Danıştay Kararı 6. Daire 2019/13903 E. 2022/7461 K. 27.06.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/13903 E.  ,  2022/7461 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/13903
Karar No : 2022/7461

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı/…

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN ÖZETİ: Kırşehir ili, Merkez ilçe, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alana yönelik 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına ilişkin Kırşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ:Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 27/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY (X) :

Dava, Kırşehir ili, Merkez ilçe, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alana yönelik 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına yönelik Kırşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile; dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin ve taşınmaz mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, 2008 ve 2015 yıllarında ilgili alan kaynak koruma alanı olarak tespit edilmiş ise de bu alanlar için getirilmiş bir kat sınırlaması bulunmadığı, bölge genelinde tanımlanmış davacı taşınmazının da içerisinde yer aldığı imar adasının büyük bir kısmında ve davacı parselinin de cephe aldığı yol güzergahında getirilmiş bulunan yapılaşma koşulunun, davacı parseli için de getirilmesi halinde imar mevzuatına aykırılık taşımayacağı görüldüğünden davacının 5 kata ilişkin başvurusunun kat sınırlamasına dayanak eski tarihli etüt gerekçesiyle reddine ilişkin dava konusu işlemin şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinafa konu mahkeme kararında davanın konusunun davacı taşınmazına 5 kat inşaat izni verilmesi talebinin reddine ilişkin … Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemi olarak alındığı, uyuşmazlığın davacının taşınmazına yönelik olarak 2 katlı yapılaşma öngören imar planında değişiklik yapılarak 5 kata çıkarılması istemiyle yapılan 09.03.2017 tarihli başvurunun reddi üzerine, 2 katlı yapılaşma öngören belediye meclisinin … tarihli, … sayılı kararının iptali isteminden kaynaklandığı, davacı tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesi kapsamında taşınmazına yönelik olarak imar planı değişikliği talebinin belediye başkanlığı işlemiyle reddi üzerine üzerine dava açma süresi içerisinde değiştirilmesi istenilen belediye meclisinin … tarihli, … sayılı kararının iptalinin istenildiği, taşınmazın içerisinde yer aldığı alanda dava konusu imar planından sonra 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineraller Kanunu gereği kaynak koruma alanı çalışmaları yapıldığı, düzenlenen Etüt Raporunun davalı idareye gönderildiği ve jeotermal kaynak korama alanı 2. zon bölgesinde yer aldığı ve yapılaşma yoğunluğunun sınırlandırılmasına ilişkin bir öngörünün olmadığının bilirkişi raporunda tespit edildiği, gerek davalı idarenin istinaf yoluna başvuru dilekçesinde, gerekse bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere, 2015 tarihli Etüt Raporu ile kaynak koruma zonu bütününde ortaya çıkan sorunun parsel bazlı plan değişikliği yerine alan bütününe yönelik imar planı revizyonu yoluyla çözümüne gidilmesi gerektiğinin belirtildiği bu durumda davacının 09.03.2017 tarihli imar planı değişikliği talebinin belediye meclisine iletilmeden reddi üzerine yeni etüt raporuna göre yeniden değerlendirmeye konu edilmesi gereken 2008 onay tarihli dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı, bu durumda, uyuşmazlık konusu taşınmazda 2 katlı yapılaşma öngören dava konusu belediye meclisinin … tarihli, … sayılı kararının iptali yolundaki istinafa konu mahkeme kararında sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik görülmediği, öte yandan, 2015 tarihli Jeolojik-Jeoteknik Etüt Raporunda uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu kesimin “Qal (Alüvyon)” zemin yapısında tanımlandığı ve yerleşime uygunluk açısından da “Önlemli Alan 1 (ÖA1)” olarak değerlendirildiği hususlarının yenilenecek olan imar planında değerlendirileceğinden, hukuka aykırılığı tespit eden bu kararın davacı taşınmazı yönünden doğrudan 5 katlı yapılaşma hakkı verilmesi sonucunu doğuracak nitelik taşımadığı gerekçesiyle istinaf talebinin gerekçeli reddine karar verilmiştir.
İşlem tarihinde yürürlükte olan (14.06.2014 tarihli 29030 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin 38’nci maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır) Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik’in Tanımlar başlıklı 3. maddesinde “Uygulama imar planı: Onaylı halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olan ve nazım imar planına uygun olarak hazırlanan ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve esaslarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren ve 1/1000 ölçekte düzenlenen raporuyla bir bütün olan plandır.” ile Plan Değişikliği başlıklı 6. maddesinde “Plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, teknik ve sosyal donatı dengesini bozmayacak nitelikte, bilimsel, nesnel ve teknik gerekçelere dayanan, kamu yararının zorunlu kılması halinde yapılan plan düzenlemeleridir.” ve 28. maddesinde de “İmar planında verilmiş olan inşaat emsalinin, kat adedinin, ifraz şartlarının değiştirilmesi sonucu nüfus yoğunluğunun arttırılmasına dair imar planı değişikliklerinde:
1-Artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanları EK-1 de belirtilen standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılır ve/veya artırılır…” kuralına yer verilmiştir.
Uyuşmazlığın, taşınmazına yönelik olarak 2 katlı yapılaşma öngören imar planında değişiklik yapılarak yapılaşmanın 5 kata çıkarılması istemiyle yapılan başvurunun reddi üzerine, taşınmaza 2 katlı yapılaşma öngören belediye meclisinin 07.05.2008 tarihli, 5 sayılı kararıyla onaylanan yürürlükteki 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali isteminden kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, uyuşmazlık konusu taşınmaza mevcut 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile verilmiş olan blok nizam 2 kat yapılaşma koşullu konut alanı fonksiyonunun blok nizam 5 kat yapılaşma koşullu konut alanı fonksiyonu olarak değiştirilmesine yönelik yapılan imar planı değişikliği başvurusunun, belirtilen şekilde bir değişikliğin tek bir parsel ölçeğinde yapılmasının imar planının bölgeye ilişkin getirmiş olduğu kullanım kararlarındaki bütünlüğü ve uyumu bozacağı, anılan şekildeki bir değişikliğin ancak bütünsel bir yaklaşım içinde imar planı revizyonu ile yapılabileceği açık olduğundan dava konusu işlemde bu yönüyle şehircilik ve planlama ilkeleri açısından hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabul edilerek mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesi gerekirken istinaf başvurusunun gerekçeli reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyorum.