Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/13448 E. , 2022/8965 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/13448
Karar No : 2022/8965
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı -ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
2- …Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Van İli, Merkez, …Köyü, …ve …parsel sayılı taşınmazları kapsayan 1/5000 ölçekli Van Merkez Ve Çevresi İlave-Revizyon Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Van Merkez Ve Çevresi İlave-Revizyon Uygulama İmar Planının kabulüne ilişkin …tarih ve …sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı işleminin ve anılan imar planlarına yapılan itirazın reddine ilişkin …tarih ve …sayılı Van Belediye Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 16/05/2016 tarih ve E:2015/354, K:2016/2743 sayılı bozma kararına uyularak, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporları ile dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu taşınmazları kapsayan alanda yapılan imar planları, her ne kadar üst ölçekli planlara uygun olarak hazırlanmış ise de, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine aykırı olarak önceki imar planlarına göre yapılan parselasyon işlemi ile güncel mülkiyet yapısı dikkate alınmadan plan değişikliği yapılması nedeniyle dava konusu işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
… Bakanlığı tarafından, davacının beyanlarının parselasyon işlemine yönelik olduğu, dava dilekçesinden parselasyon işleminin mi yoksa imar planlarının mı iptalinin istendiğinin anlaşılamadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
… Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu, davacının ileri sürdüğü iddiaların maddi ve hukuki bakımdan itibar edilebilir olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava konusu planların 04/09/2013-03/10/2013 tarihleri arasında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği, davacılar tarafından askı süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmamakla birlikte 29/01/2014 tarihli dilekçeyle Van Büyükşehir Belediye Başkanlığına imar planındaki yol ve parkın kaldırılması yönünde yapılan başvurunun 05/02/2014 tarihli Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı işlemiyle reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, “nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan; uygulama imar planı da; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan” olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanununun 18. Maddesinin işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan halinde, “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.” hükmü yer almaktadır.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 3. maddesinde “Revizyon Planı: Her tür ve ölçekteki planın ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı veya sorun yarattığı durumlar ile üst ölçek plan kararlarına uygunluğun sağlanması amacıyla planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi sonucu elde edilen plandır.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare mahkemesince hükme esas alınan ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda önceki imar planlarına göre yapılan parselasyon işlemi ile güncel yapılaşma durumu ve mülkiyet yapısı dikkate alınmadan plan değişikliği yapılması nedeniyle dava konusu işlemlerin şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olmadığı tespitinde bulunulmuştur.
Dosya kapsamında yapılan incelemede, 23/10/2011 ve 09/11/2011 tarihlerinde Van İlinde meydana gelen depremler sonucu imar planlarının işlevini yitirmesi nedeniyle jeolojik etüt haritaları gözetilerek taşınmazların bulunduğu bölgenin kullanım fonksiyonlarında köklü değişiklikler yapılması nedeniyle revizyon imar planı niteliğinde olduğu anlaşılan davaya konu imar planlarında, davacıya ait …sayılı parselin kısmen konut, kısmen 12 metrelik yol alanı fonksiyonunda, …sayılı parselin ise kısmen 12 metrelik yol, kısmen park alanı fonksiyonunda yer aldığı anlaşılmaktadır.
3194 sayılı Kanunun 18. maddesinde tanımlanan parselasyon işlemi, bir düzenleyici işlem olan uygulama imar planının uygulanmasının (hayata geçirilmesinin) araçlarından birini oluşturmaktadır. Planların kademeli birlikteliği ile plan hiyerarşisi ilkeleri uyarınca bir bölgede ilk defa planlama yapılırken yasal tanıma ve mevzuata göre öncelikle nazım imar planının yapılması, bu plana uygun olarak yapılacak uygulama imar planına göre de parselasyon işleminin tesis edilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla parselasyon işleminin, üst ölçekli uygulama imar planlarına uygun olması gerektiği, başka bir anlatımla revizyon sonucu oluşturulan uygulama imar planlarının parselasyon işlemine uygun olmak zorunda olmadığı, bölgede daha sonra dava konusu imar planlarına uygun yeni parselasyon işlemi tesis edileceği açık olduğundan bilirkişi raporundaki bu tespite itibar edilmemiştir.
Ayrıca, deprem gibi ülkemizde sık görülen afetlerin yıkıcı etkilerinin önlenmesi kapsamında afet bölgelerinde yeniden planlama yapılırken güncel yapılaşma durumu ve mülkiyet yapısı korunmasından öte can ve mal güvenliğinin üstün tutulması gerektiği açık olup imar planlarının yargısal denetiminde gözönünde bulundurulmaması gereken ve imar planının iptaline gerekçe oluşturmayacak taşınmaz mülkiyeti ile yapılaşma durumu açısından değerlendirme yapılarak davaya konu imar planlarının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygun olmadığı yönünde bilirkişi raporunda yer alan bu tespite de itibar edilmemiştir.
Bu durumda, İdare Mahkemesince davacının iddiaları doğrultusunda gerekirse yeniden yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenecek bilirkişi raporu ile karar verilmesi gerektiğinden, dava konusu işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararında isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 26/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.