Danıştay Kararı 6. Daire 2019/12033 E. 2022/8232 K. 28.09.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/12033 E.  ,  2022/8232 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/12033
Karar No : 2022/8232

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İşletmeleri Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Valiliği ( …Bakanlığı İl Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yassıada ve Sivriada’da Kültürel ve Turizm Amaçlı Yatırım ve Hizmetlerin Yap – İşlet – Devret Modeli Çerçevesinde Yerine Getirilmesine İlişkin Sözleşme kapsamında yapılacak yapılara yapı ruhsatı verilmesi nedeniyle davacı şirketten 03/10/2017 tarihinde 46.478,00 TL, 26/10/2017 tarihinde 71.003,61 TL olmak üzere toplam 117.481,61 TL yapı ruhsatı hizmet bedeli tahsil edilmesine yönelik işlemler ile söz konusu bedellerin iadesi istemiyle yapılan 08/11/2017 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve tahsil edilen bedelin ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap – İşlet – Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun Ek 2. maddesinde Yassıada ve Sivriada’da yapılacak planlama, imar ve inşaat uygulamaları ile diğer düzenlemelerin Kıyı Kanunu ve diğer mevzuatta yer alan kısıtlama ve prosedürlere tabi olmadığının öngörüldüğü, bu maddenin yorum yoluyla genişletilerek söz konusu adalarda davacı şirket tarafından yürütülen projenin her türlü kısıtlamadan vareste tutulduğu şeklinde anlaşılamayacağı, dolayısıyla bu proje kapsamında gerçekleştirilen inşai faaliyetlerin ruhsatlandırılması işinin bedelsiz olarak gerçekleştirilmesinin söz konusu olamayacağı, 3996 sayılı Kanunun 2, 12 ve Ek 2. maddeleri, mülga 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi ve mülga Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 59. maddesi uyarınca proje kapsamında gerçekleştirilen inşai faaliyetlerin ruhsatlandırılması işinin bedeli karşılığında gerçekleştirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Mahkeme kararında davacıdan tahsil edilen bedelin hukuki niteliğinin tartışılmadığı, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununda yapı ruhsatı düzenleme hizmeti karşılığında belediyelerce harç tahsil edilmesinin öngörüldüğü, bu durumda mülga 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendine göre bazı istisnai durumlarda yapı ruhsatı düzenleme yetkisi bulunan çevre ve şehircilik il müdürlüklerinin de yapı ruhsatı düzenlerken tahsil edeceği bedelin harç olarak kabul edilmesi gerektiği, yapı ruhsatı düzenleme hizmetinin niteliğinin de bu hizmet karşılığında alınan bedelin harç olarak nitelendirilmesini gerektirdiği, idarenin yapı ruhsatı harçları için mevzuatta yer alan istisna ve muafiyetlerden kaçınmak amacıyla uyuşmazlık konusu bedelleri vergi, resim ve harçların dışında tutmaya çalışmasının açıkça hakkın kötüye kullanılması olduğu, davacı şirket tarafından inşa edilen yapıların esasen Hazineye ait olduğu, söz konusu yapıların yap – işlet – devret sözleşmesi kapsamında işletme süresinin sonunda Hazineye devredileceği, yapı ruhsatı başvurularının da işin asıl sahibi Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapıldığı ve ruhsatların anılan Bakanlık adına düzenlendiği, yap – işlet – devret sözleşmesinin mahiyeti göz önünde bulundurulduğunda söz konusu yapıların inşaat giderlerinin de esasen Hazine tarafından karşılandığının kabulü gerektiğinden 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Ek 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca yapı ruhsatı harcından müstesna oldukları, yapıların Ekonomi Bakanlığınca verilmiş yatırım teşvik belgesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilmiş turizm yatırımı belgeleri kapsamında inşa edilmeleri nedeniyle 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Ek 2. maddesinin 1. fıkrasının (b ) bendi uyarınca da yapı ruhsatı harcından müstesna oldukları, yapıların inşa edildiği Yassıada ve Sivriada’nın III. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırları içerisinde kalması ve üzerlerinde korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının bulunması nedeniyle 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 21. maddesinin 1. ve 4. fıkraları yapı ruhsatı harcından müstesna oldukları, uyuşmazlık konusu bedelin harç niteliğinde değil hizmet bedeli niteliğinde kabul edilmesi halinde de hukuka aykırılığın ortadan kalkmayacağı, zira yapı ruhsatı düzenlenmesi karşılığında öngörülen bir mali yükümlülük olan bu hizmet bedelinin Anayasanın 73. maddesi uyarınca kanunla konulması gerektiği ve 91. maddesi uyarınca kanun hükmünde kararname ile mali yükümlülük konulamayacağı, bu itibarla uyuşmazlık konusu bedelin tahsil edildiği tarihte herhangi bir kanuni dayanağının bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyize konu kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararının bozulmasına karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davalı idarece, Yassıada ve Sivriada’da Kültürel ve Turizm Amaçlı Yatırım ve Hizmetlerin Yap – İşlet – Devret Modeli Çerçevesinde Yerine Getirilmesine İlişkin Sözleşme kapsamında yapılacak yapılara yapı ruhsatı verilmesi nedeniyle davacı şirketten 03/10/2017 tarihinde 46.478,00 TL, 26/10/2017 tarihinde 71.003,61 TL olmak üzere toplam 117.481,61 TL yapı ruhsatı hizmet bedeli tahsil edilmiştir.
