Danıştay Kararı 6. Daire 2018/5733 E. 2022/8483 K. 10.10.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2018/5733 E.  ,  2022/8483 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2018/5733
Karar No : 2022/8483

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) … Yapı Taahhüt Tic.ve San Ltd. Şti.
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …

2- (DAVALI) …Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF: 1- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı
2- (DAVACI) … Yapı Taahhüt Tic.ve San Ltd. Şti.

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bursa ili, Osmangazi İlçesi, …Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz için düzenlenen … tarih ve … sayılı yapı tadilat ruhsatının iptali nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 669.511,19-TL maddi, 50.000-TL manevi tazminatın, ruhsat iptal tarihi olan 31.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu olayda davacı şirketin iki yıllık ruhsat süresi içinde inşaata başladığı, davacının zararının taşınmaz için verilen yapı ruhsatına dayanılarak taşınmazı inşa etmek amacıyla yaptığı masraflardan oluşacağı ve yapının inşa edildiği tarihteki değerinin esas alınacağı ve bu değere faiz işletilmek suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiği, yıkım işlemi gerçekleşmediğinden yıkım olması halinde oluşabilecek zararın esas alınmadığı, gerçekleşen zarar üzerinden yapılan hesaplamaya göre maddi tazminat isteminin 132.206,25-TL’lik kısmı açısından davanın kabulüne, anılan miktarın 10.000-TL’lik kısmı yönünden davanın açıldığı 24.02.2015 tarihinden itibaren, 122.206,25-TL’lik kısmı yönünden ıslah tarihi olan 25.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine; davalı idarenin eyleminden dolayı davacının ağır bir elem ve üzüntü duyduğunun ya da şeref ve onurunun zedelendiğinin kabulüne olanak bulunmadığı, bu nedenle manevi tazminatın koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle manevi tazminat talebine ve diğer maddi tazminat talebine ilişkin olarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, maddi tazminat miktarının hesaplamasının bilirkişilerce yanlış yapıldığı, bilirkişi raporlarının hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı, davalı idarenin gerekli ve yeterli tedbirleri zamanında almadığı, bu nedenle manevi tazminatın koşullarının oluştuğu, kararın eksik incelemeye dayalı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı tarafından, gerekli uyarı ve bilgilendirmenin zamanında yapıldığı, zemin etüt raporunda belirtilen hususlara uyulmadığı, ayrıca inşaata ait temel sistemi projeleri ve uygulamaları hakkında gerekli bilgi ve belgelerin istendiği, ancak herhangi bir belge gönderilmediği, idarece yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Bursa ili, Osmangazi İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz için düzenlenen … tarih ve … sayılı yapı tadilat ruhsatı … tarih ve … sayılı işlemle iptal edilmiş, bunun üzerine söz konusu tadilat ruhsatının iptali nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasasının 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin hukuk devleti olduğu; 125. maddesinin 1. fıkrasında, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde de tam yargı davaları, idarenin eylem ve işlemlerinden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun “Yapı ruhsatiyesi” başlıklı 21. maddesi, “Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir.; Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır. Bu durumda; bağımsız bölümlerin brüt alanı artmıyorsa ve nitelik değişmiyorsa ruhsat, hiçbir vergi, resim ve harca tabi olmaz…” hükmünü; aynı Kanunun “Ruhsat alma şartları” başlıklı 22. maddesi, “Yapı ruhsatiyesi almak için belediye, valilik bürolarına yapı sahipleri veya kanuni vekillerince dilekçe ile müracaat edilir. Dilekçeye sadece tapu (istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belge), mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları, röperli veya yoksa, ebatlı kroki eklenmesi gereklidir.; Belediyeler veya valiliklerce ruhsat ve ekleri incelenerek eksik ve yanlış bulunmuyorsa müracaat tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir.; Eksik veya yanlış olduğu takdirde; müracaat tarihinden itibaren onbeş gün içinde müracaatçıya ilgili bütün eksik ve yanlışları yazı ile bildirilir. Eksik ve yanlışlar giderildikten sonra yapılacak müracaattan itibaren en geç onbeş gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir.” hükmünü içermektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Hukuk devletinde idare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup, idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdare hukukunda, idarenin hukuki sorumluğunun kabul edilebilmesi için -kusursuz sorumluluk halleri dışında- idarenin yürütmekle yükümlü olduğu hizmetin kusurlu şekilde işletilmiş olması gerekmektedir. Hizmet kusuru ise, idari bir işlem veya eylemden doğabileceği gibi, idarenin eksik işlemesinden, dikkatsizliğinden, tedbirsizliğinden, ihmalinden, yasal görevlerin beklendiği ya da gerektiği gibi yerine getirilmemiş olmasından kaynaklanabilir.