Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2016/13645 E. , 2020/11702 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2016/13645
Karar No : 2020/11702
TEMYİZ EDEN : I-(DAVACI) …
VEKİLİ : Av. ….
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : I-(DAVALI) … Belediye Başkanlığı
II-(DAVACI) …
İSTEMİN KONUSU :…İdare Mahkemesinin …. tarih ve E:…., K:…. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının hissedarı olduğu Mersin İli, Silifke İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan parselasyon işlemine ait düzenleme sınırının belirlenmesine ilişkin mülga … Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile anılan parselasyon işleminin onaylanmasına ilişkin mülga … Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; davacıya ait taşınmazın bulunduğu alanda düzenleme sınırlarının belirlenmesine ilişkin … tarihli, …. sayılı belediye encümeni kararının dava konusu parsellerin hukuki statüsünde, mülkiyet durumunda değişiklik meydana getiren bir işlem olmadığı ve bu karara istinaden yapılan parselasyon işleminin tapuda tescil edilmediği, bu nedenle kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem niteliği kazanmadığı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2., 14. ve 15. maddeleri uyarınca uyarınca anılan işlem bakımından davanın esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı, parselasyon işleminin onaylanmasına ilişkin … tarihli, … sayılı belediye encümeni kararı bakımından ise mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan rapor ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, düzenleme sınırının … parsel sayılı taşınmazın bir kısmını düzenleme sahası dışında bırakacak şekilde geçirildiği, bu nedenle bu taşınmazın malikine müstakil imar alanı tahsis edilmesi olanağının ortadan kaldırıldığı ve davacının murislerine ait ruhsatlı yapının uygulama işlemi sonucu oluşturulan 8221 ve 8222 sayılı imar parsellerinin her ikisinin sınırları içerisinde bırakıldığı, böylece davacının murislerine ait ruhsatlı yapının iki parsele de tecavüzlü duruma getirildiği, bu durumun İmar Kanunun 18 inci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5., 6. ve 10. maddelerine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, … tarihli, … sayılı belediye encümeni kararı bakımından davanın incelenmeksizin reddine, … tarihli, … sayılı belediye encümeni kararının ise iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
Davacı tarafından, iptali istenen belediye encümeni kararlarının … parsel sayılı taşınmaz bakımından iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarihli, K:… sayılı kararı ile dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği, mülga … Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararının uyuşmazlık konusu alanda yapılan parselasyon işlemine ait düzenleme sınırının belirlenmesine ilişkin olduğu, dolayısıyla bu işlemin kesin ve yürütülmesi gereken bir işlm niteliğinde olmadığından bahsedilemeyeceği ileri sürülmüştür.
Davalı idare tarafından, mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ve hatalı değerlendirmelere dayandığı, raporda … parsel sayılı taşınmazdaki yapının komşu … parsel sayılı taşınmaza tecavüzlü hale getirildiğinin belirtildiği, oysa … parsel sayılı taşınmazın da davacı ve hissedarlarına ait olduğu, dolayısıyla bunun çözümsüz bir sorun olmadığı ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:
Davalı idare tarafından, temyiz edilen kararın davanın kısmen incelenmeksizin reddine ilişkin kısmında bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Davacının temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu alanda yapılan parselasyon işlemine ait düzenleme sınırının belirlenmesine ilişkin … tarihli, … sayılı belediye encümeni kararı bakımından davanın incelenmeksizin reddine dair kısmının bozulması ve davalının temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının … tarihli, … sayılı belediye encümeni kararının iptaline dair kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacının hissedarı olduğu Mersin İli, Silifke İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda mülga … Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile dava konusu parselasyon işlemine ait düzenleme sınırı belirlenmiş, mülga … Belediye Encümeninin … tarihlii, … sayılı kararı ile parselasyon işlemi onaylanmış, bu parselasyon işlemi içerdiği birtakım hatalı düzenlemeler nedeniyle Kadastro Müdürlüğünce belediyesine iade edilmiş, bunun üzerine mülga … Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile hatalı düzenlemeler düzeltilerek parselasyon işlemi yeniden onaylanmıştır.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, “İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları” idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Aynı Kanunun 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde, dava dilekçelerinin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem bulunup bulunmadığı yönünden ilk incelemeye tabi tutulacağı; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlemin bulunmaması halinde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Dava konusu parselasyon işleminin onaylandığı tarihte yürürlükte olan mülga İmar Kanununun 18 inci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında,” a) Düzenleme Sahası: Sınırı tespit edilerek, düzenlenmesine karar verilen sahadır.
b) Düzenleme Sınırı: Düzenlenecek imar adalarının imar planına göre yol, meydan, park, genel otopark, yeşil saha gibi umumi hizmetlere ayrılan ve tescile tabi olmayan alanlar ile cami ve karakol yerlerini çevreleyen sınırdır.” tanımlarına yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin “Düzenleme Sınırının Geçirilmesi” başlıklı 6. maddesinin ilk iki fıkrasında, “Düzenleme Sınırı;
a) İskan sahasının bittiği yerlerde iskân sınırından, b) İskan sahası içindeki yollarda yol ekseninden, c) MEB’na bağlı ilk ve orta öğretim kurumları, ibadet yeri ve karakol yerinin dış sınırından, yeşil alan ve genel otopark alanlarının düzenleme ortaklık payı oranı ve uygulamaya alınan parsel sınırına göre uygun görülecek yerinden geçirilir.
Ancak, imar planlarında gösterilmiş düzenleme sınırları varsa bu durum dikkate alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Herhangi bir alanda parselasyon işlemi yapılabilmesi için öncelikle bu işlemle düzenlemeye tabi tutulacak sahanın belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu düzenleme sahası ise, belediye encümenince alınacak bir kararla tespit edilecek düzenleme sınırı ile belirlenir. Bu itibarla, parselasyon işleminin bir unsurunu teşkil eden düzenleme sınırının belirlenmesine ilişkin belediye encümeni kararının, bu sınır dahilinde kalan bütün taşınmazların malikleri bakımından kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olduğu açıktır.
Bu durumda, davacıya ait taşınmazın bulunduğu alanda yapılan parselasyon işlemine ait düzenleme sınırının belirlenmesine ilişkin … tarihli, … sayılı belediye encümeni kararının, gerek davacı gerekse bu düzenleme sahasında taşınmazı bulunan bütün kişiler bakımından kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinde olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, … tarihli, … sayılı belediye encümeni kararı bakımından da işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken mahkeme kararının davanın bu kısmının incelenmeksizin reddine ilişkin kısmında isabet bulunmamaktadır.
Mahkeme kararının parselasyon işleminin onaylanması yolundaki … tarihli, … sayılı belediye encümeni kararının iptaline ilişkin kısmında ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. Maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalının temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davanın kısmen incelenmeksizin reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, iptale ilişkin kısmının ONANMASINA,
3.Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4.2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 30/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.