Bunun üzerine davacı şirketten yapı ruhsatı hizmet bedeli tahsil edilmesine dair işlemler ile söz konusu bedellerin iadesi istemiyle yapılan 08/11/2017 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve tahsil edilen bedelin ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 73. maddesinin 2. fıkrasında,” Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin “Görevler” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde, “Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya mülkiyeti Hazineye, kamu kurum veya kuruluşlarına veya gerçek kişilere veyahut özel hukuk tüzel kişilerine ait olan taşınmazlar üzerinde kamu veya özel sektör tarafından gerçekleştirilecek olan yatırımlara ilişkin olarak ilgililerince hazırlandığı veya hazırlatıldığı halde yetkili idarece üç ay içinde onaylanmayan etüt, harita, her tür ve ölçekteki çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planlarını, parselasyon planlarını ve değişikliklerini ilgililerinin valilikten talep etmesi ve valiliğin Bakanlığa teklifte bulunması üzerine bedeli mukabilinde yapmak, yaptırmak ve onaylamak, başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde yetkili idarece verilmemesi halinde bedeli mukabilinde resen yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatını vermek.” Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görevleri arasında sayılmıştır.
Anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin “Döner sermaye” başlıklı 28. maddesinde ise, “Bakanlık ihtiyaç duyduğu hallerde ve lüzum gördüğü merkezlerde Bakanın onayı ile görev ve hizmetleriyle ilgili döner sermayeli işletmeler kurabilir. Döner sermaye miktarını belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.
İşletmelerin görevleri, gelirleri, işleyişi ve denetimi ile diğer hususlar Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu kapsamda hazırlanan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Yönetmeliğinin “Gelirler” başlıklı 8. maddesinde, “İşletmenin gelirleri; a) 7 nci maddede sayılan faaliyetlerle ilgili her türlü mal ve hizmet satış gelirlerinden, b) Bakanlığın asli görevleri dışında, diğer mevzuatla verilen iş ve hizmetlerden elde edilen gelirlerden, c) Danışmanlık hizmet gelirlerinden, ç) Faiz, komisyon ve benzeri gelirlerden, d) Tesis, makine, ekipman ve cihazların kiraya verilmesi karşılığında elde edilen gelirlerden, e) Şartlı bağış ve yardımlardan, f) Diğer çeşitli gelirlerden, oluşur.” düzenlemesine, “Yönetim Kurulunun görevleri” başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde ise; “Maliyet bedelinin altında olmamak üzere, işletme tarafından üretilen mal ve hizmetlerin veya yapılan işlerin tarife, ücret veya birim fiyatlarını belirlemek.” düzenlemesine yer verilmiştir.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunun Mükerrer Yedinci Bölümünde yer alan “Konu, vergiyi doğuran olay” başlıklı Ek 1. maddenin 1. fıkrasında, “Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde yapılan her türlü bina inşaatı (ilave ve tadiller dahil), inşaat veya tadilat ruhsatının alınmasında Ek Madde 6’da yer alan tarifede gösterilen nispet ve hadlerde bina inşaat harcına tabidir.
” hükmüne, “Harcın ödenmesi ve yeri” başlıklı Ek 5. maddenin 1. fıkrasında, “Bina inşaat harcı, inşaat ruhsatının alınmasından önce makbuz karşılığında ilgili belediyeye ödenir.” hükmüne ve “Tarife” başlıklı Ek 6. maddede ise, bina inşaat harcının tarifesine yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un “Vergi ve harç tarifelerinin tespiti” başlıklı 96. maddesinin A fıkrasında, “Cumhurbaşkanı, (işlem tarihi itibariyle bakanlar kurulu) bu Kanunda en az ve en çok miktarları gösterilen vergi ve harçların tarifelerini belediye grupları itibarıyla tayin ve tespit eder.” hükmüne yer verilmiştir.
