Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/9036 E. , 2022/6811 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/9036
Karar No : 2022/6811
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Üniversitesi Rektörlüğü / …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesinin 1. fıkrasının, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesinin 8. fıkrası ile değişik (d) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmak üzere Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına teklifte bulunulmasına ilişkin Adnan Menderes Üniversitesi Yönetim Kurulunun …tarih ve …sayılı oturumunda alınan 1 no’lu kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; davacı tarafından 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin “Kamu Personeline İlişkin Tedbirler” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca Ekli (1) sayılı listede isminin yer alması sebebiyle hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılmasına dair işlem ile söz konusu işleme dayanak teşkil eden Adnan Menderes Üniversitesi Rektörlüğü işleminin iptali istemiyle açılan davada …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı incelenmeksizin ret kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi kararının Danıştayca bozulması sonrasında …Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı bozmaya uyularak verilen kararı ile dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna gönderilmesine kesin olarak karar verildiği, bakılan bu dava ile Mahkemelerinin E: …sayısına kayıtlı olarak açılan ve kesinleşen kararına konu davanın tarafları, konusu ve sebepleri aynı olduğundan, anılan davada verilen incelenmeksizin ret kararının, bakılan bu dava bakımından kesin hüküm teşkil ettiği anlaşıldığından, mevcut kesin hüküm karşısında, işbu davanın esasının incelenmesine hukuken imkan bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçeyle davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine …Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; hakkında yürütülen ihraç sürecinin dedikodu, iftira ve yalan üzerine kurulu olarak dava konusu karar ile oluşturulduğu, idarenin her türlü eylem ve işlemleri yargı denetimine tabi olmasına rağmen ihraç sürecini başlatan bu önemli kararın denetlenmediği, …İdare Mahkemesinde görülen davada Yönetim Kurulu kararının dosyaya sunulduğu, yıllar sonra eline geçen ancak mahkemece hukuki denetimi yapılmayan kararın iptali için dava açıldığı, bu kararın hukuksuz ve gerçeklere aykırı olduğunun ortaya çıkması durumunda YÖK aracılığıyla Başbakanlığa iletilen ihraç listesinden ve dolayısıyla 672 sayılı KHK listesinden arınarak akademik hayatına dönebilmesinin mümkün hale geleceği, irtibat ve iltisak suçlamasından aklanabileceği, davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verildiği, istinaf mercinin bu kararı yerinde gördüğü, heyetin aynı yönde düşünmesi halinde yeni bir belgenin ortaya çıkması nedeniyle yargılamanın yenilenmesi çerçevesinde hukuki denetim yapılması gerektiği, ilk açılan davanın tarafları ile bu davanın taraflarının aynı olmadığı, önceki davadan farklı bir sebebe dayanıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma dilekçesi verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi İdare Mahkemesince kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Adnan Menderes Üniversitesi bünyesinde görev yapan davacının, Üniversite Yönetim Kurulunun …tarih ve …sayılı oturumunda alınan 1 no’lu kararı ile 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesinin 1. fıkrasının, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesinin 8. fıkrası ile değişik (d) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılması hususunda Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına teklifte bulunulmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline ve davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Öte yandan, davacı, 01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle de kamu görevinden çıkarılmıştır.
Davacının, anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin ekli listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleme karşı açtığı davada, …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile davanın incelenmeksizin reddine karar verildiği, davacının bu karara karşı istinaf yoluna başvurması üzerine …Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, bu kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15/03/2018 tarih ve E:2017/7550, K:2018/12083 sayılı kararı ile Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun görev alanına giren konulara ilişkin olarak idari yargı mercilerinde açılmış olan davalar hakkında 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun geçici 1. maddesinin 3. fıkrası uyarınca karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek yeni bir başvuru şartı aranmaksızın dosyanın incelenmek üzere Komisyona gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, …Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince bozmaya uyularak verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı karar ile istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna gönderilmesine kesin olarak karar verildiği, davacının başvurusunun Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun …tarih ve …sayılı işlemi ile reddedildiği, bu işleme karşı …İdare Mahkemesinin …sayılı esasına kayden dava açıldığı, Mahkemenin …tarih ve K:…sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, dosyanın istinaf aşamasında olduğu görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. …” hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun dava şartlarını düzenleyen 114. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması”, aynı fıkranın (i) bendinde ise “Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması” hükmüne yer verilmek suretiyle “derdestlik” ve “kesin hüküm” dava açma şartları arasında sayılmış; 115. maddesinde, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davayı usulden reddedeceği kurala bağlanmış; 303. maddesinin birinci fıkrasında ise, “Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda “kesin hüküm” koşulları ve hukuksal sonuçlarına yönelik herhangi bir hüküm bulunmadığı gibi, aynı Kanun’un 31. maddesinde “kesin hüküm” konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na herhangi bir gönderme de bulunmamaktadır.
