Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/9266 E. , 2022/9589 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/9266
Karar No : 2022/9589
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı/ANKARA
Vekili : Av….
İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair … tarihli ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Davacı tarafından; terör örgütü üyeliği suçunun ancak kasten işlenebilen bir suç olduğu ve taksirle işlenemeyeceği, bu suç ile suçlanabilmek için “kişinin bu türden bir örgüte, terör örgütü olduğunu bilerek ve isteyerek yardım etmesi ve üye olması” gerektiği, söz konusu yapı hakkındaki terör örgütü suçlamasının ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararıyla ortaya çıktığı, ancak ilk kez 30 Mayıs 2016 tarihinde Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında terör örgütü olarak deklare edildiği, zorunlu emeklilik yaşına kadar, kendisi arzu etmedikçe kural olarak kamu görevinden çıkarılamayacağı, mahkemeye erişim hakkının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği, dava konusu olayda hiç bir yargılama yapılmadan, bir KHK ile suçlu ve mahkum olarak gösterildiği ve sonuçları ağır bir cezaya çarptırıldığı, özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği, ayrıca şeref ve itibarına saygı hakkına müdahale oluşturduğu, Anayasaya göre OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde, OHAL’in neden olduğu konularda ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, hiç bir savunma hakkı tanınmadan, mahkemeye erişim hakkı engellenerek, masumiyet karinesi ihlal edilerek ve bir daha kamu görevinde çalışmayacak şekilde kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu ve OHAL durumunun kesinlikle gerektirdiği türden bir tedbir olmayıp ölçüsüz olduğu, ayrıca eğitim hakkının da ihlal edildiği, OHAL döneminde çıkarılan KHK’ların Resmi Gazede yayınladıkları gün TBMM ‘ye sunulması ve 30 gün içerisinde Meclis tarafından onaylanması gerektiği, oysa bugüne kadar çıkarılan OHAL KHK’larının hiçbirinin Meclis tarafından süresinde onaylanmadığı, tüm KHK’ların Anayasa’nın açıkça öngördüğü şekil şartlarına riayet edilmeden uygulandığı, ayrıca bir kamu görevlisinin ölünceye kadar bir daha kamu görevinde çalışamaması sonucunu doğuracak şekilde kamu görevinden çıkarılmasının, Anayasanın 70. maddesinde öngörülen hakkı tamamen yok ettiği, hiçbir terör örgütüne aidiyeti ya da üyeliğinin bulunmadığı, hakkında hiçbir idari soruşturma açılmadığı, Bylock programını indirmenin ve kullanmanın suç olmadığı, Bylock’un hiçbir suçun delili veya hiçbir idari yaptırımın gerekçesi olamayacağı, mevzuatta Bylock indirmenin ve kullanmanın suç olduğuna ilişkin bir yasal düzenleme olmadığından, suç olarak değerlendirmenin mümkün olmadığı, … Sulh Ceza Hakimliğinden alınan inceleme, kopyalama ve çözümleme kararının savcılık tarafından talep edilme tarihinin 09/12/2016 olduğu, fakat dosyalardaki ByLock tespit tutanaklarının genelde bu tarihten önce düzenlendiği, hakkında açılan davanın istinaf aşamasında olduğu, hafıza kartının ve bir kişinin beyanlarının aleyhine değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, gizli tanık ifadelerinin çelişkili olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2022 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.