Danıştay Kararı 6. Daire 2019/1208 E. 2021/8064 K. 10.06.2021 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/1208 E.  ,  2021/8064 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/1208
Karar No : 2021/8064

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1- … Valiliği
2- …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mardin İli, Merkez ilçesi, … Caddede bulunan … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerine kurulu 7 katlı binanın kamulaştırma sonrası yıkım çalışmalarında kamulaştırılan kısımların dışında kalan 4. katın ve 7. katın da yıkıldığı, yıkımın uzun sürmesi nedeniyle kira gelirinden mahrum kalındığı, bunun yanında baz istasyonunun gelirinden de mahrum kalındığı iddiaları ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her kat için 50.000 TL olmak üzere toplam 100.000 TL yapı bedeli ile işyeri, daire ve baz istasyonunun mahrum kalınan kira gelirleri için 20.000 TL olmak üzere toplam 120.000,00 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı ile davalı idare arasında Mardin İli Kentsel Dönüşüm Projesinin uygulanması kapsamında davacıya ait taşınmazın 5. ve 6. katlarının kamulaştırılması ve yıkımı hususunda uzlaşmaya varıldığı, bu kapsamda 5. ve 6. katın yıkımının yanı sıra, 4. katın da yıkıldığının görüldüğü, her ne kadar yıkım işleminin davacı tarafından gerçekleştirildiği iddia edilmişse de, davacı ile davalı idare arasında yapılan anlaşma neticesinde 5. ve 6. katın davalı idareye devredildiği dikkate alındığında, yıkım işlemlerinin davalı idare tarafından yapıldığının kabulüyle yıkım esnasında gerekli önlemlerin alınmamış olması nedeniyle 4. katın yıkılmasında hizmet kusuru bulunduğunun açık olduğu, davacı vekilinin ruhsatsız olan 7. katın ve bu katta bulunan baz istasyonunun yıkımından kaynaklı uğranıldığı iddia olunan zararlarının tazmini talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davacı ile davalı idare arasında yapılan anlaşma gereği 5. ve 6. katın yıkılarak devrinin yapılmasının kararlaştırıldığı, bu kapsamda 7. katın ve baz istasyonunun ruhsatsız olması nedeniyle anlaşmaya zımnen dahil edildiğinin kabulü gerektiği, 5. ve 6. katın Hazine adına devrinin yapıldığı da dikkate alındığında, davacının 7. kat ve baz istasyonundan kaynaklı zararının bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, 4. katın yıkımıyla birlikte dükkanların kiraya verilememesinden kaynaklı uğranıldığı iddia olunan zararın tazmini talebi yönünden yapılan incelemede ise; 4. katın yıkımı neticesinde ortaya çıkan zarardan davalı idarenin sorumlu olduğu, ancak 4. katın dışında yer alan dükkanların kiraya verilememesinden kaynaklı olduğu iddia olunan zararın ise varsayımsal zarar olduğu sonucuna ulaşıldığı, Mahkemelerince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda özetle; yıkımdan dolayı 4. katın % 80’inin zarar gördüğü, dava konusu binanın 4. katı incelendiğinde; binanın betonarme karkas (kolon+kiriş sistemli) yapı özelliğinde olduğunun tespit edildiği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 2013 yılı (dava tarihi) yapı yaklaşık birim maliyetleri hakkında tebliğe göre: binanın 6 katlı olması, kat kaloriferi ile ısıtma sistemli olması ve dava konusu 4. katın kullanım özelliği dikkate alındığında 3. Sınıf B grubu olduğu, m² bedelinin 585,00-TL olduğu, bina betonarme karkas yapı ve 31-40 arası yaş grubunda olduğundan yıpranma oranının (02/12/1982 gün ve 17886 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve binaların yaşlarına göre aşınma yapılarını gösteren cetvele göre) % 32 olduğu, dava tarihi itibari ile dava konusu 4. katın yıkımı sebebiyle uğranılan zarar veya eski haline getirilmesi için gerekli maliyetin: 232m²x585,00-TL/m²x(1-%32)=92.289,60-TL