Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/1474 E. , 2022/10283 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/1474
Karar No : 2022/10283
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bursa ili, Yıldırım İlçesi, …Mahallesi, …ada, …parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Yıldırım Belediye Meclisinin …tarih ve …sayılı kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile bu plan değişikliğine yapılan itirazın reddine dair Yıldırım Belediye Meclisinin …tarih ve …sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile ek bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu taşınmazın konut alanı olan fonksiyonunun, uyuşmazlık konusu plan değişikliği ile kısmen belediye hizmet alanı (BHA), kısmen yol olarak belirlendiği, dava devam ederken, Yıldırım Belediye Meclisinin …tarih ve …sayılı kararıyla, anılan taşınmaz için öngörülen “BHA” kullanımının “Muhtarlık, PTT, Halk Eğitim Merkezi ve Lokal” olarak belirlendiği, dolayısıyla “BHA” kullanımına ilişkin belirsizliğin ortadan kalktığı ve Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği hükümlerine uygun hale getirildiği, dava konusu plan değişikliğinin ilgili mevzuat, planlama ilkeleri ve şehircilik esasları ile kamu yararına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu plan değişikliğinin hukuka aykırılığının açıkça ortaya konulduğu ilk bilirkişi raporundan sonra davalı idare tarafından yeni bir karar alındığı, sonradan oluşturulan bu delilin hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmesinin adil yargılanma hakkı ve eşitlik ilkesinin ihlali niteliğinde olduğu, kararın hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Davacının maliki olduğu Bursa ili, Yıldırım İlçesi, …Mahallesi, …ada, …parsel sayılı ve önceki planda konut alanında olan taşınmaz, Yıldırım Belediye Meclisinin …tarih ve …sayılı kararı ile kabul edilen ve Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin …tarih ve …sayılı kararı ile değiştirilerek onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile kısmen belediye hizmet alanı (BHA), kısmen yol olarak belirlenmiş, bu plana davacı tarafından yapılan itiraz, belediye meclisinin …tarih ve …sayılı kararı ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, söz konusu planın iptali talebiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, Nazım İmar Planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak; Uygulama İmar Planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından …ada, …parsel sayılı taşınmazının konut alanı olan fonksiyonunun, uyuşmazlık konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile kısmen yol, kısmen belediye hizmet alanı olarak belirlendiği, taşınmazda fonksiyon değişikliği öngören dava konusu işlemin, mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğu ileri sürülerek iptalinin talep edildiği; İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; dava konusu plan değişikliği ile kentin güneyinde konut yoğunluğunun düşürülmesi ve park alanının arttırılmasının üst ölçekli planlarla uyumlu olduğu, ancak plan açıklama raporunda plan değişikliğinin ‘kentsel dönüşüm düşüncesi gözetilerek” gerçekleştirildiği belirtilmiş ise de, üst ölçekli planlarda bu yönde bir planlama hükmü veya kararı bulunmadığı, ayrıca planlama alanına özgülenen BHA fonksiyonunun plan açıklama raporunda gerekçelendirilmediği, üst ölçekli plan olan 17.07.2008 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planında, söz konusu alanda “BHA” kullanımı önerilmediği halde dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile planlama alanının %20’sinin belediye hizmet alanı olarak belirlenmesinin ve bölgeyi çevreleyen alanda toplam dört adet “BHA” önerilmesinin üst ölçekli plan kararları ile uyumlu olmadığı; plan paftası, plan açıklama raporu ve/veya plan notlarında “BHA” kullanımına ilişkin taşınmazların öngörü kullanım biçimi ve yapılaşma koşullarına dair herhangi bir açıklama bulunmadığı ve hangi amaçla kullanılacağının belli olmadığı, dava konusu …ada …parselin, …ada …parselde (Eski …ada, …parsel) yer alan …Camiine yakın ve komşu sayılabilecek konumda olduğundan dava konusu parseldeki kullanımın, silüet ve yapılaşma koşullarının, korunması gerekli kültür varlığı açısından değerlendirilmesi ve tescilli caminin çevresinde bulunan eski yerleşim alanında korunması gerekli kültür varlığı olup olmadığının tespit/tescil çalışmaları ile kesinleştirilmesi gerekmesine karşın, dava konusu parseldeki yapılaşma koşullarına ve bölgedeki eski yerleşim dokusunun kaldırılmasına yönelik Koruma Bölge Kurulunun görüşünün alınmadığı, oysa tarihi yapıların içinde aldıkları fiziksel ve çevresel dokunun tarihi özellik göstermesi halinde eski eserin çevresi ile birlikte korunmasının gerekli olduğu, sonuç olarak dava konusu plan değişikliğinin planlama ilkeleri, şehircilik esasları ve kamu yararına uygun olmadığı yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğu; anılan rapordaki tespitler dikkate alınarak İdare Mahkemesince dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın Bölge İdare Mahkemesinde itiraz aşamasında davalı idarece, belediye hizmet alanı kullanımına dair …tarih ve …sayılı belediye meclisi kararı alındığının belirtilmesi üzerine İdare Mahkemesince anılan karar hükme esas alınarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacının iddiaları da dikkate alınarak, dava konusu plan değişikliğini zorunlu kılacak sebeplerin var olup olmadığı, plan değişikliğinin gerekçesinin yerinde olup olmadığı ve belirlenen fonksiyonların, üst ölçekli planlara, imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olup olmadığı yönünden incelenmesi, diğer bir ifadeyle, plan kararının hukuka uygunluğu bakımından değerlendirme yapılması gerekirken, sadece yargılama devam ederken idarece tesis edilen işlemle “BHA” kullanımının mevzuata uygun olarak detaylandırıldığından bahisle davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Bu bakımdan Mahkemece, yukarıda aktarılan bilirkişi raporundaki tespitler değerlendirilerek, yeterli görülmezse gerekirse ek bilirkişi raporu alınarak anılan hususlar çerçevesinde yargısal denetimin yapılması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Davacının yargılama giderleri yönünden temyiz talebine gelince; bozma kararı üzerine verilecek kararın sonucuna göre yargılama giderleri hakkında yeniden karar verileceği tabiidir.
Bu itibarla, eksik inceleme sonucu verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 29/11/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.