Danıştay Kararı 6. Daire 2018/5775 E. 2022/10275 K. 28.11.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2018/5775 E.  ,  2022/10275 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2018/5775
Karar No : 2022/10275

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Odası (… Şubesi)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

DAVALI YANINDA MÜDAHİL : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara İli, Çankaya İlçesi … (…) Mahallesi, Kentsel Rekreasyon Alanına (Türkiye Milli Botanik Bahçesi) ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği teklifinin 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri ile 3194 sayılı Yasanın 9. maddesi uyarınca onaylanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; uyuşmazlık konusu bölgenin, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, AOÇ Müdürlüğü, Hacettepe Üniversitesi arasında yapılan proje ortaklığı çerçevesinde geliştirilen Kentsel Rekreasyon Alanı – Botanik Bahçesi projesi kapsamında, giriş kompleksi, karşılama ve ziyaretçi merkezi, botanik bahçesi gelişim alanı, arboretum (ağaç parkı), piknik alanı, etkinlik çayırı, teknik ofisler, seralar, bitki üretim alanı, endemik bitkiler araştırma geliştirme merkezleri, tematik nitelikli (bitki sarayı) seralar, göletler, bitki ve hediyelik eşya merkezi, eğitim merkezi, botanik galerisi, herbaryum (kurutulmuş bitki örneklerinin belli bir sistemle düzenlenerek saklandığı alan), çocuk oyun alanı, seyir ve dinlenme yerlerinden oluşan alanlar, dere yatakları ve sulak alanlarla birlikte farklı organizmaların yaşadığı ve geliştiği habitat için avantajlı bir bölge olarak ele alınarak planlandığı, 50 metrelik Eskişehir Yolunun güneyinde, 1/25000 ölçekli nazım imar planını da ağaçlandırılacak alan ve orman alanı, AOÇ kapsamında 1. derece doğal, tarihi ve arkeolojik sit alanı olarak belirlenmiş ve 1/10000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planında aynı kullanım biçimiyle yer alan taşınmazlarla, belediye hizmet alanı, sağlık eğitim alanı olarak ayrılmış parsellerin, kentsel rekreasyon alanı (Türkiye Milli Botanik Bahçesi) ve orman alanları olarak işlevlendirildiği, Ankara … Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla projelerin, Ankara … Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonun … tarihli, … sayılı kararıyla da Türkiye Milli Botanik Bahçesi Parselasyon Planının onaylandığı, projenin doğal, tarihi ve arkeolojik sit alanlarına ilişkin bölümünün ise koruma amaçlı imar planı yaklaşımıyla ele alındığı, kent merkezine 20 km uzaklıkta, metro güzergahında ve Ankara’nın girişinde yoğun bir yapılaşma eğilimi ve baskısı altındaki prestijli yerleşim alanlarının devamında, özel bir öneme sahip AOÇ alanının güney noktası bitiminde ve halihazırda mevcut hareketli topografyası, su yüzeylerinin varlığı, 1500’ün üzerinde mevcut bitkinin bulunduğu bir botanik bahçesi için gerekli biotik ve abiotic unsurları içeren doğal, tarihi ve arkeolojik alanlarla örtüşen yeşil alan kullanımındaki toplam 2000 dekarı aşan büyüklüğündeki bölgenin, Ankara’nın beş büyük üniversite yerleşkesinin arasında uluslararası akreditasyona sahip ilk botanik bahçesi olarak işlevlendirildiği, botanik bahçesi dışında hiç bir yapılaşmaya olanak vermeyen ve arazinin bütünlüğünü bu anlamda koruduğu görülen kentsel rekreasyon işlevine uygun ve uyumlu düşük yoğunluklu yapılaşmaya olanak tanıyan ve şehircilik ilkeleriyle çatışmayan toplam onyedi adet ayrıntılı plan notu ile desteklendiği, kentsel rekreasyon kullanımı için en uygun alanlardan biri olduğunda duraksama bulunmayan taşınmazların Botanik Bahçesi olarak planlanmasında, AOÇ alanında yeşil alan koridorunun artırılması noktasında katacağı ilave anlamlar, yapılaşma baskından uzak ve bu eğilimleri dizginleyici etkisi, ülke ve kent biyoçeşitliliğine sağlayacağı fayda, biyoteknoloji araştırmalarının, yerli ve yabancı turizm faaliyetlerinin oluşturacağı ek katma değer, peyzaj sektöründeki gelişmeyi ve istihdamı hızlandırıcı