Ancak, bir toplumun yürürlükte bulunan hukukunun işlerliğinin ve güvenliğinin sağlanmasının, o toplumun hukuk düzeni içinde yargı yerlerince verilecek yargısal kararlara “kesinlik” tanınmasıyla olacağı açıktır.
Nitekim, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 138. maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” hükmü de bu gereğin sağlanmasını amaçlamaktadır.
Bu anlamda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “kesin hüküm” koşulları ve hukuksal sonuçlarına yönelik düzenlemelerinin, kıyas yoluyla da olsa idari yargı yerlerince de kabul edilmesi gerekmektedir.
Hukuk düzeninde istikrarı ve hukuk güvenliğini sağlama amacı taşıyan “kesin hüküm” ise, şekli ve maddi anlamda kesin hüküm olmak üzere iki başlıkta ele alınmalıdır.
Şekli anlamda kesin hükümle, ilk derece mahkemesince verilen karara ilişkin olağan kanun yollarının öngörülmemesi veya olağan kanun yollarına ilişkin başvuru sürelerinin kaçırılması ya da olağan kanun yolu başvurusunun mahkemesince reddedilmesi üzerine davanın şeklen sona ermesi kastedilmektedir. Şekli anlamda kesin hüküm, maddi anlamda kesin hüküm için zorunlu bir ön şarttır.
Maddi anlamda kesin hüküm ise, uyuşmazlığın esasını çözen nihaî yargı kararlarının, kimse tarafından değiştirilememesini ve daha sonra açılan dava bakımından bağlayıcı olmasını; diğer bir anlatımla, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bir daha dava konusu yapılamamasını ve bunun gelecek için devamlı nitelik taşımasını ifade etmektedir.
Buna göre, bir kararın maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşıması hâlinde; tarafları, sebebi ve konusu aynı olan yeni bir dava açılması hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Şekli anlamda kesin hüküm niteliği taşımakla beraber, uyuşmazlığı esastan çözmeyen, yani maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımayan hükümlerin ise, tarafları, sebebi ve konusu aynı olan yeni bir dava açılmasına engel oluşturmayacağı ve varılan bu sonucun, hak arama hürriyeti bağlamında adil yargılanma hakkının da bir gereği olduğu açıktır.
Dolayısıyla, bu türden uyuşmazlıklarda, idarî yargı yerlerince verilen kararların maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşıyıp taşımadığının irdelenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesince; Mahkemelerinin E:…sayısına kayden açılan ve …Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna gönderilmesine karar verilen dava ile bakılmakta olan bu davanın tarafları, konusu ve sebebinin aynı olduğu gerekçesiyle, bakılmakta olan bu davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddine karar verilmiş ise de, …İdare Mahkemesinin E:…sayısına kayden açılan ve …Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna gönderilmesine karar verilen davanın, davacının 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılma işlemine karşı açılmış bir dava olduğu, temyiz incelemesine konu bakılan bu davanın ise davacının kamu görevinden çıkarılmak üzere Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına teklifte bulunulmasına ilişkin Üniversite Yönetim Kurulu kararına karşı açılmış bir dava olduğu, ayrıca kesin hüküm olduğu belirtilen kararın uyuşmazlığın esasına yönelik hukuki denetim sonucu verilmiş bir karar olmadığı, anılan kararın sadece şekli anlamda kesin hüküm teşkil ettiği, daha sonra açılacak davaların esastan incelenmesine engel olabilecek maddi açıdan kesin bir hükmü içermediği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu işlemleri aynı olmayan ve maddi anlamda kesin hüküm niteliği de bulunmayan karar esas alınmak suretiyle, davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, idari işlemin icrai olması için ilgililerin hukuksal durumunu değiştirmesi, işlemin tek başına ilgilileri hukuksal yönden etkilemesi zorunlu olup, idari davaya konu olması bakımından idari işlemde aranılan özellikleri taşımayan hazırlık niteliğindeki çalışmaların, idarenin iç yapısı ve işleyişiyle ilgili işlemlerin, tavsiye, mütalaa, teklif, düşünce gibi bilgi verici veya hazırlığa esas işlemlerin ve üçüncü kişilerin hukukunu henüz etkilemeyen işlemlerin idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gerekli işlem niteliğini taşımadığı açıktır.
Bu durumda, bu karar üzerine yeniden verilecek kararda davanın öncelikle usule ilişkin hususlar yönünden incelenip, işlemin kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem olup olmadığı da değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle incelenmeksizin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.