Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/9696 E. , 2022/6159 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/9696
Karar No : 2022/6159
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
DAVALI : …Bakanlığı / …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN ÖZETİ : …Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesinin …tarih ve Esas No:…sayılı temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair …tarih ve …sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir ilişki içerisine girdiği ve FETÖ/PDY terör örgütü ile en az iltisak veya irtibat derecesinde bağının olduğu anlaşıldığından, davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi…. İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Anılan karara karşı davacı tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, …Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesinin …tarih ve Esas No:…sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun reddi yönündeki …tarih ve E:…, K:…sayılı kararın davacıya 14/01/2022 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz başvurusunun ise 16/02/2022 tarihinde kayda giren dilekçe ile yapıldığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrası ile 48. maddesinin 6. fıkrası uyarınca temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava ve itiraz dilekçesinde ikamet adresini belirttiği, halen “…Mahallesi, …Sokak, No:…, …Evleri, …Blok, Daire:…” adresinde ikamet ettiği, açık adresi bu olmasına rağmen adresin “…Evleri …Blok” kısmı belirtilmeksizin tebligatın çıkarıldığı, ikamet edilen dairenin kapısına yapıştırılmaksızın sokak kapısına yapıştırılarak tebligatın muhtara iletildiği, hiçbir zaman şahsının haberinin olmadığı, bu sebeple sürelerin kaçırıldığı, son gelen kararın da UYAP sisteminden öğrenildiği ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymayan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair …tarihli ve …sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu, …Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Anılan karara karşı davacı tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine …Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesinin …tarih ve Esas No:…sayılı kararı ile; istinaf başvurusunun reddi yönündeki …tarih ve E:…, K:…sayılı kararın davacıya 14/01/2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen bu tarihi izleyen günden itibaren otuz (30) gün içerisinde temyiz başvurusunda bulunulmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından bu kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği; 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması halinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; aynı maddenin 7. fıkrasında ise, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığının anlaşıldığı halde, 6. fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca kesin olarak verileceği hükme bağlanmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Bilinen adreste tebligat” başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasında, tebligatın tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılacağı; aynı maddenin ikinci fıkrasında, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı; 21. maddesinin ikinci fıkrasında, gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracağı, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin, tebliğ tarihi sayılacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen yasa hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak, öncelikle muhatabın bilinen (dilekçesinde bildirdiği) adresine tebligat yapılması gerektiği; bu tebligatın iade edilmesi halinde, ikinci tebligatın muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine (Mernis adresine) Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 10/06/2020 tarihinde kayda giren istinaf başvuru dilekçesinde, adresini “…Mahallesi, …Sokak, No:…Evleri …Blok, Daire:…” olarak gösterdiği, istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen …Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında davacının adresinin beyan ettiği anılan adres olarak yazıldığı, ancak bu kararın, davacının adres kayıt sisteminde kayıtlı olan “…Mahallesi, …Sokak, No:… …” adresine tebligata çıkarıldığı, bu adresin kapalı olduğu ve muhatabın ismen tespit edilemediği belirtilerek 17/11/2021 ve 22/12/2021 tarihlerinde tebliğ evrakının iki kez iade edildiği, bunun üzerine anılan kararın davacının adres kayıt sistemindeki adresine Tebligat Kanunu’nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca tebligata çıkarıldığı ve 14/01/2022 tarihinde tebligatın …Mahallesi muhtarına bırakılıp, 2 nolu haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığı, davacının 16/02/2022 tarihinde kayda giren dilekçe ile temyiz başvurusunda bulunması üzerine, kararın 14/01/2022 tarihinde davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği kabul edilerek ve bu tarihi izleyen günden itibaren başlayan temyiz başvuru süresinin son günü olan 14/02/2022 tarihi geçirilerek 16/02/2022 tarihinde yapılan temyiz başvurusunun süresinde olmadığı belirtilerek süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın öncelikle davacının istinaf başvuru dilekçesinde beyan ettiği adrese tebligata çıkarılması, 7201 sayılı Kanun’un 10. maddesi kapsamında bu adreste tebliğ imkansızlığı bulunduğunun tespit edilmesi durumunda aynı Kanun’un 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre davacının adres kayıt sistemindeki adresinde tebligatın yapılması gerekirken doğrudan 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davacının 16/02/2022 tarihinde …Bölge İdare Mahkemesi Evrak Bürosunda kayda giren temyiz dilekçesinde istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın kendisine tebliğ tarihi olarak beyan ettiği 28/01/2022 tarihi tebliğ tarihi olarak esas alınıp, bu tarihi izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde 16/02/2022 tarihinde kayda giren temyiz dilekçesinin süresinde verildiğinin kabulü gerektiğinden, ”temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi” yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu nedenle, …Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına karşı davacı tarafından verilen temyiz dilekçesi ile ilgili gerekli usuli işlemler tamamlandıktan sonra dosyanın Dairemize gönderilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine dair İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesinin …tarih ve Esas No:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Temyiz istemine dair dosyanın gerekli usuli işlemler tamamlandıktan sonra Dairemize gönderilmesini teminen dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 29/09/2022 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.