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, zarara uğrayanın zararın doğumuna veya zararın artmasına yardım (etki) etmesi olarak tanımlanan müterafik (ortak) kusurun bulunduğu hallerde hükmedilecek tazminat miktarı, müterafik kusur oranında azaltılmalıdır.
Uyuşmazlık konusu olayda; dava konusu … ada, … parsele … tarih ve … sayılı yapı ruhsatı düzenlenmiş olup, ruhsat ekinde yer alan geoteknik raporda şev stabilite hesabı yapıldığı ve şev için önlem alınmadan inşa edilmemesi gerektiğinin belirtildiği, ayrıca mevcut durumda güvenli bir yapı tasarımı için radye temel altına uç kazıkları projelendirilerek yapı yüklerinin şevi ve mevcut istinat duvarını etkilemeden direkt şev tabanına aktarılmasının sağlanması önerisinin getirildiği; geoteknik raporda önerilen radye temel altına uç kazıkları yapılması yönteminin … tarih ve … sayılı yapı ruhsatı eki olan statik proje de dikkate alınarak projelendirildiği, ancak daha sonra yapı için … tarih ve …sayılı tadilat ruhsatının düzenlendiği, tadilat ruhsatının eki olan statik projede, geoteknik raporda bahsedilen şevin stabilite sorunları için herhangi bir önlem alınmadan projelendirildiği, statik proje müellifi tarafından hazırlanan statik projenin davalı idare tarafından onaylandığı, … tarih ve … sayılı tadilat ruhsatı eki projeye ait temel sistemine göre binanın temelinin 70 cm radye olduğu ve radye temel altına uç kazıkların projelendirilmediği, söz konusu yapı tadilat ruhsatı eki projeler düzenlenirken geoteknik raporda önerilen kazık sistemine ait projelerin statik projede dikkate alınmadığı, bu eksikliğe rağmen davalı idare tarafından projelerin onaylandığı; yapının inşaası aşamasında komşu parsel maliklerinin şikayeti üzerine Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı raporu doğrultusunda davalı idarece yapı ruhsatının iptal edilmesi nedeniyle davacı tarafından uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; statik projelerin geoteknik raporda belirtilen radye temel altına uç kazıkları şeklinde yapılmaması nedeniyle 644 sayılı tadilat ruhsatı eki statik projelerin eksik ve hatalı olarak hazırlandığı ve onaylandığı, projelerin daha önce düzenlenen raporlara aykırı olarak onaylanmasında ve yapı ruhsatının düzenlenmesinde davalı idarece yeterli inceleme ile gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği, bu nedenle davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu açık olmakla birlikte, davacı tarafından da geoteknik raporda öngörülen kazık sistemine ait önerilerin statik projede dikkate alınmadığı, dolayısıyla yapının statik bakımdan güvenli inşa edilmesi için gereken önlemleri içerecek biçimde ruhsat eki projelerin hazırlanması ve incelenmesi aşamalarında gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği anlaşıldığından, davalı idare yanında davacının da yapı ruhsatının iptal edilmesinde kusuru bulunduğu ve bu nedenle oluşan zarardan kusuru oranında sorumlu tutulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle, davacı ve davalının dava konusu olayda kusur oranları belirlenerek davacının uğradığı zarardan müterafik (ortak) kusuru oranında hesaplanacak miktarın düşülerek kalan tutarın davalı idare aleyhine hükmedilmesi gerekirken, olayda hizmet kusurunun ne oranda gerçekleştiği ortaya konulmaksızın ve tarafların ortak kusuru bulunduğu dikkate alınmayarak tazminat miktarının belirlenmiş olmasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bunun yanında, … tarih ve … sayılı yapı tadilat ruhsatının iptaline dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle, davacı şirket tarafından açılan davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında da, yukarıda belirtilen tespitlere yer verildiği görülmektedir.
Uyuşmazlığın maddi tazminata ilişkin kısmı çözümlendikten sonra ortaya çıkacak hukuki durum gözetilerek manevi tazminat istemi hakkında yeniden bir karar verileceği tabiidir.
Bu itibarla, eksik incelemeye dayalı olarak verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Dava konusu maddi tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi, manevi tazminat isteminin reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 10/10/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.