Danıştay Kararı 6. Daire 2019/1265 E. 2022/7763 K. 19.09.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/1265 E.  ,  2022/7763 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/1265
Karar No : 2022/7763

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Odası (… Odası Şubesi)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, … Mahallesi, … , …, …, …, …, …, …, … ve … sayılı paftaları kapsayan alana yönelik 1/25.000 ölçekli nazım imar planı ve 1/5.000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun onaylanmasına ilişkin Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosya kapsamı ve mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu imar planlarında plan sınırlarının belirtilmediği, … tarih ve … sayılı büyükşehir belediye meclisi kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli ve 1/5.000 ölçekli nazım imar planları ile belirlenen sınırlara ilave yapıldığından plan bütünlüğünün bozulduğu, dava konusu imar planlarında alana getirilen belediye hizmet alanı fonksiyonunun nasıl, ne şekilde (itfaiye alanı mı, pazar yeri mi vb.) ve hangi kurum (ilçe belediyesi ya da büyükşehir belediyesi) tarafından kullanılacağının belirtilmediği bu nedenle şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, … Mahallesi, …, …, … , …, …, …, … , … ve … sayılı paftaları kapsayan alanın, plan açıklama raporunda mevcut durumda düşük ve çok düşük yoğunluklu konut alanı, turizm tesis alanı, sosyal donatı alanları ve açık-yeşil alanlar olarak belirlendiği, 2000’li yılların başında rezerv konut bölgesi olarak planlanan bölgenin günümüzde güncelliğini ve uygulanabilirliğini kaybettiği ve plansız, kaçak yapılaşmanın yoğun baskısı altında kaldığı, kentin batısında son dönemlerde güncel, sürdürülebilir, modern yaklaşımlarla planlaması yapılan İbrahimli II ve … konut bölgelerinin bu bölgedeki dinamizmi arttırarak alternatif odak bölgesi haline getirdiği; arıtma tesisinden başlayarak … Göletine kadar uzanan … Parkının, Çevre Yolu ile Gölet arasındaki bölümünün uygulamasının yapılarak Gölet ile bütünleşecek nitelikte kentsel yaşama kazandırılması, bölgenin çevresindeki mevcut planlara uygun şekilde güncel, sürdürülebilir, modern planlama yaklaşımlarıyla yeniden düzenlenmesi amacıyla hazırlandığı belirtilen nazım imar planı revizyonunun (1/25.000 ve 1/5.000 ölçekli) … tarih ve … sayılı Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla kabul edildiği, yapılan itirazlar üzerine Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile alana yönelik 1/25.000 ölçekli nazım imar planı ve 1/5.000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun yeniden onaylandığı, bu karara karşı yapılan itirazın Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine davacı tarafından 1/25.000 ve 1/5.000 ölçekli nazım imar planlarına karşı bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
İşlem tarihi itibariyle yürürlükte olan 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde: “Nazım İmar Planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış, anılan Kanunun “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise: “İmar planları; nazım imar planı ve uygulama imar planlarından meydana gelir. Mevcut ise bölge ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye Meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye Başkanlığınca belediye meclisince gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.” hükümleri yer almıştır.
04.06.2014 tarihli ve 29030 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin “Mekânsal kullanım tanımları ve esasları” başlıklı 5.maddesinin (a) bendinde ise; “belediye hizmet alanı: belediyelerin görev ve sorumlulukları kapsamındaki hizmetlerinin götürülebilmesi için gerekli itfaiye, acil yardım ve kurtarma, ulaşıma yönelik transfer istasyonu, araç ve makine parkı, bakım ve ikmal istasyonu, garaj ve triyaj alanları, belediye depoları, asfalt tesisi, atık işleme tesisi, zabıta birimleri, mezbaha, ekmek üretim tesisi, pazar yeri, idari, sosyal ve kültürel merkez gibi mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçları karşılamak üzere kurulan tesisler ile sermayesinin yarıdan fazlası belediyeye ait olan şirketlerin sahip olduğu tesislerin yapılabileceği alanlar” olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yönetmeliğin “nazım imar planı” başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasında, nazım imar planında karar düzeyi ve içerikleri bakımından, uygulama imar planındaki detay kararlar alınmaması esas olup, uygulamaya dönük kararların uygulama imar planlarında belirleneceği belirtildikten sonra, “Uygulama imar planı” başlıklı 24. maddesinin 9. fıkrasında, nazım imar planlarında karma kullanım olarak belirlenen fonksiyonların, uygulama imar planlarında ayrıştırılmasının esas olduğu öngörülmüş, Yönetmeliğinin “Uygulama imar planı” başlıklı 24. maddesinin 4. fıkrasında ise, uygulama imar planlarında yapılaşma