Danıştay Kararı 5. Daire 2022/737 E. 2022/6941 K. 13.10.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/737 E.  ,  2022/6941 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/737
Karar No : 2022/6941

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : …
Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde polis memuru olarak görev yapmakta iken 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Yargılama aşamasında sunduğu beyanları tekraren, OHAL rejiminin olağan hukuk rejiminden tek farkının, OHAL’e neden olan şiddet eylemlerini bastırmak için, geçici bir süre vatandaşların temel haklarına ölçülü bazı kısıtlamalar getirebilmesine izin vermesi olduğu, OHAL KHK’larının Resmi Gazetede yayınladıkları gün TBMM’nin onayına sunulduğu ve en geç 30 gün içerisinde görüşülüp karara bağlandığı, uluslararası sözleşme hükümleri ile anayasal ve yasal hükümlerden anlaşılacağı gibi, OHAL KHK’ları ile sadece OHAL’in gerektirdiği ölçüde OHAL’e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, masumiyet karinesinden yararlanma hakkının OHAL döneminde dahi ihlal edilemeyecek türden mutlak hak olduğu, 2014 öncesi suç olarak algılanacağı dahi düşünülemeyen yasal faaliyetler gerekçe gösterilerek sayıları yüz binleri aşan kamu görevlisinin ceza hukuku anlamında bir suçla suçlandığı, sivil ölüm oluşturur şekilde sürekli olarak kamu görevinden çıkarılma cezası verildiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne göre bu cezanın ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, bir kanun hükmünde kararname ile söz konusu cezaya hükmedilemeyeceği, MİT, Emniyet ve Jandarma tarafından istihbari amaçlı toplanan bilgilerin yasalara uygun olarak elde edilmiş olsalar dahi, amaçları dışında, örneğin bir disiplin ya da ceza yargılamasında delil olarak kullanılamayacağı, ByLock verilerinin hukuka aykırı delil olduğu, hakkında tespit ve değerlendirme tutanağı bulunmadığı, User-id ve kullanıcı bilgilerinin bulunmadığı, masumiyet karinesinin açıkça ihlal edildiği, … kod adlı tanıktan ele geçirilen arşiv bilgisindeki kodlamanın fişleme niteliğinde olduğu, üst amir kanaatinin sübjektif değerlendirmeler içerdiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davalı idare tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi İdare Mahkemesince kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Öte yandan; her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, anılan mahkeme kararının temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile “TCK’nın 314/2. maddesi gereğince sanıklar hakkında temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşıldığı halde ”takdiren ve teşdiden ceza tayini” yerine ”takdiren asgari ceza tayini” yazılması suretiyle hükümde çelişki oluşturulması,” gerekçesi ile bozulduğu, bozma sonrası yargılamanın … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyası üzerinden devam ettiği görülmekle birlikte, İdare Mahkemesince davacı hakkındaki mahkumiyet hükmünün değil, söz konusu Ceza Mahkemesi kararında elde edilen delillerin dikkate alınması ve bozma kararında delillerin geçersiz olduğuna dair bir belirlemede bulunulmaması karşısında, anılan bozma kararının davacının hukuki durumunda değişiklik yaratmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.