Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2018/6075 E. , 2022/10284 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2018/6075
Karar No : 2022/10284
TEMYİZ EDEN: (DAVALILAR) 1- … Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
3- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) …Sanayi İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
4- (DAVACI) … Odası (…Şubesi)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF: I- (DAVACI) … Odası (…Şubesi)
II- DAVALILAR
1-…Belediye Başkanlığı
2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
III- DAVALI YANINDA MÜDAHİL- … Sanayi İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş.
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bursa ili, Osmangazi İlçesi, … Mahallesi, … ve … adalara ilişkin Osmangazi Belediye Meclisinin … tarih, … sayılı kararı ile kabul edilen, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih, … sayılı kararı ile değiştirilerek onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/25.000 ölçekli Merkez Planlama Bölgesi Nazım İmar Planı Değişikliğinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu plan değişiklikleri ile belirlenen yapılaşma koşullarının, donatı alanlarının niceliklerinin, mekansal tasarım ve ticaret-konut karma kullanım oranının, plan gösterim teknikleri açısından belirsizlik ve tutarsızlıklar içerdiği gerekçesiyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılarak, belirtilen kısımlar yönünden dava konusu işlemlerin iptaline; planlama alanının yapılaşmaya açılması ve belirlenen fonksiyonların niteliği yönlerinden dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu sonucuna varılarak bu kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, dava konusu bölgenin 1. derece deprem kuşağında olduğu ve yapılaşmaya açılmaması gerektiği, dava konusu planların hukuka aykırı olduğu, davanın reddine ilişkin kısmın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı … Belediye Başkanlığı tarafından, usul yönünden, davanın ehliyet ve süre yönlerinden reddi gerektiği; esas yönünden, dava konusu uygulama imar planı değişikliğinin Mahkeme kararları, bölgenin ihtiyaçları ve kamu yararı gözetilerek tesis edildiği, bilirkişi raporunun objektif olmadığı ve hatalı tespitler içerdiği, kararın eksik incelemeye dayalı olduğu ve iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı …Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, dava konusu plan değişiklikleriyle donatı alanlarının artırılmasının amaçlandığı, bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlarının dikkate alınmadığı, eksik incelemeye dayalı hükmün iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı Yanında Müdahil tarafından, bilirkişi raporuna yapılan itirazlarının ve ek rapor aldırılması taleplerinin dikkate alınmadığı, kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davalılar ve davalı yanında müdahil tarafından, savunma verilmemiştir.
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…’UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Bursa ili, Osmangazi İlçesi, … Mahallesi, … ve … adalara ilişkin 21.06.2012 onay tarihli 1/5000 ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planları ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının, sosyal donatı alanlarının azaltıldığı ve planlama alanına dair jeolojik-jeoteknik etüd raporun bulunmadığı gerekçeleriyle Mahkemece iptaline karar verilmesi üzerine, dava konusu alan plansız kalmıştır.
Bunun üzerine, dava konusu taşınmazlara ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği Osmangazi Belediye Meclisinin … tarih, …sayılı kararı ile kabul edilmiş, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih, … sayılı kararı ile değiştirilerek onaylanmış; 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/25.000 ölçekli Merkez Planlama Bölgesi Nazım İmar Planı Değişikliği ise, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanmıştır.
Sözü edilen taşınmazlar uyuşmazlık konusu 1/25.000 ölçekli Merkez Planlama Bölgesi Nazım İmar Planı Değişikliği ile, kısmen ticaret-konut alanı, kısmen meskun konut alanı (orta yoğunlukta), kısmen kentsel ve bölgesel sosyal donatı alanı, kısmen büyük kentsel yeşil alanlar; 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile kısmen ticaret-konut alanı, kısmen mevcut konut alanı (orta yoğunlukta-250 kişi/ha), kısmen eğitim alanı, kısmen sağlık alanı, kısmen belediye hizmet alanı, kısmen dini tesis alanı, kısmen park ve yeşil alan, kısmen genel otopark alanı, kısmen yol alanı; 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile, 1/5000 ölçekli nazım imar planında belirlenen fonksiyonlar yanında kısmen trafo alanı fonksiyonu getirilmiş, yapılaşma koşulları ticaret-konut alanlarında E:2.00, konut alanlarında E:1.25 olarak belirlenmiştir.