koşullarına ilişkin olarak; ayrık, bitişik, blok yapı nizamı ile Taban Alanı Kat Sayısı (TAKS), Kat Alanları Kat Sayısı (KAKS), emsal, bina yüksekliği, yapı yaklaşma mesafelerinin belirlenmesi gerektiği, 10. fıkrasında ise, uygulama imar planlarının hazırlanması sürecinde, aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edildikten sonra bu veriler kapsamında; a) Nazım imar planı kararlarının analizi, b) Planlama alanının sınırları, c) Mevcut yapı yoğunluğu ve doku analizi, ç) Yapı adalarının ve yapıların konumu ve özellikleri, d) Yapılaşma ve yaklaşma mesafeleri, e) Mevcut nüfus yoğunluğu ve dağılımı, f) Sosyal altyapı tesisleri, g) Teknik altyapı tesisleri, ğ) Mülkiyet yapısı ve kamu mülkiyetindeki alanlar, h) Tescilli eser, anıt vb. tarihi ve kültürel varlıklar, ı) Hizmetlere erişilebilirlik, i) Afet tehlikelerinin dikkate alındığı yerleşime uygunluk durumunu belirlemeye yönelik jeolojik etütler, j) Topografya, eğim vb. Eşikler, k) Göl, baraj, akarsu, taşkın alanı, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları vb. hidrolojik, hidrojelojik yapı, l) Ulaşım sistemi ve kademelenmesi, durak-istasyon noktaları, m) Trafik düzeni ve güvenliği, yollar ve kavşaklar ile ilgili ilkeler, yapı ve tesislerden karayoluna geçiş yolu bağlantısı yapılabilecek kesimler, n) Yaya bölgeleri, yaya ve bisiklet yolları, o) Otopark kapasitesi ve dağılımı, ö) Açık ve kapalı alan kullanımları ve ilişkileri, p) Toplanma alanları, r) Hizmet alanlarının yer seçimi ve büyüklüğü, s) Kentsel tasarım projesi yapılacak alanlar ve ilkeleri, ş) Ulaşım güzergahları, t) Havalimanı, liman ve iskeleler, u) Gar ve istasyon alanları, ü) Lojistik alanlara ilişkin analiz ve araştırmaların yapılacağı kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, mekansal alanlar için öngörülen her kullanım kararının, 1/25.000 ve 1/5.000 ölçekli nazım imar planlarında detaylı olarak düzenlenmesi zorunluluğunun bulunmadığı, ancak gerek uygulama işlemlerine dayanak teşkil etmesi, gerekse ölçeğinin elverişliliği nedeni ile, mekansal alan kullanımının somutlaştırılması ve detaylandırılması görevinin 1/1.000 ölçekli uygulama imar planlarına bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Bu tespit ve değerlendirmeler ışığında “belediye hizmet alanı kullanımı” irdelendiğinde, 1/25.000 ve 1/5.000 ölçekli nazım imar planlarında, ölçeği nedeniyle mekansal kullanımın “belediye hizmet alanı” olarak gösterilmesinin yeterli olduğu kabul edilmekle birlikte, ulaşım yükü, nüfus ve yapı yoğunluğu başta olmak üzere planlama alanına birbirinden çok farklı etkileri bulunan ve yukarıda yer verilen tanımında örnekleme yoluyla sayılan tesisleri, bir bütün olarak kapsayan “belediye hizmet alanı” gösteriminin, uygulama imar planı ölçeğinde detaylandırılması, bu gösterim altında hangi belediye faaliyetinin icra edileceğinin belirtilmesi suretiyle kesin kullanım türünün gerek uygulama işlemlerine dayanak oluşturacak ölçüde, gerekse hukuki ihtilaf halinde yargısal incelemeye elverecek açıklıkta somut olarak gösterilmesi zorunluluk arz etmektedir.
İdare Mahkemesince, dava konusu 1/25.000 ve 1/5.000 ölçekli nazım imar planlarının, plan sınırlarının belirtilmediği, … tarih ve … sayılı büyükşehir belediye meclisi kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli ve 1/5.000 ölçekli nazım imar planları ile belirlenen sınırlar dışında ilave yapıldığından plan bütünlüğünün bozulduğu, dava konusu imar planlarında alana getirilen belediye hizmet alanı fonksiyonunun nasıl, ne şekilde (itfaiye alanı mı, pazar yeri mi vb.) ve hangi kurum (ilçe belediyesi ya da büyükşehir belediyesi) tarafından kullanılacağının belirtilmediği gerekçesiyle iptaline, bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince reddine karar verilmiş ise de, yukarıda aktarıldığı üzere dava konusu 1/25.000 ve 1/5.000 ölçekli nazım imar planlarında belediye hizmet alanı gösteriminin planların ölçeği dikkate alındığında yeterli olduğu, belediye hizmetlerine ilişkin hangi fonksiyonun verildiğine dair ayrıntılı somutlaştırmanın ise alt ölçekli uygulama imar planlarında yapılması gerektiği açık olduğundan İdare Mahkemesinin bu nedenle işlemin iptaline ilişkin gerekçesi yerinde görülmemiştir.
Ancak, dava konusu nazım imar planlarında, … tarih ve …sayılı büyükşehir belediye meclisi kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli ve 1/5.000 ölçekli nazım imar planları ile belirlenen sınırlar dışında parçacık ada ölçeğinde ilaveler yapılarak plan bütünlüğünün bozulduğu, şu haliyle plan sınırlarının hatalı olduğu ve değişiklik yapılan alanları kapsamadığı, dolayısıyla plan sınırının mevzuatta öngörülen usule uygun olarak belirlenmediği anlaşıldığından dava konusu planların plan yapım yöntem ve tekniklerine aykırı olduğu sonucuna ulaşılmış olup, dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda yer verilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.