Danıştay Kararı 6. Daire 2016/2602 E. 2020/12705 K. 14.12.2020 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2016/2602 E.  ,  2020/12705 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2016/2602
Karar No : 2020/12705

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … Mirasçısı, …
VEKİLİ : Av. ….
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Beledeyi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Tunceli İli, Merkez, … Mahallesi, … ada, …. parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda İmar Kanunu’nun 18.maddesi uyarınca parselasyon yapılmasına ilişkin … Belediye Encümeni’nin … tarih, … sayılı kararı ve söz konusu karara yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile …. ada, … parsel sayılı taşınmazın kısmen “terminal alanı” olarak belirlenmesine yönelik … tarih, … sayılı … Belediye Meclis Kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden uyuşmazlığa konu parselasyon işleminde düzenleme sınırının yönetmelikte belirtilen ilkelere uygun geçirildiği, yoldan ihdas edilen alanların mülke konu edilmeden kamuya ayrılan alanlardan düşüldüğü, düzenleme ortaklık payı(DOP) oranının doğru hesaplandığı ve yasal sınırı aşmadığı, düzenlemeye giren bütün parsellerden bu oran kadar DOP kesintisi yapıldığı, dağıtım işleminin yönetmelikteki ilkelere uygun olduğu, kamu ortaklık payı(KOP) oranı ve yapılan hisselendirmelerin mevzuata uygun olduğu, uygulama imar planı kararlarına ve yönetmelikte belirtilen şartlara uygun imar parselleri oluşturulduğu, yine dava konusu imar planı bakımından da, itiraz konusu terminal alanının bulunduğu bölgenin konum ve özellikleri itibariyle imar planındaki haliyle korunmasının kentteki ulaşım hizmetlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi açısından zorunlu olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Terminal alanı olarak belirlenen taşınmazın bu işlevi karşılayacak özelliklere sahip olmadığı, terminal alanında kalan taşınmazın düzenleme ortaklık payından karşılandığı, DOP oranının fazla hesaplandığı, bilirkişilerce eksik inceleme yapıldığı, tarafsız bilirkişilerce yeniden inceleme yapılması gerektiği, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi yolunda İdare mahkemesi kararının imar planı revizyonuna ilişkin kısmının onanması, parselasyon işlemine ilişkin kısmının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava konusu taşınmazlar 09.12.1999 tarihli 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kısmen konut, kısmen yol, kısmen de küçük sanayi sitesi alanında kalmakta iken, Tunceli Belediye Meclisinin 01.12.2010 tarih 100 sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu ile … ada … ve … sayılı parseller yine konut alanı olarak, … ve … parsel sayılı taşınmazlara isabet eden küçük sanayi sitelerinin tamamı konut alanı olarak düzenlenmiş, … parsel sayılı taşınmaza isabet eden terminal alanı ise kısmen konut alanı ve kısmen yine terminal alanı olarak planlanmıştır. Dava konusu parselasyon işlemi, Tunceli Belediye Meclisinin … tarih … sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonuna göre yapılmıştır. Davacılar tarafından taşınmazlarını kapsayan alanda parselasyon yapılmasına ilişkin Tunceli Belediye Encümeni’nin … tarih, … sayılı kararına karşı yapılan itirazın … tarih ve … sayılı işlem ile reddedilmesi üzerine anılan parselasyon işlemi ile dayanağı imar planı revizyonunun iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Dava dilekçesinde parselasyon işlemi ile birlikte dayanak olarak gösterilen 09.12.1999 onay tarihli nazım ve uygulama imar planlarının iptali istenilmiş ise de dava konusu parselasyon işleminin dayanağının 01.12.2010 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu olduğu anlaşıldığından, davanın konusu olarak 01.12.2010 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunun alınması gerektiği açıktır.
İLGİLİ MEVZUAT:
İşlem tarihi itibariyle yürürlükte olan 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinde: “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.
Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçemez.
Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerlerin ihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibi umumi hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz.” hükmü yer almaktadır.
İşlem tarihinde yürürlükte olan İmar Kanununun 18. maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde düzenleme ortaklık payı; düzenlemeye tabi tutulan yerlerin ihtiyacı olan yol, meydan, park, yeşil saha, genel otopark gibi umumi hizmetlere ayrılan ve tescile tabi olmayan alanlar ile cami, karakol yarleri ve ilgili tesisler için kullanılmak üzere, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların, düzenlemeden önceki yüzölçümlerinden düşülebilen miktar ve/veya zorunlu hallerde malikin muvafakatı ile tesbit edilen karşılığı bedel olarak tanımlanmış, aynı Yönetmeliğin 12. maddesinde düzenleme sahasında bulunan okul, hastane, kreş, belediye hizmet veya diğer resmi tesis alanı gibi umumi tesislere ayrılan alanların parselleri düzenlemeye giren parsellerin alanları oranında pay verilmek suretiyle hisselendirileceği hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararın imar planı revizyonuna ilişkin kısmı yönünden;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonuna ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın parselasyon işlemine ilişkin kısmı yönünden;
İmar Kanununun 18. maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmelikte, hangi alanların düzenleme ortaklık payı ile oluşturulacağı ve hangi alanlarda kamu ortaklık payı oranında hisselendirme yapılabileceği açıkça belirtilmiştir.
Uyuşmazlığa konu olayda dağıtım cetvelleri incelendiğinde, imar planında belediye hizmet alanında kalan … ada … parsel sayılı taşınmaz ile trafo alanında kalan … ada … parsel, … ada … parsel, … ada … parsel sayılı taşınmazlardan kamu ortaklık payı oranında hisselendirmenin yapıldığı, davacıya ait terminal alanı olarak belirlenen taşınmazın ise dağıtım cetvelinde ada parsel numarası almadığı ve bu alandan herhangi bir KOP oranında hisselendirmenin yapılmadığı, sonuç olarak terminal alanının kamu ortaklık payından karşılanması gerekirken düzenleme ortaklık payından karşılandığı ve bu şekilde yapılan uygulama sonucu davacılara ait taşınmazlardan hukuka aykırı olarak fazladan düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim dava dosyasına sunulan uyuşmazlığa konu terminal alanında kalan taşınmaza yönelik hazırlanan imar planı değişikliğinin onaylanmasına ilişkin … tarih, …sayılı … Belediye Meclis kararında da anılan taşınmazın düzenleme ortaklık payından karşılandığı açıkça ifade edilmiştir.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararının parselasyona ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararının imar planı revizyonuna ilişkin kısmının ONANMASINA, parselasyona ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 14/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.