kez 16/02/2022 tarihli dilekçe ile itiraz talebinde bulunduğu ve inceleme aşamasında bulunan itiraz talebi hakkında henüz bir karar verilmediği görülmüştür.
Dolayısıyla, davacı tarafından itiraz talebinin sonuçlanması beklenmeden 10/02/2022 tarihinde, kesinleşmemiş olan kararın iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davaya konu Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülebilir yani kesinleşmiş bir işlem mahiyetinde olmadığı ve anılan karara karşı açılan davanın esasının incelenmesine 2577 sayılı Kanun’un 14/3-d ve 15/1-b maddeleri uyarınca imkan bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
D) KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 14/3-d ve 15/1-b maddeleri uyarınca davanın REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 13/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.