etkisi, toplumdaki çevre bilincinin arttırılması, Türkiye’nin florasını tanıtmak, nadir bitkilerinin korunarak dünyadaki bu konudaki prestijinin artması gibi olgular gözetildiğinde, imar planlarının temel dayanaklarından olan kamu yararına, kentin ve ülkenin ihtiyaçlarına, üst ölçekli planlarda öngörülen işlevlere, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına aykırılık görülmediği, … İdare Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyasına kayıtlı olan ve aynı uyuşmazlığa ilişkin davada yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda da Türkiye Milli Botanik Bahçesi Projesinin ülke bazında bir kamu projesi olduğu, aynı zamanda kent içerisinde ulaşılabilir ve merkezi bir yeşil alan kazandıracak olması nedeniyle, uyuşmazlık konusu imar planlarının şehircilik ilkeleri açısından uygun olduğu kanaatinin belirtildiği, bu kapsamda dava konusu planlarda kamu yararına, şehircilik ve planlama ilkelerine aykırılık görülmediği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : davalı idare ve davalı yanında müdahil tarafından dava konusu imar planlarında yeterince açık tanımlamalar bulunmadığı, her ne kadar emsal oranı düşük olarak görünse de alanın büyüklüğü gözetildiğinde yapı yoğunluğunun çok yüksek olacağı, yeni kullanım kararının ulaşım sistemine ve kent bütününe etkisi yönlerinden araştırma yapılmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY : Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının … tarih ve … sayılı yazısı ekinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sunulan, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü ve Hacettepe Üniversitesi arasında yapılan proje ortaklığı çerçevesinde hazırlanan Türkiye Milli Botanik Bahçesine ilişkin imar planı değişiklik teklifinin, kurum görüşleri alındıktan sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarih ve … sayılı oluruyla kabul edilerek 16/07/2013-14/08/2013 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının istemi üzerine anılan planlarda Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarih ve … sayılı oluru ile değişiklik yapılarak 27/09/2013-26/08/2013 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, bu planlara yapılan itirazlar üzerine Bakanlığın … tarih ve … sayılı oluru ile planlarda yeniden değişiklik yapılarak 20/03/2014 -18/04/2014 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, akabinde dava konusu planlara yapılan itirazların Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarih ve … sayılı oluruyla reddedilerek imar planlarının kesinleşmesi üzerine de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
23/7/1983 tarih ve sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun “sit alanlarında geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ile koruma amaçlı imar plânı” başlıklı 17. Maddesinin a bendinde; ” Bir alanın koruma bölge kurulunca sit olarak ilanı, bu alanda her ölçekteki plân uygulamasını durdurur. Sit alanının etkileşim-geçiş sahası varsa 1/25.000 ölçekli plân kararları ve notları alanın sit statüsü dikkate alınarak yeniden gözden geçirilerek ilgili idarelerce onaylanır.
Koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar, koruma bölge kurulu tarafından üç ay içinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları belirlenir. Belediyeler, valilikler ve ilgili kurumlar söz konusu alanda üç yıl içinde koruma amaçlı imar planı hazırlatıp incelenmek ve sonuçlandırılmak üzere koruma bölge kuruluna vermek zorundadır. Üç yıllık süre içinde zorunlu nedenlerle plan yapılamadığı takdirde koruma bölge kurulunca gerekçeli olarak bu süre uzatılabilir. Uzatılan süre içerisinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları uygulanır.
Sit alanlarına ilişkin tüm ölçeklerde yapılmış; koruma bölge kurullarının uygun görüşü alınarak yürürlüğe giren planların yargı kararları ile uygulamasının durdurulması veya iptal edilmesi halinde ilgili koruma bölge kurulunca geçiş dönemi yapılanma şartları yeniden belirlenir.