olduğu, binanın 7. katı ve 7. katta bulunan baz istasyonları görüntü kirliliği yarattığı gerekçesiyle kentsel dönüşüm projesi başlamadan önce davacı tarafından sökülüp temizlendiğinden baz istasyonundan dolayı gelirden mahrumiyet hesabının yapılmadığı, binanın işlek mahalde bulunması nedeniyle 5. ve 6. katların yıkımı sırasında iş güvenliği tedbirlerinin alınması gerektiğinden binanın zemin kattaki pasaj içi dükkanlar için kira gelir mahrumiyetinin olmayacağı kanaatine varıldığından hesaplama yapılmadığı, dava konusu 4. katta 2+1 şeklinde ve konut olarak kullanılan 3 daire bulunduğunun tespit edildiği, dosyada yıkımın başlangıç ve bitim tarihleri ile ilgili belgeye rastlanılmadığı, binanın 5. ve 6. katının kamulaştırma bedelinin 07/03/2011 tarihinde ödendiği dikkate alındığında; betonarme ve karkas yapıların yıkılması ve enkazının mahallinden temizlenmesi işinin ortalama 3-4 ay içinde yapılması gerektiği, bu durumda 4. kattaki kira gelir mahrumiyetinin 30/06/2011 tarihinde itibaren başlayacağı, buna göre; kira mahrumiyet bedelinin 30/06/2011-15/07/2013 tarihleri arasındaki dönem için hesaplanacağı, dosyada bulunan ve dava konusu 4. katın bulunduğu binadaki kira kontratları incelendiğinde; emsal konut kira kontratlarından 20/06/2008 tarihinden başlayan ve aylık 170,00-TL bedelli kira kontratının emsal kira olarak alındığı, emsal kiranın 30/06/2011 tarihindeki değerinin TUİ-ÜFE endekslerine göre 170,00-TL ay x 189,62/162,90=197,88 TL/aylık olduğu, dava konusu 4. kattaki 1 adet dairenin toplam kira bedelinin 4.908,00-TL olduğu, dava konusu 4. kattaki 3 adet dairenin toplam kira bedelinin 3 ad x 4.908,00-TL= 14.724,00-TL olduğu, sonuç olarak, davacı tarafından sökülen ve ruhsatsız olarak yapılan 7. kattaki baz istasyonundan dolayı davacının zararının olamayacağı, binanın işlek mahalde bulunması nedeniyle 5. ve 6. katların yıkımı sırasında iş güvenliği tedbirlerinin alınmasının zorunlu olduğu, binanın zemin kattaki pasaj içinde bulunan dükkanlar için kira gelir mahrumiyetinin olamayacağı, binanın 4. katının yıkımı nedeniyle oluşan yapı zarar miktarının 92.289,60-TL, binanın 4. katında yıkım nedeni ile oluşan kira gelir zarar miktarının 14.724.00-TL olduğunun belirtildiği, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; davalı idarenin 4. katın yıkımı nedeniyle ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğu bu nedenle 4. katın mülkiyetinin halen davacıda olduğu hususu da gözetildiğinde 4. katın eski hale getirilmesinden kaynaklı zararlarının tazminiyle birlikte bu süre boyunca 4. katı kullanamamaktan kaynaklı zararlarının karşılığı toplamı olan 107.013,60-TL’nin tazminine karar verilmesi gerektiği, bu miktarı aşan tazminat talebinin de reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın 107.013,60-TL’ye ilişkin kısmının kabulüne ve adli yargıda davanın açıldığı 20/07/2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının incelenmesi neticesinde; davacı tarafından her bir kat için 50.000,00 TL, işyeri, daire ve baz istasyonlarının mahrum kalınan kira gelirleri için 20.000 TL tazminat talep edildiği, idari yargı mercilerinde taleple bağlılık ilkesinin geçerli olduğu, dosyaya sunulmuş herhangi bir ıslah talebinin de bulunmadığı dikkate alındığında; Mahkemece taleple bağlılık ilkesi göz önünde bulundurularak, binanın 4. katında yıkım nedeniyle oluşan yapı zarar miktarı olarak 50.000,00 TL’nin, binanın 4. katında yıkım nedeni ile oluşan kira geliri zarar miktarı olarak da 14.724,00-TL’nin tazminine karar verilmesi gerekirken, talebin aşılmak suretiyle toplam tazminat miktarı üzerinde değerlendirme yapılarak tazminat isteminin 107.013,060 TL’lik kısmının kabulüne karar verilmesinde hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle, kararın, 