Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2018/2744 E. , 2021/7325 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2018/2744
Karar No : 2021/7325
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DİĞER DAVALI İDARE : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN ÖZETİ : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ: İşin esası yönünden temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bu kısmının onanması, davacılardan … yönünden davada süreaşımı bulunduğundan kararın bu kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, İzmir İli, Buca İlçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda parselasyon yapılmasına ilişkin Buca Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile bu kararın onaylanmasına ilişkin İzmir Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu … ada, … , …, …, … ve … sayılı parsellerin … ada, … sayılı parselin 1951 yılında yapılan yola terk ve ifraz işlemi sonucunda oluştuğu, söz konusu ifraz ve yola terk beyannamesine göre 5.270,00 m² yüzölçümlü … ada, … parselden 1.139,25 m² yola terk edildikten (%21,62) sonra geri kalan bakiyesinin ifraz edilerek … ila … sayılı parsellerin oluştuğu, ilk parselin ifrazında alınan terk oranının düzenleme ortaklık payı hesabında dikkate alınması gerekirken, dava konusu parselasyonda gerek davacılara ait … ve … sayılı parsellerden, gerekse düzenlemeye dahil edilen diğer parsellerden %12,32 oranında DOP kesintisi yapılmak suretiyle, önceki terk miktarlarının dikkate alınmadığı anlaşıldığından, dava konusu parselasyon işleminin hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinin kararı davalı belediyelerin vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu parselasyonun esası yönünden yapılan değerlendirmede;
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Dava konusu işlemin iptali yolunda İdare Mahkemesince verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararının, işin esasına ilişkin kısmı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamaktadır.
Davacılardan …’ye ilişkin kısım yönünden yapılan değerlendirmede;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; yine aynı Kanunun “Üst makamlara başvurma” başlıklı 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda, parselasyon işlemine askı süresi içinde itiraz edilmiş olması halinde, dava açma süresinin 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerektiği, bu doğrultuda, söz konusu itiraza altmış gün içinde davalı idarece bir cevap verilmemiş olması halinde, itirazın zımnen reddedildiğinin kabulü ile ilan tarihinin son gününü izleyen ikinci altmış gün içinde davanın açılması gerektiği açıktır.
Belirtilen süreler geçtikten sonra davalı idarece bir cevap verilmesi halinde dava açma hakkının ihya olduğundan söz edilmesi mümkün değildir. Zira 2577 sayılı Kanunun 10. maddesinin 2. fıkrasında, yetkili idari mercilerce dava açma süresi geçtikten sonra verilen cevap üzerine tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği belirtildiği halde, aynı Kanun’un 11. maddesinde, davanın açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, sonradan yetkili mercilerce cevap verilmesi durumunda, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde davanın açılabileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla yetkili mercilerce ne zaman cevap verileceği belli olmayan bir durumda, dava süresinin yorum yoluyla süresi belirsiz bir zamana kadar uzatılmasından söz edilemeyeceği tartışmasızdır.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu parselasyonun 11.08.2014-09.09.2014 tarih aralığında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği, davacılardan … tarafından askı süresi içinde parselasyona itiraz edildiği, askı süresinin son gününü izleyen 60 gün içerisinde davalı idare tarafından bir cevap verilmeyerek itirazın 08.11.2014 tarihinde zımnen reddedildiği, zımnen ret tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde, en son 07.01.2015 tarihinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 14.09.2015 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan iş bu davada davacılardan … yönünden süreaşımı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacının askı süresi içinde yapmış olduğu itirazının Buca Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile reddedildiği, bu kararın İzmir Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylandığı, itirazın reddedildiğine ilişkin anılan belediye encümeni kararlarının, davalı idarece hatalı adrese tebligat yapılması nedeniyle gecikmeli olarak 16.07.2015 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davanın bu bildirimden itibaren 60 günlük süresi içinde açıldığı anlaşılmakta ise de, askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 günlük zımnen ret süresi geçirildikten sonra idare tarafından verilen cevabın, 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca dava açma süresini canlandırmayacağı açıktır.
Açıklanan nedenlerle, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, işin esasına ilişkin kısmı yönünden ONANMASINA, davacılardan … ‘ye ilişkin kısmı yönünden BOZULMASINA, bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın adı geçen … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi gönderilmesine, 28/05/2021 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.