Koruma bölge kurulunda görüşülen ve uygun görülen koruma plânları onaylanmak üzere ilgili idarelere gönderilir.
İlgili idareler, koruma amaçlı imar planını en geç iki ay içinde görüşür ve varsa değişmesini istediği hususları koruma bölge kuruluna bildirir. Koruma bölge kurulunda bu hususlar değerlendirilir ve kurul tarafından uygun görülen haliyle planlar ilgili idarelere onaylanmak üzere gönderilir. Planlar koruma bölge kurulunun uygun gördüğü şekliyle ilgili idarelerce altmış gün içinde onaylanmak zorundadır. Bu süre içinde görüşülmeyen ya da onaylanmayan planlar kesinleşerek yürürlüğe girer. Koruma amaçlı imar planının yürürlüğe girmesiyle geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ayrıca karar almaya gerek kalmadan ortadan kalkar.” hükmüne yer verilmiştir.
26/07/2005 tarihli ve 25887 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Koruma Amaçlı İmar Planları ve Çevre Düzenleme Projelerinin Hazırlanması, Gösterimi, Uygulaması, Denetimi ve Müelliflerine İlişkin Usul ve Esaslara Ait Yönetmeliğin “Planların onaylanması” başlıklı 8. Maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olduğu halinde; “Koruma bölge kurulu müdürlükleri, idarece uygun bulunarak kendilerine iletilen koruma amaçlı imar planını, Kanun ve bu Yönetmelik hükümleri doğrultusunda eksik belgesinin olup olmadığı yönünde incelerler. Eksik belgesi bulunduğu saptanan planlar koruma bölge kurulu müdürlüğünce idareye iade edilir.
Koruma bölge kurulu, belgeleri tam olarak koruma bölge kuruluna ibraz edildiği tarihten itibaren koruma amaçlı imar planlarını en geç altı ay içinde karara bağlar.
Koruma bölge kurulunda görüşülen ve uygun görülen koruma amaçlı imar planları onaylanmak üzere idarelere gönderilir.
İdareler, koruma amaçlı imar planını en geç iki ay içinde görüşür ve karara bağlar. Koruma bölge kurulunca plana ilave edilen veya değiştirilen hususlar olması halinde, idare bu konularla ilgili plan yapım sürecinde alınan görüşler ve ana kararlar dikkate alınarak varsa değişmesini istediği hususları aynı süre içerisinde koruma bölge kuruluna bildirir. Bu süre içinde idarece herhangi bir husus koruma bölge kuruluna iletilmediği takdirde, koruma bölge kurulunca uygun bulunmuş haliyle planlar onaylanmış sayılır ve kesinleşerek yürürlüğe girer.
İdarece planda değiştirilmesi istenen hususlar koruma bölge kuruluna bildirildiği takdirde koruma bölge kurulunca bu hususlar değerlendirilir ve uygun görülen haliyle planlar idarelere onaylanmak üzere gönderilir. Altmış gün içerisinde onaylanmayan planlar onaylanmış sayılır ve yürürlüğe girer.” hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasında sunulan plan paftalarının incelenmesinden, uyuşmazlık konusu planlama alanında 1. derece doğal sit ve tarihi sit alanı ile 1. derece arkeolojik sit alanının bulunduğu görüldüğünden Dairemizin 25/05/2022 tarih ve E:2020/5059 sayılı ara kararıyla davalı idareden, dava konusu planlama alanında yer alan sit alanları nedeniyle Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulundan ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulundan gerekli izinlerin alınıp alınmadığının sorularak buna ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmesi üzerine davalı idarenin 31/08/2022 tarihinde kayıtlara giren ara kararına cevap dilekçesinin ekinde yer alan Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve … sayılı Ankara ili, Çankaya İlçesi, Beytepe (Lodumlu) Mahallesi, Milli Botanik Bahçesi imar planı teklifi hakkında görüş yazısında, “iletilen paftalar incelendiğinde I. derece arkeolojik sit sınırları ile I. derece doğal ve tarihi sit sınırlarının paftalara aktarıldığı ancak 1/1000 ölçekli plan paftalarında I. derece arkeolojik