Kanun’un 96. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunun 13/04/2005 tarihli, 2005/8730 sayılı kararıyla bu Kanunda yer alan harçların tarifeleri tayin ve tespit edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasanın 73. maddesine göre kişilere getirilen vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla öngörülmesi gerekmekte olup bu kapsamda devletin kişilerden kanunla öngörülmeyen herhangi bir bedel istemesi hukuken mümkün değildir. Ayrıca, idarelerin ilgili yasal düzenlemeler gereği yürütmek zorunda olduğu “klasik kamu hizmeti” sayılan faaliyetleri karşılığında Anayasanın 73. maddesi uyarınca ilgili kanunda miktar veya nispetinin açıkça gösterilmesi kaydıyla harç alınması mümkün ise de; bu faaliyetlerin kar amacına yönelik bir işletme faaliyeti olmaması nedeniyle idarece belirlenecek bir bedel karşılığında yerine getirilmesi söz konusu olamaz. Harçlar, verilen kamu hizmetinin ücreti ya da fiyatı olmayıp bu hizmetlerden yararlanan kişilerin belli oranda bu hizmetin maliyetine katılmasını sağlamak amacıyla tahsil edilirler.
2464 sayılı Kanuna eklenen mükerrer 7. bölümde bina ruhsat harcına yer verilmiş, ruhsat alımından önce yapılacak işlemler nedeniyle ilgili idaresince verilen hizmetlerin karşılığı da harca dönüştürülerek bu gibi işlemlerin ücretle ya da vergiyle değil harçla karşılanması amaçlanmıştır.
Yapı ruhsatı alımından önce yapılacak işlemler nedeniyle alınacak bedellerin 2464 sayılı Kanun uyarınca harç olarak tahsili gerektiğinden, diğer kanunlarda bu konuda özel bir düzenleme yer almadığı takdirde, her türlü bina inşaatında ruhsat verilmesi aşamasında alınacak olan bedelin harç olarak kabulü ve anılan Kanun kapsamında yer alan hükümlerin uygulanması suretiyle hesaplanması gerekmektedir.
644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde, başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde yetkili idarece verilmemesi halinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca bedeli mukabilinde resen yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatının verileceği düzenlenmişse de; alınacak bu bedelin hukuki niteliği, saptanmasına ilişkin usul ve esaslar ve ölçütlerine yönelik bir belirleme yapılmamıştır.
Dolayısıyla, öncelikle Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapı ruhsatı verilmesi aşamasında başvuruculardan alınacak bu bedelin hukuki niteliğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
2464 sayılı Kanun uyarınca yapı ruhsatı düzenleme hizmetinin harca konu bir hizmet olduğu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla yürüttüğü imara ilişkin faaliyetlerinin ilgili yasal düzenlemeler gereği yürütmek zorunda olduğu “klasik kamu hizmetleri” kapsamında yer aldığı göz önünde bulundurulduğunda 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2/1-h maddesinde yer verilen bedelin 2464 sayılı Kanunun Ek 1. madddesinde yer alan bina inşaat harcını ifade ettiğinin ve bakanlığın “klasik kamu hizmetleri” kapsamındaki faaliyetleri çerçevesinde verilen yapı ruhsatı düzenlenmesi hizmeti karşılığında alınacak bedelin de harç olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Burada, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2/1-h maddesinde yer verilen “bedel” ifadesi ile 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunununda düzenlenen “bina inşaat harcı”nın kastedildiği değerlendirilmektedir.
Yukarıda yer verilen 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Ek 1. maddesinde bina inşaat harcının Ek 6. maddede yer verilen tarifeye göre hesaplanacağı ve 96. maddesinde ise bu Kanunda en az ve en çok miktarları gösterilen vergi ve harçların tarifelerinin belediye grupları itibarıyla Cumhurbaşkanınca (işlem tarihi itibariyle Bakanlar Kurulu) tayin ve tespit edileceği belirtilmiştir.
Yapı ruhsatı düzenlenmesi hizmeti karşılığında gerek belediyelerce ve gerekse de uyuşmazlık konusu olayda olduğu gibi Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca tahsil edilecek tutar harç niteliğinde olup söz konusu tutarın 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca Bakanlar Kurulunca belirlenen tarifedeki nispet ve hadlere göre hesaplanması gerekmekte olup bu tutarın Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğü Birim Fiyat Listesine göre hesaplanmasına hukuken olanak bulunmamaktadır.