107.013,60-TL’nin dava açma tarihi olan 20/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacının tazminat talebinin kısmen kabulüyle, binanın 4. katında yıkım nedeniyle oluşan zarara karşılık 50.000,00 TL ve yine bu katın yıkımından kaynaklı olarak ortaya çıkan kira gelir zarar miktarı olarak 14.724,00-TL’den oluşan toplam 64.724,00 TL tazminatın dava açma tarihi olan 20/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, bu miktarı aşan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİALARI : 1- Davacı tarafından, 7. katın davacı tarafından yıkılmadığı, Valilikçe kamulaştırılan taşınmazlara ilişkin alınan kararın ekinde yer alan listede “2+çekme kat” ibaresinin yer aldığı, dava konusu taşınmazda bulunan 20 adet işyeri ile 7 adet dairenin ve terasta bulunan ve yıkım sonrasında kullandırılacak olan baz istasyonuna ait 3 yıllık kira gelirinin tazmini gerektiği, bilirkişi raporunda, 7. katın bedelinin ve 7. katta bulunan baz istasyonunun kira bedelinin hesaba katılmadığı, talep sonucunun ıslah müessesesiyle artırılmadığı, binanın izolasyonu ve tamiratı yapılmadığından binanın su aldığı ve fonksiyonelliğini yitirdiğinden kullanılamaz hale geldiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı idare tarafından, 4. katın yıkımında sorumluluklarının bulunduğuna dair tespite katılmadıkları, yıkım işleminin davalı tarafından yapıldığının kabul edilemeyeceği, yıkım işleminin taşınmaz sahibi tarafından yapıldığı, ortaya çıktığı iddia edilen zararın varsayımsal olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının, davacının davaya konu taşınmazda bulunan işyeri, daire ve baz istasyonlarının mahrum kalınan kira gelirlerinin tazmini talebine ilişkin kısmı ile 7. katın yapı bedelinin tazminine ilişkin kısmının onanması, davaya konu taşınmazda bulunan 4. katın yapı bedelinin tazminine ilişkin kısmının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Mardin Valiliği İdare Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla, davaya konu taşınmazın listede belirtilen kısımlarının Mardin SİT alanı tarihi silüetini bozduğu için Hazine adına kamulaştırılmasına karar verilmiştir.
Davalı idare ile davacı tarafından imzalanan bila tarihli uzlaşma tutanağıyla, davaya konu 5. ve 6. katların yıkımı ve kamulaştırılması hususunda 600.000 TL bedel karşılığında uzlaşmaya varılmıştır.
Dava dilekçesinde, davalı idare ile davacı arasında yapılan uzlaştırma görüşmeleri sonucunda 5. ve 6. katın yıkımı, su deposu ve baz istasyonunun davalıya hibe edilmesi karşılığında 600.000 TL üzerinde uzlaşıldığı ve 2 katın yıkımı konusunda anlaşma sağlandığı belirtilmiştir.
Davalı idare tarafından, kamulaştırma bedeli olan 600.000 TL, 07/03/2011 tarihinde davacıya ödenmiştir.
Davacı tarafından, davaya konu taşınmazın 5., 6. ve 7. katlarının ve 4. katın yarısının yıkıldığından bahisle maddi zararının tazmini talebiyle 20/07/2012 tarihinde … Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında dava açılmıştır.
… Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, anılan davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bunun üzerine, 15/07/2013 tarihinde görülmekte olan dava açılmıştır.
Dava dilekçesi ekinde yer alan ve davacı tarafından verilen bila tarihli dilekçede, son katta bulunan 2 adet su deposu, asansör odası ve 2 adet baz istasyonu kulübesinin davalı idareye hibe edildiği belirtilmiştir.
Yıkıma hangi tarihte başlanıldığı ve yıkım çalışmalarının hangi tarihte durduğu hususlarının sorulduğu … İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:… ara kararına, Mardin Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısıyla, davaya konu taşınmazda yıkım çalışması yapılmadığı yönünde cevap verilmiştir.