Davacı tarafından, önceki Mahkeme kararındaki iptal gerekçelerinin uygulanmadığı, iptal edilen planlardaki değişikliklerin tekrar yapıldığı ileri sürülerek dava konusu imar planı değişikliklerinin iptali talebiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, Nazım İmar Planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak; Uygulama İmar Planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
İşlem tarihinde yürürlükte bulunan Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin “Mekânsal kullanım tanımları ve esasları” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, “belediye hizmet alanı: belediyelerin görev ve sorumlulukları kapsamındaki hizmetlerinin götürülebilmesi için gerekli itfaiye, acil yardım ve kurtarma, ulaşıma yönelik transfer istasyonu, araç ve makine parkı, bakım ve ikmal istasyonu, garaj ve triyaj alanları, belediye depoları, asfalt tesisi, atık işleme tesisi, zabıta birimleri, mezbaha, ekmek üretim tesisi, pazar yeri, idari, sosyal ve kültürel merkez gibi mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçları karşılamak üzere kurulan tesisler ile sermayesinin yarıdan fazlası belediyeye ait olan şirketlerin sahip olduğu tesislerin yapılabileceği alanlar” olarak tanımlanmış; “Nazım imar planı” başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasında, nazım imar planında karar düzeyi ve içerikleri bakımından, uygulama imar planındaki detay kararlar alınmaması esas olup uygulamaya dönük kararların uygulama imar planlarında belirleneceği belirtildikten sonra, “Uygulama imar planı” başlıklı 24. maddesinin 9. fıkrasında, nazım imar planlarında karma kullanım olarak belirlenen fonksiyonların, uygulama imar planlarında ayrıştırılmasının esas olduğu kuralına yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin “İmar planı ilkeleri” başlıklı 21. maddesinin 10. bendinde, “İmar planlarında Ticaret+Konut, Ticaret+Turizm+Konut, Turizm+Ticaret karma kullanım alanlarında konut kullanımına da yer verilmesi halinde, konut kullanım oranları belirtilerek, konut kullanımının gerektirdiği sosyal ve teknik altyapı alanlarının ayrılması zorunludur. İmar planlarında konutun yer aldığı karma kullanımlarda konut kullanım oranının belirtilmediği hallerde en fazla % 30 konut kullanabileceği varsayılır.” hükmüne; aynı Yönetmeliğin ‘İmar planı değişiklikleri’ başlıklı 26. maddesinde, (1) İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. (2) İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz. (3) İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için: a) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır. b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özellikleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur.
..” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta İdare Mahkemesince, dava konusu plan değişiklikleri ile getirilen fonksiyonlar, yapılaşma koşulları, donatı alanlarının nicelikleri, ticaret-konut karma kullanım oranı, plan gösterim teknikleri yönlerinden tüm planlar hakkında ortak ve genel bir değerlendirme yapılarak karar verilmiş ise de, farklı ölçekte (1/25.000, 1/5000 ve 1/1000) üç ayrı imar planının dava konusu olduğu göz önünde bulundurularak, öncelikle mevzuattaki tanımlandığı biçime ve planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun olup olmadığının her biri için ayrı ayrı incelenmesi ve değerlendirilmesi suretiyle sonuca ulaşılması gerekmektedir. Buna göre dosyanın incelenmesinden;
1/25.000 ölçekli Merkez Planlama Bölgesi Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği yönünden;
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, daha önce hiç yapılaşma bulunmayan, tümüyle boş ve geniş bir bölgenin 1/25.000 ölçekli nazım imar planında meskun yerleşme alanı, 1/5000 ölçekli nazım imar planında ise mevcut konut alanı olarak gösterildiği, öte yandan 1/5000 ölçekli nazım imar planında konut-ticaret karma kullanımına ilişkin hangi oranda konut kullanımının öngörüldüğünün belirsiz olduğu, plan hükümlerinde bu hususa dair herhangi bir açıklama yapılmadığı, bu durumun planlama alanındaki nüfusu da öngörülemez kıldığı ve donatı alanı miktarına ilişkin belirsizliğe neden olduğu, dolayısıyla ölçeğinin gerektirdiği ayrıntı düzeyinde hazırlanmadığı; diğer taraftan, planlama alanındaki nüfus için ayrılan donatı alanı miktarının da yetersiz olduğu, zira işlem tarihinde yürürlükte bulunan Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin farklı nüfus gruplarında asgari sosyal ve teknik altyapı alanlarına ilişkin standartları ve asgari alan büyüklüklerine ilişkin Ek-2 tablosunda öngörülen standardın yarısı düzeyinde kaldığı anlaşıldığından, dava konusu 1/25.000 ölçekli ve 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında şehircilik ilkeleri, planlama esasları, plan yapım yöntem ve teknikleri ile kamu yararına uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yönünden;
Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının, fonksiyonlar ve alansal dağılımı bakımından 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile büyük ölçüde aynı olduğu, dolayısıyla üst ölçekli plan olan 1/5000 ölçekli nazım imar planındaki karma kullanım (ticaret-konut) oranının belirsizliği ve planlama alanındaki nüfus için yeterli sosyal donatı alanı öngörülemediği dikkate alındığında, 1/5000 ölçekli nazım imar planına dayanılarak hazırlanan dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında da bu yönlerden hukuka uyarlık bulunmadığı görülmüştür.
Ayrıca yine bilirkişi raporunda, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ayrıntı düzeyinin 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile büyük ölçüde aynı olması nedeniyle 1/1000 ölçekli planda büyük boyutlu kesintisiz yapı adalarının ortaya çıktığı, bu durumun da özellikle yayaların adalar arasındaki erişimi açısından sorun yaratabilecek nitelikte bir mekansal tasarım olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan, dava konusu taşınmazlar 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinde kısmen belediye hizmet alanı olarak belirlenmiş olup, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında bu fonksiyona ilişkin lejantın açıklayıcı mahiyette olmaması ve kesin kullanım türünün açıkça belirlenmemesi nedeniyle plan yapım, yöntem ve tekniklerine aykırılık taşıdığı anlaşılmıştır.
Bütün bu tespitler değerlendirildiğinde, uyuşmazlık konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin yapı adalarının oluşturulması ve planda öngörülen yeşil alan miktarı bakımından mevzuata uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ancak dava konusu planlarda öngörülen diğer fonksiyonlar ve yapılaşma koşulları bakımından planlama esasları, şehircilik ilkeleri ile mevzuata aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Bu itibarla, yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak uyuşmazlık hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, dava konusu işlemlerin kısmen iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 29/11/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.