Danıştay Kararı 6. Daire 2018/1706 E. 2020/12563 K. 10.12.2020 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2018/1706 E.  ,  2020/12563 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2018/1706
Karar No : 2020/12563

TEMYİZ EDENLER : I-(DAVACI) …
VEKİLİ : Av. ….
II-(DAVALI) … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF : I-(DAVALILAR) 1-…. Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2-… Büyükşehir Belediye Başkanlığı
II-(DAVACI) …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı tarafından, temyiz edilen kararın iptale ilişkin kısmında bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
Davalı idareler tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının imar planlarına yönünden davanın reddine ilişkin kısmının onanması, parselasyon işleminin iptaline ilişkin kısmının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Dava, davacının hissedarı olduğu Ankara İli, Kızılcahamam İlçesi, … Mahallesi, eski … ada, … parsel ve eski … ada, … parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda … Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ve … Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile onaylanan parselasyon işlemi, parselasyon işleminin dayanağı olan … Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve bu planın dayanağı olan 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; davacının da aralarında bulunduğu kişilerce dava konusu imar planlarının iptali istemiyle …. İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında açılan davada alınan bilirkişi raporu ile uyuşmazlık konusu eski … ada, … parsel sayılı taşınmazın bir kısım hissedarlarınca dava konusu parselasyon işleminin iptali istemiyle …. İdare Mahkemesinin E:.. sayılı dava dosyasında açılan davada alınan bilirkişi raporunun ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarının yapımındaki öncelikli amacın fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak ve yaşam kalitesini artırmak olduğu, bu amaç doğrultusunda yapılan 1/5000 ölçekli nazım imar planının şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olduğu, bilirkişi raporunda uyuşmazlık konusu taşınmazların doğusundan geçen taşıt yolunun 1/5000 ölçekli nazım imar planında 12 metre olarak düzenlenmiş olmasına rağmen 1/1000 ölçekli uygulama imar planında 10 metre olarak düzenlenmiş olmasının nazım imar planı kararlarına aykırılık teşkil ettiği, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 1.29 ve 1.30 no’lu plan notlarının emsal tanımını değiştirici nitelikte olduğu ve Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 2. ve 16. maddelerine aykırılık teşkil ettiği, ancak “aleyhe karar verme yasağı” gözönünde bulundurulduğunda dava konusu uygulama imar planının davacı aleyhine sonuç doğuracak şekilde iptalinin mümkün olmadığı; dava konusu parselasyon işleminin yapıldığı alanda … Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile yapılan ilk parselasyon işlemi ile kapanan kadastro yolundan dolayı toplam 155,00 m2’lik bir alanın … Belediye Başkanlığı adına tescil edildiği, söz konusu parselasyon işleminin mahkeme kararıyla iptal edildiği, … Belediye Encümeninin … tarihli, … sayılı kararı ile yapılan parselasyon işleminin iptaline ilişkin mahkeme kararı gereğince düzenlemenin yapıldığı alanda kadastral mülkiyete dönüşümün sağlanmadığı, mahkeme kararı ile iptal edilen önceki parselasyon işlemi ile oluşturulan ada ve parseller üzerinden yeniden parselasyon işlemi yapıldığı, yoldan ihdas suretiyle belediye adına tescil edilen alanın dava konusu parselasyon işlemi ile de kamuya terk edilmediği, dolayısıyla parselasyon işleminin önceki mahkeme kararına ve hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle imar planları yönünden davanın reddine, parselasyon işleminin ise iptaline karar verilmiş, bu karara karşı taraflarca aleyhe olan kısımlar yönünden istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, bu kararın davanın reddine ilişkin kısmı davacı vekili tarafından, iptale ilişkin kısmı ise davalı … Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme kararının imar planları yönünden davanın reddine ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından mahkeme kararının bu kısmının onanması gerekmektedir.
Mahkeme kararının parselasyon işleminin iptaline ilişkin kısmının ise, öncelikle davanın süresinde olup olmadığı hususu yönünden incelenmesi gerekmektedir.
Anayasasının 125. maddesinde, “İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar.” hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinde dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; idari uyuşmazlıklarda dava açma süresinin yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun 11. maddesinde, “İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Parselasyon işleminin bireysel bir idari işlem olması nedeniyle bu işleme karşı dava açma süresinin başlaması için ilgililere tebliğ edilmiş olması gerekmekte olup iptali istenen işlemin ilgilisine tebliğ edilmemiş olduğu hallerde, dava açma süresinin ilgilisince işlemin öğrenildiği tarihte işlemeye başladığı kabul edilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu parselasyon işleminin 30/11/2015 – 30/12/2015 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından 29/12/2015 tarihinde parselasyon işlemine itiraz edildiği, itirazın reddedildiği hususunun bildirilmesine ilişkin … Belediye Başkanlığının … tarihli yazısının … tarihinde davacıya tebliğ edildiği, bakılan davanın ise 11/07/2016 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Anılan itiraz dilekçesi parselasyon işlemine ilişkin teknik detayları içeren ayrıntılı bir dilekçe olduğundan davacının bu itirazın yapıldığı 29/12/2015 tarihinde parselasyon işlemini öğrendiğinin kabul edilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, davacı tarafından askı süresi içerisinde yapılan itiraza, dava açma süresinin başlangıç tarihi olan askı süresinin sona erdiği 30/12/2015 tarihini izleyen 60 gün içerisinde cevap verilmeyerek 28/02/2016 tarihinde itirazın zımnen reddedilmiş sayılması üzerine en son bu tarihi izleyen 60 günlük sürenin sona erdiği 29/04/2016 tarihine kadar dava açılması gerektiğinden bundan çok sonra 11/07/2016 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, davalı idarece davacının parselasyon işlemine itiraz ettiği tarihten itibaren 60 günlük süre geçtikten sonra 04/05/2016 tarihli yazı ile verilen cevabın yeni bir dava açma süresi başlatmayacağı açıktır. Zira; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesinde bu halde yeni bir dava açma süresinin başlayacağı öngörüldüğü halde, 11. maddesinde öngörülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın imar planlarına ilişkin kısmının ONANMASINA, parselasyon işlemine ilişkin kısmının BOZULMASINA, dosyanın adı geçen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 10/12/2020 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.