Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2018/2081 E. , 2022/8191 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2018/2081
Karar No : 2022/8191
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF(DAVACI) : … Genel Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN ÖZETİ: İzmir ili, Çeşme ilçesi, … Turizm Merkezine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının … tarih, … sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı, 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 29.10.2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 85 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2. maddesi ile de aynı Kararnamenin 97. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Çevre ve Şehircilik” ibaresinin “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği” şeklinde değiştirildiği görüldüğünden, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yerine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının davalı olarak belirlenmesi suretiyle işin gereği görüşüldü.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın yola ilişkin kısmı yönünden oyçokluğu ile diğer yönlerden oybirliği ile ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 28/09/2022 tarihinde kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY:
Dava, İzmir ili, Çeşme ilçesi, … Turizm Merkezine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı, 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planının iptali istemiyle açılmış,
İdare Mahkemesince; dava konusu 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı kullanım kararlarının üst ölçekli 1/25.000 ölçekli İzmir Çeşme Altınkum Turizm Merkezi Çevre Düzeni Planı değişikliği ve İzmir – Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kararlarına uygun olduğu, dava konusu imar planlarında 1. derece, 2. ve 3. derece doğal sit alanlarının kısmen günübirlik tesis alanı kısmen yeşil alan olarak belirlenmesinin … tarih ve … sayılı İlke Kararına uygun olduğu, mevzuata ve kamu yararına aykırı olmadığı, fakat dava konusu imar planlarında öngörülen 30 mt.ik ve 15 mtl.ik taşıt yolu genişliğine ilişkin ulaşım kararlarının 1. derece doğal sit alanlarının topoğrafik yapısına en az zarar verecek şekilde planlanması gerektiği, davalı idarece dava konusu taşıt yolunun üst ölçekli çevre düzeni planına uygun olarak yapıldığı belirtilmiş ise de, üst ölçekli çevre düzeni planında taşıt yolunun 30 mt.lik yol olduğuna ilişkin bir ölçünün bulunmadığı, sadece yol güzergahının belirlendiği hususu ve dava konusu alanın konumu dikkate alındığında, ulaşım planlaması ilkelerine, 19.07.2007 tarih ve 728 sayılı İlke Kararına uygun olmadığı, dava konusu imar planlarına ait analitik incelemede Altınkum Turizm Merkezi ve çevre alandaki ekolojik yapıya (ekosistem tipleri, flora ve fauna varlığı) ilişkin irdelemelerin yeterli olmadığı, GT notasyonlu günübirlik tesis alanlarına ilişkin olarak 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Plan Hükümlerinin 5.2.2.3 sayılı maddesinin yapılaşma oranının artırıcı olduğu ve parseller (ve imar adaları) arasında yapı m2’si transferine olanak sağladığından, doğal sit alanlarındaki koruma amaçlı planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olmadığı gerekçesiyle iptali yolunda karar verilmiş, bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu reddedilmiş, bu karar, davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun 5. Maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak tanımlanmıştır.
Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerine göre, alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, kararlarına uyumlu olması gerektiği, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının, leke plan olması itibarıyla ölçek bazında gösterilemeyen kullanımların 1/5000 ölçekli planda yer alabileceği, üst ölçekli planlarda yer verilmeyen ayrıntıların alt ölçekli planlarda yer almasının üst plana aykırılık oluşturmayacağı, uyuşmazlıkta, dava konusu imar planlarında yeni tanımlanan 30.00 m.lik ve 15 mt.lik imar yolunun 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında gösterilmeden doğrudan 1/5000 ölçekli nazım imar planında düzenlenmesinin, tek başına planın iptalini gerektiren bir hukuka aykırılık teşkil etmediği, ölçek nedeniyle yol genişliğinin alt ölçekli imar planlarında belirlenmesinde sakınca bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinde yola ilişkin çizgisel gösterimin hangi yola isabet ettiği, dava konusu uygulama imar planı ile nazım imar planı ile getirilen yol fonksiyonunun anılan 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı ana kararlarını ve sürekliliğini bozup bozmadığı, şehircilik ve planlama ilkeleri ile imar mevzuatına uygun bulunup bulunmadığı, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının kendi içinde şehircilik ve planlama ilkeleri ile imar mevzuatına uygun bulunup bulunmadığı, hususları yönünden incelenerek ulaşılacak sonuca göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken belirtilen şekilde bir inceleme yapılmaksızın verilen kararda isabet bulunmadığından, mahkeme kararının, dava konusu edilen uygulama imar planı ile nazım imar planında taşınmazın 30 mt.lik ve 15 mt.lik yol alanı olarak belirlenmesine ilişkin kısmı yönünden bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına bu yönden katılmıyorum.