Yıkıma hangi tarihte başlanıldığı, yıkım çalışmalarının hangi tarihte durduğu, yıkım çalışmalarının hangi kurum veya özel hukuk kişisi tarafından gerçekleştirildiğinin, yıkım ruhsatı verilip verilmediği hususlarının sorulduğu … İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:… ara kararına, Mardin Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısıyla, davaya konu taşınmazda yıkım çalışması yapılmadığı yönünde cevap verilmiş olup, anılan yazı ekinde yer alan raporda, 7. katın ve baz istasyonlarının davacı tarafından yıkılarak temizlendiği, davacı ile yapılan sözlü anlaşmada kamulaştırma bedeline 4. katın da dahil olduğu için yıkılmaya başlandığı, davacının müdahalesi ile yıkımın durdurulduğu belirtilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında, “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” hükmü düzenlenmiştir. Bu suretle idarenin sorumluluğu “Anayasa prensibi” olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru, ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın, genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Belirtilen bu sorumluluk türlerinden idare hukuku öğretisinde “Hizmet Kusuru” olarak adlandırılan ve kusur esasına dayanan idari sorumluluk idari hizmetin kuruluş ve işleyişinden kaynaklanır. İdarenin yürütmekle yükümlü olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru, hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
Hizmet kusuru, idari bir işlem veya eylemden doğabileceği gibi, idarenin eksik işlemesinden, dikkatsizliğinden, tedbirsizliğinden, ihmalinden, yasal görevlerin beklendiği ya da gerektiği gibi yerine getirilmemiş olmasından kaynaklanabilir.
Kamu idareleri, yapmakla yükümlü oldukları kamu hizmetlerini yürütürken hizmetin işleyişini sürekli olarak denetlemek ve hizmetin ifası esnasında gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler. İdarenin bu yükümlülüğü yerine getirmeyerek hizmetin kötü veya geç işlemesi veyahut gereği gibi işlememesi ve bu yüzden zarara neden olunması halinin idareye bu zararın hizmet kusuru kriterlerine göre tazmini sorumluluğunu yükleyeceği, bireylerin uğradıkları özel nitelikteki zararların, idari faaliyet ile zarar arasında nedensellik bağının bulunması koşuluyla tazmin edilebileceği idare hukukunun genel ilkeleridir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu İdari Dava Dairesi kararının kararının, davacının davaya konu taşınmazda bulunan işyeri, daire ve baz istasyonlarının mahrum kalınan kira gelirlerinin tazmini talebine ilişkin kısmı ile 7. katın yapı bedelinin tazminine ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Kararın; davaya konu taşınmazda bulunan 4. katın yapı bedelinin tazminine ilişkin kısmına gelince;
Tazmin sorumluluğu gereğince ödenecek tazminat, idarenin belli bir eylem veya işleminden dolayı kişilerin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi önlemeye yöneliktir. İdare ancak kendi işlem ve eylemlerinden doğan gerçek zararı tazmin etmekle yükümlü tutulabileceğinden, davacı tarafından maddi zararının hangi sebepten kaynaklandığının ve hangi kalemlerden oluştuğunun belirtilmesi gerekmektedir. Başka bir ifadeyle, kişilerin gerçek zararlarının hangi kalemlerden oluştuğu dikkate alınmak suretiyle tazminat miktarı belirlenmelidir.
Dosyanın incelenmesinden; … İdare Mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda özetle; yıkımdan dolayı 4. katın % 80’inin zarar gördüğü, 2013 yılı Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ hükümlerine göre dava konusu 4. katın yapı bedelinin 92.289,60-TL olduğunun belirtildiği, İdare Mahkemesince, bilirkişi raporu esas alınarak binanın 4. katında yıkım nedeniyle oluşan yapı zarar miktarının 92.289,60-TL, binanın 4. katında yıkım nedeni ile oluşan kira gelir zarar miktarının 14.724.00-TL olmak üzere toplam 107.013,60-TL’nin tazminine karar veriildiği, karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; davacının her bir kat için 50.000,00 TL, işyeri, daire ve baz istasyonları için mahrum kalınan kira gelirleri için 20.000 TL tazminat istediği, idari yargı mercilerinde taleple bağlılık ilkesinin geçerli olduğu, dosyaya sunulmuş herhangi bir ıslah talebinin bulunmadığı, binanın 4. katında yıkım nedeni ile oluşan yapı zarar bedeli olarak 50.000,00 TL’nin, binanın 4. katında yıkım nedeni ile oluşan kira gelir zarar miktarı olarak da 14.724,00-TL’nin tazminine karar verilmesi gerekirken talebin aşılmak suretiyle, toplam tazminat miktarı üzerinde değerlendirme yapılarak tazminat isteminin 107.013,060 TL’lik kısmının kabulüne karar verilmesinde hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle, kararın, 107.013,60-TL’nin dava açma tarihi olan 20/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacının tazminat talebinin kısmen kabulüyle binanın 4. katında yıkım nedeniyle oluşan zarara karşılık 50.000,00 TL ve yine bu katın yıkımından kaynaklı olarak ortaya çıkan kira gelir zarar miktarı olarak 14.724,00-TL’den oluşan toplam 64.724,00 TL tazminatın dava açma tarihi olan 20/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, bu miktarı aşan tazminat talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; davacı tarafından maddi zararının hangi sebepten kaynaklandığının ve hangi kalemlerden oluştuğunun belirtilmesi gerektiğinden, temyize konu İdari Dava Dairesi kararıyla, davacının her bir kat için 50.000,00 TL tazminat talebinde bulunduğundan bahisle binanın 4. katında yıkım nedeni ile oluşan yapı zarar bedeli olarak 50.000,00 TL’nin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, İdare Mahkemesi kararının yıkım nedeniyle oluşan yapı zarar bedeli olarak 92.289,60-TL-TL’nin kabulü yolundaki kısmının kaldırılarak yıkım nedeniyle 4. katta oluşan zarara karşılık 50.000,00 TL’nin kabulüne karar verilmiş ise de; davacı tarafından 4. ve 7. katın yıkımı sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen zarar için anılan katların yapı bedeli olarak toplam 100.000,00 TL maddi zararın tazmininin talep edildiği, 4. katın ve 7. katın yıkımı sebebiyle talep edilen zarar kaleminin yapı zarar bedeli kalemi olduğu, diğer bir ifadeyle 4. katın ve 7. katın yıkımı sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen yapı bedeli zararının, tek bir zarar kalemi olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; İdari Dava Dairesince, 4. katın ve 7. katın yıkımı sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen yapı bedeli zararı olarak talep edilen 100.000,00 TL maddi zararın tek bir zarar kalemi olarak değerlendirilmek suretiyle İdare Mahkemesi kararının istinaf incelemesinin yapılması gerektiğinden, temyize konu İdari Dava Dairesi kararıyla istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile anılan İdare Mahkemesi kararının 92.289,60-TL’nin dava açma tarihi olan 20/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacının tazminat talebinin kısmen kabulüyle binanın 4. katında yıkım nedeniyle oluşan zarara karşılık 50.000,00 TL’nin kabulüne, 4 katın yıkımı sebebiyle bu miktarı aşan tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı idarenin ise temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle, davacının istinaf başvurusunun reddi, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, kararın, 107.013,60-TL’nin dava açma tarihi olan 20/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacının tazminat talebinin kısmen kabulüyle, binanın 4. katında yıkım nedeniyle oluşan zarara karşılık 50.000,00 TL ve yine bu katın yıkımından kaynaklı olarak ortaya çıkan kira gelir zarar miktarı olarak 14.724,00-TL’den oluşan toplam 64.724,00 TL tazminatın dava açma tarihi olan 20/07/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, bu miktarı aşan tazminat talebinin reddine dair temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, davacının davaya konu taşınmazda bulunan işyeri, daire ve baz istasyonlarının mahrum kalınan kira gelirlerinin tazmini talebine ilişkin kısmı ile 7. katın yapı bedelinin tazminine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Temyize konu kararın, davaya konu taşınmazda bulunan 4. katın yapı bedelinin tazminine ilişkin kısmının ise BOZULMASINA,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 10/06/2021 tarihinde, kesin olarak, davaya konu taşınmazda bulunan 4. katın yapı bedelinin tazminine ilişkin kısmı yönünden oyçokluğuyla diğer kısımları yönünden ise oybirliğiyle karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla, davaya konu taşınmazda bulunan 4. katın yapı bedelinin tazminine ilişkin kısmı yönünden aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.