sit sınırları içerisinde Kentsel Rekyeasyon Alanı ( Türkiye Milli Botanik Bahçesi) kullanımının bulunduğu, plan açıklama raporuyla birlikte planlama alanına ilişkin paftaların tamamının iletilmediği görülmüştür. Ayrıca söz konusu alanın bir kısmının I. derece arkeolojik sit alanı ile I. derece doğal ve tarihi sit alanını kapsaması nedeniyle 26.07.2005 gün ve 25887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Koruma Amaçlı İmar Planları ve Çevre Düzenleme Projelerinin Hazırlanması, Gösterimi, Uygulaması, Denetimi, Müelliflerine İlişkin Usul ve Esaslara Ait Yönetmeliğe göre hazırlanmadığı tespit edilmiş olup, ayrıca koruma amaçlı imar planlarının hazırlanması safhasında yapılması gereken 2 adet toplantının yapılıp yapılmadığının belirtilmediği, Planların, kadastral durum işlenmiş güncel onaylı hâlihazır haritalar üzerine çizilmediği, doğal ve tarihi sit alanlarında yapılacak olan koruma amaçlı planlarının; doğal sit alanları için, şehir plancısı veya şehir ve bölge plancısı veya kent plancısı, mimar, peyzaj mimarı, sosyolog ile alanın doğal karakterine bağlı olarak orman mühendisi, ziraat mühendisi, çevre mühendisi, hidrolog, biyolog, zoolog gibi meslek gruplarından gerekli olanlarının, tarihi sit alanları için, şehir plancısı veya şehir ve bölge plancısı veya kent plancısı , mimar, tarihçi, sosyolog, arkeolojik sit alanları için ,şehir plancısı veya şehir ve bölge plancısı veya kent plancısı , restorasyon konusunda yüksek lisans yapmış mimar, arkeolog, sosyolog bulunması zorunlu olmasına karşın bahsi geçen meslek gruplarının oluşturduğu planlama ekibi imzalarının bulunmadığı görülmüştür.” ifadelerine yer verildiği görülmektedir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara … Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca dava konusu imar planlarına ilişkin eksikliklerin ve düzeltilmesi gereken hususların bulunduğu belirtilmesine rağmen davalı idare tarafından dava konusu imar planlarının kesinleştirildiği görülmektedir.
Ayrıca, 644 sayılı KHK ve 2863 sayılı Kanunun Ek-4. maddesi ile de, tarihi ve doğal sit alanları gibi ilgili mevzuat hükmünde sayılan korunması gerekli önemli alanlar için, bu alanların koruma amacının merkezi yönetim tarafından sağlanması gözetilerek, bu amaçla kurulan Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğüne, her tür ve ölçekteki imar planlarını yapmak, yaptırmak, değiştirmek, onaylamak, uygulamak veya uygulanmasını sağlamak yetki ve görevinin verildiği görülmektedir.
Bakılan davada, uyuşmazlık konusu taşınmazların işlem tarihinde yürürlükte olan 644 sayılı KHK’nın 13/A maddesinin ç bendinde ifade edilen doğal ve tarihi sit alanında yer aldığı gözetildiğinde, bu kapsamdaki taşınmazlar yönünden planlama yetkisinin anılan alanları koruma amacıyla kurulmuş olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Kuruluna ait olduğu açıktır.
Bu durumda, her ne kadar 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 9. maddesi uyarınca dava konusu planlar onaylanmış olsa da planlama alanında yer alan 1. derece doğal sit ve tarihi sit alanı ile 1. derece arkeolojik sit alanının niteliği göz önüne alındığında, yukarıda anılan mevzuat uyarınca, koruma amaçlı imar planlarının kesinleşmesi için koruma bölge kurullarından uygun görüş alınması ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulundan onay alınması gerekirken anılan eksiklikler tamamlanmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmış olup, bu itibarla davanın reddine ilişkin mahkeme kararına yönelik istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmadığı anlaşılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 28/11/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.