Bu itibarla, yapı ruhsatı düzenlenmesi hizmeti karşılığında davacı şirketten 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca Bakanlar Kurulunca belirlenen tarifedeki nispet ve hadlere göre hesaplanacak bina inşaat harcı yerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğü Birim Fiyat Listesine göre hesaplanan yapı ruhsatı hizmet bedeli istenmesine dair davalı idare işlemlerinde hukuka uygunluk bulunmadığından iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararında isabet görülmemiştir.
Bununla beraber, davalı idarece yukarıda açıklandığı şekilde hesaplanacak bina inşaat harcının davacı şirketten tahsil edilebileceği açıktır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine yönelik Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 28/09/2022 tarihinde, oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY (X) : Dava, davacı şirket tarafından Yassıada ve Sivriada’da Kültürel ve Turizm Amaçlı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yerine Getirilmesine İlişkin Sözleşme kapsamında yapılacak yapılara yapı ruhsatı verilmesi nedeniyle davacıdan 03/10/2017 tarihinde 46.478,00 TL, 26/10/2017 tarihinde 71.003,61 TL olmak üzere toplam 117.481,61 TL yapı ruhsatı hizmet bedeli tahsil edilmesine yönelik işlemler ile söz konusu bedellerin iadesi istemiyle yapılan 08/11/2017 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve tahsil edilen bedelin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin “Görevler” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde, “Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya mülkiyeti Hazineye, kamu kurum veya kuruluşlarına veya gerçek kişilere veyahut özel hukuk tüzel kişilerine ait olan taşınmazlar üzerinde kamu veya özel sektör tarafından gerçekleştirilecek olan yatırımlara ilişkin olarak ilgililerince hazırlandığı veya hazırlatıldığı halde yetkili idarece üç ay içinde onaylanmayan etüt, harita, her tür ve ölçekteki çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planlarını, parselasyon planlarını ve değişikliklerini ilgililerinin valilikten talep etmesi ve valiliğin Bakanlığa teklifte bulunması üzerine bedeli mukabilinde yapmak, yaptırmak ve onaylamak, başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde yetkili idarece verilmemesi halinde bedeli mukabilinde resen yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatını vermek” Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görevleri arasında sayılmıştır.
Anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin “Döner sermaye” başlıklı 28. maddesinde ise; “Bakanlık ihtiyaç duyduğu hallerde ve lüzum gördüğü merkezlerde Bakanın onayı ile görev ve hizmetleriyle ilgili döner sermayeli işletmeler kurabilir. Döner sermaye miktarını belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.
İşletmelerin görevleri, gelirleri, işleyişi ve denetimi ile diğer hususlar Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu kapsamda hazırlanan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Yönetmeliğinin “Gelirler” başlıklı 8. maddesinde, “İşletmenin gelirleri; a) 7 nci maddede sayılan faaliyetlerle ilgili her türlü mal ve hizmet satış gelirlerinden, b) Bakanlığın asli görevleri dışında, diğer mevzuatla verilen iş ve hizmetlerden elde edilen gelirlerden, c) Danışmanlık hizmet gelirlerinden, ç) Faiz, komisyon ve benzeri gelirlerden, d) Tesis, makine, ekipman ve cihazların kiraya verilmesi karşılığında elde edilen gelirlerden, e) Şartlı bağış ve yardımlardan, f) Diğer çeşitli gelirlerden, oluşur.” düzenlemesine, “İşletme idaresi” başlıklı 10. maddesinde, “İşletme hizmetleri; Yönetim Kurulu, işletme yöneticisi, harcama yetkilisi, gerçekleştirme görevlisi, muhasebe yetkilisi, muhasebe birim personeli ve teknik eleman ile yeteri kadar diğer görevlilerden oluşan işletme idaresi tarafından yürütülür.” düzenlemesi ile “Yönetim Kurulunun görevleri” başlıklı 12. maddesinin (h) bendinde ise; “Maliyet bedelinin altında olmamak üzere, işletme tarafından üretilen mal ve hizmetlerin veya yapılan işlerin tarife, ücret veya birim fiyatlarını belirlemek.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yapı ruhsatı düzenleme karşılığında bedel tahsil etme yetkisinin verildiği anlaşıldığından ve bu bedelin harç niteliğinde olmadığı değerlendirildiğinden bakanlığın gelir kalemlerinden biri olan bu bedele ilişkin olarak Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğünce yayınlanan Birim Fiyat Listesine istinaden davacı şirketten yapı ruhsatı hizmet bedeli tahsil edilmesine dair işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yolundaki mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararının onanması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyorum.